Anasayfa arrow Hukuk Arşivi arrow Mobbingle Mücedele Hakkında arrow El Atmanın Önlenmesi&Kesin Hüküm
El Atmanın Önlenmesi&Kesin Hüküm Yazdır
 

1. Hukuk Dairesi 2006/6780 E., 2006/9386 K.

  • ELATMANIN ÖNLENMESİ
  • KESİN HÜKÜM

     


    "ÖZET"

    KESİN HÜKÜMDEN BAHSEDEBİLMEK İÇİN BİRİNCİ DAVA İLE İKİNCİ DAVANIN KONULARININ, DAVA SEBEPLERİNİN VE TARAFLARININ AYNI OLMASI GEREKİR. KALDI Kİ, ELATMA OLGUSU HAKSIZ EYLEM OLDUĞUNDAN DEVAM ETTİĞİ MÜDDETÇE HER ZAMAN DAVA KONUSU YAPILABİLİR. BU KONUDA KESİNLEŞEN HÜKÜM ANCAK HÜKÜM ANINDAKİ DURUMU TESPİT EDER.

    "İçtihat Metni"

    Taraflar arasında görülen davada;

    Davacı, miras bırakanı Ali'nin paydaşı olduğu tapu kapsamında kalan taşınmaza davalı kardeşi Mustafa'nın elattığından bahisle açtığı davayı kazandığını, icra dosyası ile yerin teslim edildiğini, ancak davalı Mustafa'nın çekişmeli bölümü diğer davalılara kiraya verdiğini belirterek kullanımının engellendiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.

    Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

    Mahkemece, davalı Mustafa yönünden elatmanın önlenmesi isteğinin kesin hüküm nedeniyle reddine, ecrimisil ve diğer davalılar yönünden istemlerin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

    Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedildi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

    Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.

    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

    Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının çekişme konusu taşınmazın miras bırakanının paydaşı olduğu 1269 tarih 23 sıra nolu tapu kapsamında kaldığını, davalılardan kardeşi Mustafa'nın tarafı olduğu Manavgat İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/160 Esas, 2003/307 Karar sayılı dosyasında aynı yerle ilgili olarak lehine elatmanın önlenmesine karar verildiğini, hükmün kesinleşerek infaz edildiğini, buna rağmen davalıların hala taşınmazı kullandıklarını, kendisinin yararlanmasını engellediklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istediği, mahkemece kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

    Bilindiği üzere HUMK'nın 237. maddesi gereğince yeni açılan bir davaya karşı o davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğunu söyleyebilmek için birinci dava ile ikinci davanın konularının, dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması gerekir. Eldeki davada her ne kadar çekişmeli taşınmaz, yani dava konusu aynı ise de iki davanın sebepleri farklıdır. Elatma olgusu haksız eylem olduğundan, devam ettiği müddetçe her zaman dava konusu yapılabilir. Bu konuda kurulan ve kesinleşen hüküm, ancak hüküm anındaki durumu tespit eder. Hükümden sonraki döneme etkili değildir. Bu nedenle, yeni meydana gelen vakıalara dayanılarak açılan ikinci dava, birinci davadaki kesin hükme aykırı düşmez. Davanın dinlenmesi gerekir. Kaldı ki ikinci davanın tarafları da farklıdır. İkinci davada birinci davada taraf olmayan davalılar Hilmi ve Mustafa hakkında da elatmanın önlenmesi istenmiş, ancak bu davalılar yönünden de yeterli araştırma yapılmamıştır.

    Hal böyle olunca, davanın esasına girilerek elatmanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.09.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  •  
    < Önceki   Sonraki >
    www.hukukevi.net on Facebook

    İstatistikler

    Üyeler: 4419
    Haberler: 1005
    Bağlantılar: 5
    Ziyaretçiler: 3635837