Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dış politikada, önceki hükümetler döneminde yapılanları reddetmediklerini belirterek, ''Ancak her yeni şartta yeni bir politika gerekiyor. Uluslararası konjonktür değişirken politikalarda değişiklikler olur'' dedi. Davutoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığının teşkilat yapısını yeniden düzenleyen kanun tasarısının 2. bölümü üzerinde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Dış politikada, daha önceki hükümetler döneminde yapılan çok olumlu ve doğru katkıları hiç bir zaman reddetmediğini söyleyen Davutoğlu, ''Reddi miras etmedik. Ancak her yeni şartta yeni bir politika gerektiğini her zaman vurguladık.
Uluslararası konjonktür değişirken politikalarda değişiklikler olur. Statiklik bir tür dogmatizmdir ve bizim bundan uzak durmamız gerekir. Her an uluslararası konjonktürü tekrar değerlendirmek durumundayız. Ama geçmişte yapılan hizmetleri de biz her zaman hayırla yadettik'' dedi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın İspanya'da Türkiye ile ilgili yaptığı açıklamaya da değinen Davutoğlu, Esad'ın açıklamasında, ''Türkiye'nin uluslararası arabuluculuk rolünün sona erdiğini'' yönünde bir ifadesi bulunmadığını kaydetti. Esad'ın açıklama metnini okuyan Ahmet Davutoğlu, ''Türkiye'nin arabuluculuğu konusunda şüphe beyan edici bir tutum takınmamıştır. Aksine, hemen hemen her oturumda, başka ülkeler devreye girmek istediğinde açık bir şekilde tavrını ortaya koymuştur'' dedi. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye'nin şu anda oynadığı rolün herhangi bir bölgesel güç rolü olmadığını, son derece etkin bir rol olduğunu kaydetti. Bakan Davutoğlu, şöyle konuştu: ''Komşularla sıfır sorun, ilkesel ve doğru bir politikadır. Ancak biz hiç bir zaman bunu realist politikanın dışında düşünmedik. Buradan ütopik bir dış politika anlayışı çıkarmamanız gerekir. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk, 'yurtta sulh cihanda sulh' derken, o kadar savaşı bizzat idare etmiş bir komutan olarak, bunun bir ideal olduğunun farkında olarak bunu söylemiştir. Ama bu ilkeyi ortaya koymak, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin temel yaklaşımını ortaya koyan bir perspektif katmıştır dış politikamıza. 'Komşularla sıfır sorun' ilkesi, komşularla sorunların tümünün biteceği ütopik bir dünyayı öngörmemektedir. Sadece Suriye ile değil, Yunanistan, Irak ve Rusya ile kurduğumuz stratejik işbirliği konseylerinde yapılan anlaşmalara bakarsanız, Türkiye'nin bu konuda aldığı mesafeyi görürsünüz. Sadece Yunanistan'la bir günde 22 anlaşma imzaladık. Oysa ki Türkiye ile Yunanistan arasında sadece 35 anlaşma var. Bu politikayı ısrarla sürdürmeye devam edeceğiz.'' Kafkasya'daki gelişmeleri gün gün, saat saat takip ettiklerini belirten Davutoğlu, Azerbaycan Dışişleri Bakanı ile neredeyse haftalık, günlük görüşmeleri olduğunu bildirdi. Bakan Davutoğlu, MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş ve CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in konuşmalarının ardından ''sataşma'' gerekçesiyle söz aldı. Meclis kürsüsünün milletin vicdanını, edebini yansıttığını belirten Davutoğlu, ''Sayın Genç bana atfen, 'Cumhuriyeti kuranlar psikolojik dengesizlik ruh haline sahiptir' ifadesini kullandılar. Hayır, hiçbir makalemde böyle bir ifade söz konusu değildir. Cumhuriyete duyduğum saygı ve Cumhuriyetimizin kurucularına ve şehitlerimizin aziz ruhlarına duyduğum saygı nedeniyle böyle bir şey söz konusu olamaz'' diye konuştu. Her türlü eleştiriye açık olduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti: ''Bunu entelektüelitenin bir gereği olarak görürüm ama eleştiriyle yalanı ve iftirayı ayırt etmek zorundasınız. Ortada çok açık bir iftira var. Ben yazdığım her şeyi bilirim, orada elitizmi eleştiriyorum. Çünkü, 'Cumhuriyet' kelimesinin temeli cumhurdur. Orada benim eleştirdiğim elitist tutumdur. Siz kendi perspektifinizi o makaleye yansıttığınız için üslubu bozuyorsunuz, makalenin aslını da tahrif ediyorsunuz. Çünkü, sizin yaklaşım biçiminizde sakatlık var. Kendinizi, ruhunuzu okuduğunuz makaleye oraya yansıtmaya çalışmayın.'' İran'ın nükleer müzakeresine ilişkin konularda Meclisi defalarca bilgilendirdiğini ifade eden Davutoğlu, Türkiye'nin tüm komşularıyla devlet vakarı içerisinde ilişkiye girdiğini söyledi. Türkiye'nin çevresinde olan her olayla -kim ne derse desin- ilgileneceğini vurgulayan Davutoğlu, ''Bölgemizde uçan kuştan haberimiz olacak ve gereğini yapacağız'' dedi. TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 2. bölümünde yer alan 5 madde kabul edildi. Maddelere göre, bakan, müsteşar ve her kademedeki bakanlık yöneticileri, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilecek. Bakanlık, kendi yapacağı yarışma sınavları ile alacağı memurlar başta olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında istihdam edeceği personel ve eşleri için güvenlik soruşturması yaptırabilecek. Güvenlikle bağlantılı gerekçelerle, bakanlık memurları evlenmeden önce bakanlığın iznini alacak, izin almadan evlenen memurlar istifa etmiş sayılacak. Yurt dışında görevli memurların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, gelir getirici bir işte çalışması, diplomatik misyon veya konsolosluk şefinin yazılı iznine bağlı olacak. Devlet konuk evi olarak kullanılacak binaların döner sermaye işletmeleri için 500 bin TL sermaye tahsis edilecek. Bu miktar, Bakanlar Kurulunca 5 katına kadar artırılabilecek. AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, Dışişleri Bakanlığına ihdas edilen kadro sayısı 4 bin 127'den 4 bin 102'ye düşürüldü, iptal edilen kadro sayısı da bin 245'ten bin 290'a yükseltildi. TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, çalışma süresinin tamamlanması üzerine, saat 13.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı Kaynak: meclishaber |