Anasayfa arrow Hukuk Arşivi arrow Görev Sınırları ve Oranlar arrow Kadın-Erkek Eşit(siz)liği - Sinem SAÇKAN
Kadın-Erkek Eşit(siz)liği - Sinem SAÇKAN Yazdır

                     KADIN- ERKEK EŞİT(SİZ)LİĞİ

Ülkemizde kadın erkek eşitliğinden söz edilebilinir mi? Gerçekten Türkiye de kadın erkek eşit midir? Yazacağım bu makalede bu soruların yanıtlarını bulmaya çalışacağız.Öncelikle olaya ülke bütünlüğü açısından bakılmalı. Batı her zaman yeniliklere, değişimlere açıktır. Batı modern yaşamın simgesini temsil eder. Ancak Doğuda vaziyet oldukça farklıdır. Doğu geleneksel olup değişim ve yeniliklere kapalıdır. Bu nedenle doğu ile batı arasındaki yaşam tarzları da farklılık kazanır.Doğuda benzerlerine sık rastlanır; genç kızların ve hatta genç olmayan kızların görücü usulü ile zorla,  rızası alınmadan evlendirilmeleri. Genç kızlar evlendirilir ve çocuk denilebilecek yaşta annelik sıfatı kazanırlar. Güzel bir şey mi bu?

İşte doğuda kadınlarımıza verilen değer… Olayın başlangıç noktası da tam bu noktada patlak vermekte… Kadınlarımız doğuda hep yalnızdır. Verilebilecek en kötü işler kadınlarımıza verilmektedir. Kadınlarımız da kucağında bebek tarladan tarlaya koşturur dururlar. Bir taraftan çocuğun bakımı öteki taraftan tarla işleri öbür yandan evin temizliği, yemek, vs…  Alın size doğudaki kadının yeri ve önemi. Nerede kadın erkek eşitliği?Erkek ne mi yapar?Tek evlilik yetmiyormuş gibi eşinin yanına kuma getirir. Üstelik bunun gerekçesi çoğu zaman ilk yapılan evlilikte erkek çocuk dünyaya getirmemiş olmasıdır. Bu şekilde yapılan çok eşlilik yöntemiyle beraber eşler ve çocuklar tarlada var gücüyle çalıştırırlar. Evin erkeği ise kahvehanelerde gününü gün eder.Bu duruma dur diyebilmek adına bir takım çalışmalar gerçekleştirildi. Ama yapılmış olan çalışmalar hiçbir şekilde bu duruma dur diyemedi.Gelelim batıya…

Batı aslında her türden insanı içinde barındırır. Bu nedende batı için tek bir formül üretmek pek mümkün görünmüyor. Batıda kadınlarımız kısmen doğuya nazaran daha özgürdürler. Kadın erkek eşitliği batıda kendisini daha fazla gösterir. Kadın, dilediği işi yapmakta özgürdür.  Okullarda yapılan eğitimler cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin yapılmaktadır. Kanımızca doğru olanda budur.Günümüzde her ne kadar erkek ve kızların ayrı eğitimlerine devam etmesi önerisi getirilse de kanaatimce bu doğru değildir. Olaya kız erkek olarak değil insan olarak bakılmalı ve gereği yerine getirilmeli. Aksi halde her iki cins, içinde bulundukları ortamlara uyum sağlamakta zorlanabilirler. Bu nedenle karma eğitim sistemi oldukça uygundur.

1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre;

MADDE 10: ‘‘Herkes, dil, ırk, renk, CİNSİYET, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde EŞİTTİR.’’‘’Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür.’’

Görülüyor ki kadın erkek eşitliği Anayasamızda güvence altına alınmıştır.Ancak şunu unutmamak gerekir ki erkek egemenliği yaşadığımız dünyada hep var olacaktır. Çünkü kadınlar yaradılışı gereği noksan yaratılmıştır. Bu inkar edilemez bir gerçektir.Bunu bir örnekle açıklamak lazım gelir ki tek bir kelime bile yeter bunu anlatmaya; ŞİDDET Kadınlarımızın en çok maruz kaldığı olgudur şiddet… Bir aile düşünün ki kadın çalışmıyor, kocası ayyaş... Kadının tek sığınağı bu ev… Kocası her eve gelişinde ona şiddet uyguluyor. Güçlü olduğunu bir kez daha ispat ediyor… Terazinin dengede olmadığını bize gösteriyor… Kim dur diyebilir buna? Devlet kadınlarımızı korumada yeterli önlemleri alabiliyor mu? Kadın sığınma evleri yeterli çoğunlukta mı? Öncelikle bu soruların sorulması gerekmektedir.

Terazinin dengede olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Amacımız teraziyi dengeye getirmek olmalıdır. Bunun içinde artık kolları sıvamak lazımdır.Kadınlarımız ekonomik özgürlüklerini kazanırlarsa gerçek manada özgür olabilirler. Eğitim faktörü de burada devreye girmektedir.Kadın erkek eşitliğinde geride olduğumuz ispatlanmış bir gerçek artık;’’ Cenevre merkezli Dünya Ekonomik Forumu ‘ nun yayımlandığı yıllık kadın-erkek eşitliği sıralamasında TÜRKİYE 121.Cİ SIRADA GERİLERDE YER ALDI. ‘’

İşte size gerçek…Gözlerimi açarım vazifemi yaparım!!! 

YAZAN: Sinem SAÇKAN

 
< Önceki   Sonraki >
www.hukukevi.net on Facebook

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image

İletişim

İletişim Formunu Kullanarak bizlere yazabilirsiniz !
İletişim Formu için Tıklayınız.

Yönetici: Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
                 Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
Editör:     Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Online Ziyaretçiler

Şu anda 22 ziyaretçi ve 3 üye çevrimiçi
  • greigokeni
  • rolexdaytona
  • footballjerseys