M.Kemal Atatürk

Adalet, mülkün temelidir.

 

Misyonumuz

Siz değerli ziyaretçilerimizi hukuk alanında en iyi şekilde bilgilendirmek ve yardımcı olmaktır.

Anasayfa arrow Hukuk Arşivi
Hukuk Arşivi
Müruru Zaman Yazdır
 

Hukuk Genel Kurulu 2007/11-55 E., 2007/53 K.

BORÇLUNUN TEMERRÜDÜ İLE OLUŞAN MUNZAM ZARAR

MÜRURU ZAMAN

 

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 105 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 125 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 429 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 21.4.2005 gün ve 2003/467-2005/179 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 9.3.2006 gün ve 2005/13380-2006/2467 sayılı ilamı ile,

(...Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki 25.01.1994 tarihli menkul kıymet alım-satım ve saklama sözleşmesine aykırı olarak müvekkiline ait hisse senetlerini satması üzerine açılan dava sonucu hisse senetlerinin günün ağırlıklı ortalama fiyatları karşılığı (11.422.280.000) TL'nin faiziyle tahsiline ilişkin verilen kararın kesinleşmesiyle alacağın ancak (9,5) yıl sonra tahsil edilebilmesi nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zarar doğduğunu ileri sürerek, şimdilik (10) milyar TL, 17.01.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle de (4.980.475.104.907) TL'nın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili,munzam zarar koşullarının bulunmadığını,ilamın icra edilebilir hale gelmesine kadar geçen süreden müvekkilinin sorumlu olmadığını, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.

Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlara dayanılarak, temerrüt faizini aşan munzam zararın varlığına dair yasal karine bulunmadığından ispat yükünün bunu ileri süren tarafa ait bulunduğu, davacı tarafın 1994 yılında açılıp 2003 yılında icraen tahsil edilen asıl alacağa uygulanan faizle karşılanmayan munzam zararın nasıl oluştuğunun somut biçimde açıklanmadığı gibi zararın varlığı ve miktarına ilişkin somut kanıt ortaya konulmadığı, çeşitli yatırım araçlarının ortalaması alınarak zararın hesaplandığı bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, BK.'nun 105/1.maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, munzam zararın oluşumunun somutlaştırılmadığı gibi zararın varlığı ve niceliğinin kanıtlanamadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

BK.'nun 105/1.maddesi hükmünce alacaklının uğradığı zarar geçmiş günler faizinden fazla ise, borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe bu zararı tazminle yükümlüdür. Asıl borçtan bağımsız olan bu zararın BK. 'nun 125. Maddesinde düzenlenen (10) yıllık zamanaşımı süresi içerisinde borçludan istenilmesi mümkündür. Davacının davalı aleyhine daha önce açtığı dava sonunda, davacıya ait hisse senetlerinin talimatı dışında satılmasından dolayı bunların 25.01.1994 tarihindeki toplam piyasa değeri (11.422.280.000) TL'nin 03.10.1994 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın kesinleşmesinin ardından davadan yaklaşık (9) yıl sonra ilama bağlı alacak 02.07.2003 tarihinde (81.688.000.000) TL. olarak tahsil edilmiştir.

Dava dilekçesinde, işadamı olan davacının alacağına zamanında kavuşması halinde en güvenceli yatırım aracı olan Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) 'nde değerlendireceğini, Devlet İç Borçlanma Senedi 'ne uygulanan en yüksek faizli getiri ile tahsilen edilen miktar arasındaki farkın munzam zarar oluşturduğundan söz edilerek talepte bulunmuştur.

