Hukuk Arşivi
Görev Sınırları ve Oranlar
Kim Kazandı? - ADİL ALPER SÜREN | Kim Kazandı? - ADİL ALPER SÜREN |
|
|
KİM KAZANDI ?
Yazmak için bir konu aradım saygıdeğer okurlar. Derken konu beni bir otobüs durağında buldu. O beni bulana kadar sizlere yazmak için farklı konular üzerinde düşündüm ama en iyi konunun hayattan hayatın içinden olduğu kanısına vardım. Seçtiğim konu genç bir delikanlı. Hayat dolu bakışlarında ‘ ne bakıyorsun’ deyip kavgaya tutuşacak karamsarlık ve tehditkar bir bakışı var. Yaşı 19-20 arasında. Belli zor bir işte çalışıyor ve uzun zamandır çalışıyor. Omuzlar geniş elmacık kemikleri çıkık. Bu yağız delikanlı, gözlüklü hafif göbekli ve elinde çanta bir başka yaşıtını ( yaşıt olmasa da görünüş itibari ile yaşıtı) tehdit eder bir bakışla kaşları çatık bir şekilde karşılıyor otobüs durağında. Elinde evrak çantası olan efendi arkadaşımız bu bakışlara günün vermiş olduğu yorgunlukla aynı sertlikte cevap veriyor. Ne mi oluyor? Deli kanlı böyle bir tipten beklenmeyen kabarma ve tabiri caizse ‘it dalaşını’ kabul eden delikanlı tavrı karşısında şaşırıyor ve tam ‘ne bakıyon lan ‘ kavgası başlayacakken efendi arkadaşımız kendini topluyor. Ve karşısındaki gençle manasız münakaşaya ve kavgaya tutuşmanın yararsız olacağını düşünüp etrafa küçümser bakışlar atıyor. Bu arada tahsil yapan her gencin hanım evladı olduğu kanısına varan ve zafer kazanan arkadaş bakışları çekiyor ama arada aynı bakışlar tekrar taciz ediyor çantalı gencimizi. Otobüs durağında geçen bu olay; gözlüklü ve takım elbiseli kendi halinde mektepli bir gencin başından defalarca geçmiştir. Nereden mi biliyorum gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinden. Arada ölümle sonuçlanan vakıaların olduğu bir toplum olduk ne yazık ki! Olayı analize edersek; kim ezen, kim ezilen sorusunu sorarsak? Peşinden de kim haklı? Sorusunu yöneltirsek cevap ne olur? Yaşanan olay kendi muhitinden dışarı çıkmayan okuyucularımızı bağlamaz. Biraz daha bağlayıcı örneklerle konuyu açalım; Altında son model arabasıyla yanınızdan geçen genç bir akranınızı gördüğünüzde hissettikleriniz ya da siz sevgilisiz ve yalnızken yanından güzel sevgilisiyle geçen bir yaşıtınızı gördüğünüzde hissettikleriniz. Sonuç olarak hayat şartlarında okuyup iş hayatında mevki sahibi olmak o gencimizin de hakkı değil mi? Evet hakkı desek basit bir cevap olur. Herkesin patron olduğu bir dünya yaşamak imkansız. Bu tezin mefhumu muhalifinden herkesin işçi olduğu bir dünyada da yaşamak imkansız sonucu çıkar. Tez ve anti tezin sentezi olarak birileri patron olmak mecburiyetinde tabi işçi olmak ta mecburi. Bir kısım okuyacak, bir kısım çalışacak birileri makam mevki sahibi olacak, birileri de işçi olacak fakat ne yaparsak yapalım herkes kendi işinde ve yaşam şartlarında mutlu olacak. İşini herkes sevmek mecburiyetindedir. Bu mecburiyetin kaynağı toplum huzurudur. Bireyler huzurlu olduğu zaman toplum da huzurlu olur. Herkesin kıskanacağı insanlar her zaman mevcut olacaktır. Çünkü el elden üstündür ve insanlar arası mutlak eşitlik ruh yapımız esas alındığında imkansızdır. Bu durumda devreye iç huzur giriyor. Hayat sınavında ailede mutluluğu yakalayıp, kendisini olumlu yönde yetiştiren bireylere ÜLKEMİZİN şu günlerde çok ihtiyacı var. ‘Vatanımı çok seviyorum, Milletimi çok seviyorum’ demekle vatan millet sevilmiş olmuyor. Sözlerin bir değerinin olması için içimizde yaşamalıyız. ‘ Ne bakıyon lan’ kavgası yapanların vatan millet sevgilerinden emin değilim. Vatanını milletini seven insanlar toplumumuz için tehdit unsuru olmamalıdır. Ailede huzuru bulduktan sonra çevremizin nasıl değiştiğini seyredelim.
Hayat dolu güzel gençliğin enerjisi tarih boyunca çok değerli olmuştur. İleride de aynı değeri muhafaza edeceğinden hiç şüphem yok. Bu enerjiyi pozitif yönde kullanan devletler gelişmiştir. Boş işlerle gençlerini heba eden devletler ise en büyük hazinesi gençlerinden vazgeçmekle kalmamış genç nesil ihtiyacını ithal etmiştir. Her insanın kendine ait bir dünyası vardır. Bu gezegenin, bu gezegende yaşayan canlı sayısınca sahibi vardır. Her göz, her kalp bu dünyanın tek sahibidir. Her nefes bu derece de kıymetli olduğu için insan değerlidir. İnsanlar ailelerini seçemedikleri için değişik koşullarda değişik yerlerde yaşama merhaba derler. Misal olarak; Afrika da açlıkla mücadele eden bir çocuğa baktığınızda onun yerinde olabileceğinizi düşünün ve kimsenin ailesini seçmediğini unutmayın. Böyle örnekler için Afrika ya kadar gitmemize gerek yok. Çevremize biraz dikkatli bakmak yeterli…
Saygılar sunar, siz okuyucularımızın bayramını kutlarım.
İletişim ve Sorularınız İçin Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.
Stj. Av. Adil Alper Süren |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| Haber |
Hukuk Arşivi
English Time |
| Forum |
| Ziyaretçi Defteri |
| İletişim |
İletişim Formunu Kullanarak bizlere yazabilirsiniz !
İletişim Formu için Tıklayınız.