|
Yeni Çek Kanunu'nu Anlayamadik... Pıınar SELENOĞLU |
|
|
Yeni Çek Kanunu’nu Anlayamadık.. Karşılıksız çek suçunun yaptırımı (mükerrir olsun yada olmasın) karşılıksız kalan her bir çek yaprağı için 1500 güne kadar adli para cezasına dönüştürülmüştür. Ancak verilecek ceza çekin karşılıksız kalan kısmından aşağı olamayacaktır. Bu maddede yer alan karşılıksız kalan çek miktarından kasıt nedir? Karşılıksız çek işlemi yapılacak miktar mıdır? Eğer öyle ise karşılıksız çek işlemi nasıl yapılacaktır? Miktar nasıl belirlenecektir? Örneğin çek bedeli 10.000 TL ise ve hesapta 1.000 TL karşılık varsa ya da hesapta hiç karşılık yoksa hamilin kısmi ödemeyi kabul etmesi yada kabul etmemesi durumunda karşılıksız kalan çek miktarı nasıl belirlenecektir? Biz Çek Kanunu'nu bir türlü anlayamadık. Gerekçeyi ve açıklamaları okumamıza rağmen hala anlayamadık.
Karşılıksız çek suçunun yaptırımı (mükerrir olsun yada olmasın) karşılıksız kalan her bir çek yaprağı için 1500 güne kadar adli para cezasına dönüştürülmüştür. Ancak verilecek ceza çekin karşılıksız kalan kısmından aşağı olamayacaktır. Bu düzenleme ile T.C.K.nun 158. maddesinde olduğu gibi gün para cezası sistemi ile nispi para cezası sistemi karıştırılarak karma bir uygulama yapılmıştır. Fakat gün para cezası ile doğrudan hükmedilen adli para cezası kesinlikle bir arada uygulanamaz. Bu durumda gün para cezası ortadan kalkmış olur. Kanuni düzenlemenin tespit edilecek gün sayısı alt ve üst sınırlar gözetilmek suretiyle çekin karşılıksız kalan kısmının 20’de birinden aşağı olamaz şeklinde olması gerekirdi. Bu düzenleme özellikle infaz sırasında eşitsizliklere yol açacaktır. Aynı miktar çekten dolayı alt sınırdan yani çekin karşılıksız kalan kısmı kadar ceza alan iki kişiden birisi adli para cezasının ödenmemesi halinde 100 gün hapis yatacakken bir diğeri 500 gün hapis yatabilecektir. Çünkü bir günlük paraya çevirme miktarı olan 20-100 TL arasında yapılacak takdire göre gün miktarı değişecektir. Hatta tespit edilen gün sayısı günlüğü 100 TL. den paraya çevrilen daha az, 20 TL.den çevrilen 5 kat daha fazla hapis yatacaktır. Halbuki her iki kişide temel ceza yani alt sınırdan ceza almıştır. Kanunda yer alan çekin karşılıksız kalan kısmından az olamaz ifadesi temel cezayı belirlemek için kullanılmıştır. Gün para cezasında ise temel ceza mutlaka gün olarak belirlenir. Artırım ve indirimlerin de yine gün üzerinden yapılması gerekir Sadece sonuç ceza para cezası olur. Bu durumda bu maddeye göre nasıl hüküm kurulacak, yani gün miktarı nasıl belirlenecek ve aynı miktar çekten dolayı belirlenen gün sayısının herkes için aynı olması nasıl sağlanacak? Eğer sağlanamayacaksa bu maddenin derhal değiştirilmesi gerekmez mi? Örnek 1: 10.000 TL.lik bir karşılıksız çek için Hakim günlüğü 20 TL.den 200 gün adli para cezası verip daha sonrada zorunlu olarak bu miktarı 10.000 TL.ye çıkardığında infaz aşamasında adli para cezası ödenmez ise nasıl hapse çevrilecektir. Belirlenen 200 güne mi, yoksa 10.000/20=500 güne mi,veya verilen ceza doğrudan hükmedilmiş bir nispi para cezasına dönüştüğü için 10.000/100= 100 güne mi çevrilecektir? Örnek 2: 10.000 TL.lik çekleri karşılıksız çıkan iki kişiden biri için hakim günlüğü 100 TL.den 100 gün adli para cezası, diğeri için ise günlüğü 20 TL.den 500 gün adli para cezası verirse her iki kişide alt sınırdan yani temel ceza ile cezalandırılmış olur. Fakat para cezasının ödenmemesi halinde birisi 100 gün diğeri ise 500 gün hapis yatar. Acaba bu adaletsizlik nasıl önlenecektir? Yeni çek mağduru yaratılmayacak mıdır?
5941 sayılı çek yasası ile karşılıksız çek suçundan şikayet hakkı sadece hamile tanınmıştır. Hamil ise yeni düzenlemeye göre çeki süresi içinde bankaya ibraz ederek karşılıksız çek işlemi yaptıran kişidir. Bu durumda ciro silsilesinde yer alan kişiler karşılıksız kalan çeki elinde bulundurmak koşuluyla şikayette bulunabilecek midir? Bulunabilecekse bu durum neden açıkça kanunda yer almamıştır?
