Adalet ve Ötekiler Yazdır

                                                                       
                                  Hukuk, adalet, yargı, yanlış ve doğru kavramlarının yaşama geçtikleri alanları vardır. Başta yapmış olduğum sıralamada kavramları en geniş alanı olandan başlayarak dizdim.  Hukuk adalete göre daha evrensel alanda karşılığını bulur. Çünkü kişilerin ve toplumların adalet anlayışı değişiktir.  Her yargılama adil olmadığı için adalette daha geniş bir alanda gerçekleşir. 

                    
                                  Adalet kimimizin güvendiği kimimizin güvenmediği bir kavramdır. İnsanoğlu genelde kendini haklı tarafta görür ve adalette bunu onaylarsa inanır. Haksız olan ise karşı taraftakinin, kendisinin bu davranış biçimine neden olduğunu düşünür. 

                  
                                 Adalet doğruyu yanlışı ayırma eylemini yargı eliyle kullanarak yerine getirir ve bu ayrışımın doğru yapılması yargıya bu da adalete güveni artırır. Bireysel ve toplumsal adaletin aşılması hukuka varmanın yolunu açar.


                                 Gelelim asıl soruna doğru kime göre doğru, yanlış kime göre yanlıştır? Bu iki kavramın sınırları nerde biter, nerde başlar?  Soruyu egemenler diye yanıtlarsak netleşmiş oluruz. Onlara göre doğru, yanlış ve sınırları ne ise topluma göre de öyle olmak zorundadır. Karşıt olan bu kavramlar aslında zıtların birlikteliği anlamında birbirlerine bağlıdırlar ve hayat buldukları alanların sınırlarını zorlarlar hatta bazen iç içe geçerek anlam karışıklığına neden olurlar. Kavramlara fazla güvenmek bilgilenmenin yolunu kapatır, şüphe etmek ise doğru yönde adım atılmasını sağlayarak yaşamda yerli yerine oturtur. Bunun sebebi de gücü elinde bulunduranlar tarafından dayatılarak doğru ve yanlış kavramlarına yüklenen anlamlardır.


                                Samuel Weber, Adornoya ait göçmen dili üzerine yazarken son derece önemli bir ayrıntıya işaret ediyordu Adornonun göçmen dili,bir yere göçenin değil; bir yerden göçenin dilidir. Bu anlamda göçen, göçtüğü yerdeki dilin adalet, doğru ve yanlış kavramlarına yüklediği  anlamları göçtüğü yerde de aynen hayata geçirir ve ötekileşir. Gelenin bildiği adalet ve bunu hayata geçiren yargı geldiği yerdekinden başkadır.


                                 Ötekilerin gitmeleri için diğerleri, çeşitli yöntemler bulur. Ülkemizde gayrimüslimlerin göç etmelerini sağlamak için çıkarılan Varlık Vergisi kanunu yöntemlerden yasa çıkarmaya güzel bir örnektir. Bu tip  yasaları çıkaranlar hedeflerini gerçekleştirmek için hukuku bilerek ihlal ederler. Varlık Vergisi yasası çıkarılırken mecliste geçen şu konuşma bunun en güzel ispatıdır.
                               Başkan:
                                           Kardeş malını çıkartmak doğru olur.Çünkü bu hukuk esasları ile çelişiyor.
                                           Dayanamadım, şaka yollu:
                                           İlahi, Başbakanım! Bu kanunun hangi maddeleri hukuk ilkeleri ile uyuşuyor            ki.. dedim.
                                          Saraçoğlu, kahkahayla:  
                                          Maliye vekili, dinliyor musun? Bak senin kanunun için ne diyorlar dedi. Kanun tartışmalar neticesi kabul edildi.


                                 Zorunlu göçe zorlayan toplumlar, göçenlerin göçtüğü yerde öteki konumunda olacağını çok iyi bildiğinden onları adeta cezalandırmaktadır.


                                 Kendi iradesi ile göç edenlerde durum biraz daha farklıdır. Örneğin, Almanyaya çalışmaya giden işçilerimiz belli bir zaman diliminde uyumsuzluk yaşamışlardır. Ancak geldikleri yerde, elde etmeyi hedefledikleri çıkarları olduğundan söz konusu kavramlara yüklenmiş olan anlamları kabul etmeleri daha kolaydır.

Yazar    : İsim Belirtilmemiş.

İletişim : Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.

 
< Önceki   Sonraki >
www.hukukevi.net on Facebook

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image

İletişim

İletişim Formunu Kullanarak bizlere yazabilirsiniz !
İletişim Formu için Tıklayınız.

Yönetici: Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
                 Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
Editör:     Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Online Ziyaretçiler

Şu anda 19 ziyaretçi ve 4 üye çevrimiçi
  • carmensitsler
  • philipeth
  • designerearring
  • carborotyre