Asıl alacak davasında davacı talebini paraya dönüştürmüş, hisse senetlerinin değerinin faiziyle tahsilini istemiştir. O dava sonunda da, davacıya ait hisse senetlerinin aynen teslimine değil, yetkisiz satış tarihindeki değerinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Davacı, ilk davada alacağını para olarak somutlaştırdığına göre, davalı borçlunun temerrüde düştüğü tarihten ödemenin yapıldığı güne kadar geçen süre içerisinde, her yıl itibari ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine verilen faiz oranları, TL. karşısında döviz kurlarına ilişkin değişiklik tabloları araştırılıp saptanmak, bu alanda uzman bilirkişi görüşünden de yararlanılarak değinilen zaman dilimi içerisindeki para değerinin düşmesi, alım gücünün azalması nedeniyle davacının uğradığı zararın açıklanan ölçütlere göre hesaplanacak unsurlar toplanıp ortalamaları bulunduktan sonra ortaya çıkacak rakamın Devlet İç Borçlanma Senedi'ne göre önceden bilirkişilerce hesaplanan miktardan az çıkması halinde o meblağın, aksi taktirde davacının ıslahla belirginleştirdiği meblağ temel veri alınarak alacağın tazminat niteliğinde olduğu ve bu zararın oluşumunda ülkenin sosyo-ekonomik realitesinin etkili olması nedeniyle bütün kişi ve kuruluşların etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu gözetilerek gerek duyulduğunda BK. 'nun 43.maddesi çerçevesinde değerlendirme yapıldıktan sonra davacının munzam zararının hüküm altına alınması gerekirken, tacir olan davacının alacağına zamanında kavuşması halinde yatırım veya başkaca nema getirici alanda değerlendireceği yolundaki hayatın olağan akışına özgü olgular ve davalının kusursuzluğunu ispat edemediği gözden kaçırılarak davanın reddi doğru olmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 7.2.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

 
Sözleşme Şekli ve Genel İşlem Şartı Yazdır
 

Hukuk Genel Kurulu 2007/12-57 E., 2007/36 K.

BORÇLUNUN TEMERRÜDÜ

FAİZ HESAPLAMASI

SÖZLEŞME ŞEKLİ VE GENEL İŞLEM ŞARTLARI

 

5464 S. BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU [ Madde 26 ] 5464 S. BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU [ Geçici Madde 4 ] 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 429 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "itirazın kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9.İcra Mahkemesince "karar verilmesine yer olmadığına" dair verilen 11.05.2006 gün ve 2006/265-766 sayılı kararın incelenmesi Davacı/alacaklı banka vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 11.07.2006 gün ve 2006/12614-15199 sayılı ilamı ile;

("...01.03.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4.maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış gün içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.

Somut olayda, kredi kartı borçlusunun, yasada öngörüldüğü şekilde belirlenen sürede alacaklı bankaya başvurduğu ve bankaca anılan yasa doğrultusunda 28.04.2006 tarihli hesaplamanın yapılarak borçluya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan yasanın geçici 4.maddesinin 4.fıkrasına göre "iş bu geçici madde kapsamında yeniden yapılandırılan borçlarda, borçlunun yapılandırma öncesi dönemde borca vaki itirazları ortadan kalkar. Ödeme planı uyarınca son taksitin de vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona erer." hükmü dikkate alındığında ödeme planı uyarınca son taksitin vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona ereceğinden, Mahkemece bu husus bekletici mesele yapılarak, son taksitin vade tarihine kadar beklenmeli ve son taksitin ödendiğinin belirlenmesi ile taki bin sona erdiği yönünde sonuca varılmalıdır. Aynı maddenin 5.fıkrası gereğince bu dönemde taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bu madde ile sağlanan haklar ortadan kalkacağından bu Kanunun 26.maddesinde belirtilen gecikme faizi üzerinden alacaklının itirazın kaldırılması isteminin esası hakkında karar verilmelidir

0 halde, Mahkemece, alacaklının 5464 Sayılı Yasa uyarınca yaptığı ödeme planına yanlış anlam verilmek suretiyle yukarıda yapılan açıklamalara aykırı olarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...") gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN : Davacı/alacaklı banka vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S 0 N U Ç : Davacı/alacaklı banka vekifinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verılmesine 31.01.2007 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

 
İflasın Ertelenmesi - ADİL ALPER SÜREN Yazdır

                                    İFLASIN ERTELENMESİ               

             Dünyanın krizlerle mücadele etmekle meşgul olduğu şu kritik günlerde, Ülkemiz de global krizden nasibini almış gözüküyor. Ekonomimiz konusunda işi uzmanlarına bırakmak gerektiğini ve kriz tellallığı yapmanın kötü giden ekonomiyi daha kötü hale getirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceği kanaatindeyim. Ekonominin kötü gözüküyor olması ve şirketlerin tehlikede olduklarını duyurdukları bir zamanda İflasın Ertelenmesi kurumu önemini arttırıyor.              