Yine yeni çek kanuna göre hamiline düzenlenecek çeklerde “hamiline” olarak bastırılan çek yapraklarının kullanılması zorunludur. Hamiline olarak bastırılmayan yani tacir olan yada olmayan kişiler adına veya emrine bastırılan çeklerin hamiline olarak cirosu mümkün olacak mıdır? Eğer ciro edilmesi mümkün ise böyle bir çekin ciro edilmesi halinde bu çek karşılıksız çıkarsa karşılıksız çek suçu oluşacak mıdır? Oluşursa şikayet hakkı kime ait olacaktır?
Karşılıksız çek düzenleyen adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesine rağmen çekin karşılığını bankada bulundurmayan gerçek ve tüzel kişiler hakkında soruşturma aşamasında Savcılığın talebiyle Sulh Ceza Hakimi tarafından, kovuşturma aşamasında ise resen Mahkeme tarafından karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanacaktır. Buna göre karşılıksız çek suçunun failleri hakkında hem adli para cezası hem de yasak uygulanacak, suçun faili olmayıp ta vekaleten çek keşide edenler ile tüzel kişilik hakkında ise sadece yasak uygulanacaktır. Bu anayasaya aykırıdır. Çünkü Anayasanın 38 ve TCK.nun 7/1.maddesi gereğince eylemi suç teşkil etmeyen bir kişi hakkında ceza yerine geçebilecek bir güvenlik tedbiri uygulanamaz. Ayrıca vekaleten çek keşide eden kişinin suça iştirak ettiğini düşünmekte imkansızdır. Çünkü çekin karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü kişiler kanunda açıkça sayılmıştır. Yine çek kanunu gerekçesinde suçun faili dışındakilere tedbir uygulanması gerektiği ve tedbir uygulanacaklar kapsamına suçun faili olmayanlarında dahil edildiği açıkça yazılmıştır. Yani vekaleten çek keşide edenler suçun faili değildir ancak haklarında güvenlik tedbiri uygulanması öngörülmüştür. Buna göre, eylemi suç teşkil etmeyen bir kişiye güvenlik tedbiri uygulanmasını nasıl izah edeceklerdir? Ayrıca aynı durumda olan iki kişiden birisine soruşturma aşamasında tedbir uygulanması, diğerine ise hükümle birlikte tedbir uygulanması durumunda süre yönünden meydana gelen adaletsizlik uygulamada nasıl önlenecektir? (Çünkü güvenlik tedbirinin soruşturma ya da kovuşturma aşamasında koruma tedbiri olarak uygulanma zorunluluğu yoktur. Hükümle birliktede uygulanabilir. Örneğin hükmün temyiz edilmesi halinde soruşturma ve kovuşturma süresi ve dosyanın Yargıtay’dan dönüş süresi hesaba katıldığında aynı miktar çeki karşılıksız çıkan iki kişiden birisi hakkında diğerine göre yıllarca daha fazla tedbir uygulanmış olacaktır.) Yine hakkında adli para cezası uygulanmayıp sadece yasak uygulanan kişiler bu yasağı ne zaman kaldırtabilecektir? Bu konuda kanunun 6/3.maddesinde bir açıklama yoktur. 5941 sayılı çek yasası geçici 1.maddesinin 3.fıkrası genel atıf niteliğinde midir? Genel atıf niteliğinde ise eski çek defterleriyle ilgili suç tarihine bakılmaksızın 3167 sayılı çek yasası nın tüm hükümleri uygulanmaya devam mı edecektir? Genel atıf niteliğinde değilse eski çek defterleri yönünden 3167 sayılı kanunun hangi maddelerinin uygulanmasına devam edilecektir ve neden bu maddeler açıkça belirtilmemiştir?
5941 sayılı çek yasası 3/8 ve 5/1.maddelerine göre düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilen çeklerle ilgili hem cezai hem de hukuki takip yapılamayacağına göre çek kanunu geçici 1.maddesinin 5.fıkrasına neden gerek duyulmuştur?
Ayrıca çekin gününden önce ibrazı halinde sadece cezai sorumluluk yoktur demesine rağmen çek kanunu 3/8.maddesi nasıl açıklanacaktır?
Karşılıksız çek suçlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve ön ödeme hükümlerinin uygulanmayacağı yeni çek kanununda açıkça yer almıştır.Fakat bu düzenleme gereksiz bir düzenleme olup karşılıksız çek suçunun özelliği nedeniyle zaten bu hükümlerin uygulanması mümkün değildir. Acaba böyle bir düzenlemeye neden gerek duyulmuştur?
Hüküm kesinleştikten sonra borcun ödenmesiyle bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkan bir adli para cezası olabilir mi? Olabilirse hukuki mantığı nedir ve dünyada böyle bir düzenleme varmıdır? Eğer amaç borcunu ödetmekse neden hapsen tazyik değil de adli para cezası tercih edilmiştir?
Çeki elinde bulunduran HAMİL ise fotokopisini elinde bulunduran kimdir?
Banka sorumlu olduğu kısmı veya kısmi ödemede bulunduğunda çek aslını alıp onaylı fotokopisini hamile vereceğine, çek aslı bankada bırakılmak zorunda kalınacağına göre bankanın 600 TL vermemesi mi amaçlanmıştır?
Yazar : Pınar SELENOĞLU
|