Gönderen Konu: SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PİRİMİ  (Okunma sayısı 2850 defa)

Çevrimdışı muzaffer öksüz

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 2
  • Karma: +0/-0
    • Profili Görüntüle
SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PİRİMİ
« : Mart 16, 2010, 09:36:27 ÖS »
babam 1999yılında  özel bir bankadan  emekli oldu 2003 yılı başında bir büro açtı 2003 yılı sonu veya 2004 yılı başlarında büroyu kapatmak zorunda kaldı daha sonra 2007 yılında bir LTD şti n de şirket müdürü olarak görev yapmaya başladı 2008 yılı içersinde şirketinde  ekonomik kriz yüzünden sıkıntı çekti ve iflas etti ama bağkur babamın 2003 yılından geçerli olarak kendi açmış olduğu işyerini geçerli sayıp 2010 mart ayına kadar 28,000 Tl civarında borçlu gösterip halen aktif sigortalı sayarak emekli maaşından 2010 yılı mart ayında SGDP yi kesmiştir ancak yanılmıyorsam SGDP başlangıç tarihi  01,09,2003 yılı olması gerekir iken bağkur  11,06,2003 tarihinden ititbarenpirimi tahakkuk etirmiştir.
burada sizlere iki sorum var
1- eğer SGDP mi 1,9,2003 yılından geçerli ise bağ kura karşı nasıl bir tutum izleyebilirim.
2- babamın müdürlük yaptığı şirket in ortağı ve kurucusu emekli eğer kesilecekse SGDP şirket ortaklarındanmı kesilir yoksa babam dan mı kesilir ise neye göre kesilmesi gerekmektedir.
3- Türkiye gibi ekeonomik krizlerle mücadele eden bir ülkede emeklilerin çalışmasını uygun buluyormususnuz yoksa AB ülkelerindeki gibi yaşamalarını mı istiyoruz.
4- zaten 25 yıl fiilen sigorta pirimi ödemiş ve emekli olmuş çalışan ın yeniden SGDP ödemesi kanun ve insan haklarına uygunmudur.
ilginize şimdiden teşekkür ederim saygılarımla:S

Çevrimdışı Rıza Mallı

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 8
  • Karma: +0/-0
    • Profili Görüntüle
Cvp:SOSYAL GÜVENLİK DESTEK PİRİMİ
« Yanıtla #1 : Nisan 08, 2010, 04:23:46 ÖS »
Merhabalar,
Babanız vergi mükellefiyetine son verdiğinde BAĞ-KUR kaydını da kapatması gerekirdi. Kapatmadığı için Kurum belirttiğiniz tarihler arasındaki primleri hesaplayıp tahsili yoluna gitmiştir.
1) 24.07.2003 tarihinde TBMM\\\'de kabul edilip 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasanın 44. maddesi ile 1479 sayılı Yasanın EK MADDE 20\\\'ye aşağıdaki 3. fıkrayı ekledi:
(Ek üçüncü fıkra: 24/7/2003-4956/44 md.) (Değişik birinci cümle: 22/1/2004-5073/15 md.) Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10\\\'u oranında sosyal güvenlik destek primi öderler. Sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım tarihinden önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek  veya  basit  usulde  gelir  vergisi  mükellefi  olanlar  ise  mükellefiyetin başladığı   tarihi   takip   eden  aybaşından   itibaren  üç  ay  içinde  Kuruma  yazılı  bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlar ile Kurumca tespit edilemeyenlerden sosyal güvenlik destek primi, 53 üncü maddeye göre hesaplanarak tahsil edilir.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihİ (02.08.2003) takipeden aybaşından itibaren (01.09.2003) yersiz hesaplanan ve tahsil edilen primleri Kurumdan isteyebilirsiniz.
2) Babanız şirket ortağı olarak kendi nam ve hesabına çalışmaya devam ettiğinden Bağ-Kur açısından bir şey değişmemiştir.
3) Emeklilerin çalışmasını uygun bulmasam da, bir çok emeklinin aldıkları emekli maaşı geçinmelerine yeterli gelmediğinden çalışmak zorunda oldukları bir gerçektir.
4)Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların önünde iki tercih bulunmaktadır. Bunlardan biri almakta olduğu emekli aylığını kestirerek henüz emeklilik hakkı kazanmamış diğer çalışanlar gibi tüm sigorta branşlarına tabi olarak sigorta primi ödemek ve bu şekilde geçirilen sürelerin emekli aylığının ileride yeniden hesaplanması sırasında dikkate alınmasını sağlamak ; diğeri ise, emekli aylığını almaya devam ederken SGDP ödemektir.
SGDP uygulamasının yasal dayanağını oluşturan 3279 sayılı Kanunun belki de en önemli gerekçesi, erken emeklilik uygulamalarının ortaya çıkardığı bir durum olarak, 38-40 gibi yaşlarda henüz çalışma güçlerini kaybetmedikleri bir yaşta emekli olan ancak düşük emekli aylıklarının zorunlu kıldığı, diğer çalışanlara gore daha düşük bir ücret karşılığında ve sigortasız çalışmaya hazır olan genç emeklilerin yarattığı kayıtdışılığın önlenmek veya sınırlandırmak istenmesidir.
Umarım yukarıdaki bilgiler açıklayıcı olmuştur.
Rıza Mallı
Sosyal Güvenlik Müşaviri
rizamalli@rizamalli.com