F.S.E.K Yargıtay Kararları Md.35
İktibas Serbestisi(Maksadın Haklı Göstereceği Bir Nisbet Dahilinde Ve Münderecatının Aydınlatmak Maksadı) T.C. YARGITAY11. HUKUK DAİRESİE. 2004/10270K. 2005/7782T. 18.7.2005 DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2002/881 - 2004/295 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ve kili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış bir şair ve yazar olduğunu,eserlerini yazılı izin verdiği yayınevleri kanalı ile yayınlattığını, davalıların izinsiz olarak ... adlı antolojide müvekkilinin eserlerini yayınladıklarını ileri sürerek 5 milyar manevi ve FSEK'nun 68. maddesi gereğince 15 milyar maddi tazminatın faizi ile tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şiirlerinin bulunduğu antolojinin kazanç elde etmek amacıyla değil, genel okur kitlesi ve eğitim öğretim kurumlan için Türk şiirinin gelişimini sunabilmek amacıyla hazırlandığını, eseri bulunan şairlerin itibarının arttığını, daha çok okunduklarını, eserin bazı lise ve yüksek öğrenim kurumlarında ders kitabı olarak okutulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve dosya kapsamına göre, meslek birliğinden gelen cevapla birlikte değerlendirildiğinde her bir şiire 125.000.000.-TL'nin uygun olacağı, FSEK'nun 68 gereğince üç katının mali hak bedeli olarak istenebileceği gerekçesiyle, 1.875.000.000.- TL maddi, izinsiz olarak eserlerin antolojide yer almasınınmanevi acı verebileceği gerekçesiyle 500.000.000.- TL manevi tazminatın davalılardan faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, karara esas alınan bilirkişi raporu da hukuka uygunluk nedenleri arasında bulunan 34'üncü maddenin kısmen tartışılmasıyla birlikte uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Davalı vekili temyizinde, davalıların yayınladığı eserde FSEK'nun 34 ve 35'inci maddesindeki hukuka uygunluk nedenlerinin bulunduğu savunmasını tekrar etmiştir. FSEK'nun 21.,22.,23. maddeleri gereğince bir eserden onu işleme suretiyle faydalanma, çoğaltma ve yayma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Bir eseri işlemek isteyen kişi eser sahibinden izin almak zorundadır. Ancak FSEK'nun 34. maddesinde maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde iktibaslar yapılmak suretiyle hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme ve toplama eserler vücuda getirilmesi serbest bırakılmıştır. Ayrıca, münhasıran okullara mahsus olarak hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onanan yayımlar için yapılan seçme ve toplama eserlerin de serbest olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı kanunun 35'inci maddesinde maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadıyla usulüne uygun olarak bir ilim eserine konulması halinde iktibasın serbest olduğu düzenlenmiştir.
Tüm bu düzenlemeler karşısında, davalılar tarafından yazılan ve basılan adlı eserin bir ilim eseri olup olmadığı, münhasıran okullara mahsus olarak hazırlanıp hazırlanmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onanıp onanmadığı, hal ve vaziyetinden eğitim ve öğretim gayesine tahsis edilip edilmediği ile iktibasın maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde olup olmadığı, hususlarında bilirkişi raporunda ayrıntılı mütalaada bulunulmamıştır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlarda uzman bilirkişilerden rapor ya da ek rapor alınmak suretiyle hukuka uygunluk nedenlerinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporuna göre yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.07.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|