              Şirketin aktifinin pasifinden fazla olması durumunda, şirket yetkililerinin(yönetim kurulu) iflas isteme zorunluluğu doğar. Aynı durum aciz halinde de kendini gösterir. İİK m.178 son. Fıkrada ise ‘iflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hülul edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.’ Bu haller sonrasında Kanunda Sermaye Şirketleri ile Kooperatiflerin iflası başlığı altında düzenlenen iflasın ertelenmesi kurumu devreye giriyor. 179/1-2. cümle şu şekildedir; ‘ Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar verir.’ Bununla birlikte devam eden maddelerde Mahkemenin bu kararı verdikten sonra şirket bütünlüğünü koruyucu önlemleri alacağı ve şirkete kayyım atayacağı belirtilmiştir.              

               İflasın ertelenmesi konu başlığı altında genel olarak ilgi çeken bölüm iflasın ertelenmesinin icra takibine olan etkisidir. İflasın ertelenmesi talebi ( İyileştirme projesi ) ciddi ve inandırıcı bulunduğu takdirde borçlu aleyhine yapılan takipler (6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler dahil) durur. Yeni takip de açılamaz. Fakat zaman aşımı süreleri ve hak düşürücü süreler bu mühletler sonuna kadar işlemez. İstisnai olarak İİK md.206/1. Ayrıca Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez(İİK md. 179/b).             

               Bu şekilde bir düzenlemeyle kanun şirketleri ve kooperatifleri ekonomik bunalımlardan kurtarmak istemiş gibi gözüküyorsa da aslında ülke ekonomisinde büyük pay sahibi olan ve sayısız bireye iş olanağı sağlayan bu kurumlardan daha çok bireyi koruyucu bir düzenlemedir.                             Günümüzdeki krizde dünya devletlerinin bankalara olanca güçleriyle yardım etmeleri gerektiğinde kamulaştırma sebebinin de aynı mantığın bir ürünü olduğu kanaatindeyim.       

     İletişim ve sorularınız için; Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.                                                                                                                           Stj. Av. Adil Alper Süren   

      

 
Stajyer Avukat Olmak - NİL BOZOĞLU Yazdır

                                                STAJYER AVUKAT OLMAK
 
                                 Hukuk fakültesinden mezun olmanın ardından girilen mecburi ve resmi dönemdir avukatlık stajı.Eğer yeni mezunumuzun gönlünde yatan aslan avukatlık mesleği ise bu dönemi yaşayacaktır.Baroların istediği onlarca sayfa belge toplanmasını müteakip Avukatlık Staj Yönetmeliği 12. maddeye göre mahkeme ve adalet dairelerinde staj;
Cumhuriyet Savcılıklarında bir ay,Ağır Ceza mahkemesinde bir ay,Asliye ceza mahkemesinde onbeş gün,Sulh ceza Mahkemesinde onbeş gün,Sulh Hukuk Mahkemesinde onbeş gün,Asliye Hukuk Mahkemesinde bir buçuk ay,İcra tetkik ve İcra dairesinde bir ay geçirildikten sonra tamamlanmış olur.
                         

                              Avukatlık stajının kalan altı ayı, staj yapılan Baro levhasına kayıtlı, meslekte en az beş yıl kıdemli (bu beş yıllık kıdem hesabına Avukatlık Kanununun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler dahildir) ve bağımsız bürosu olan bir avukat yanında yapılır,süresi altı aydır.
              

                           Görüldüğü üzere avukatlık stajı toplamda bir senedir ve hepimizin bildiği ve avukatlık kanununun amir hükümlerine göre stajyer avukatın çalışması yani gelir elde etmesi ,avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan işlerle uğraşması yasaktır.Peki bu yasak karşısında stajyer avukata herhangi bir ücret ,örneğin barolar tarafından veya yanında staj yapılan avukat tarafından ,ödenir mi?İkinci soru ;Yine bu süre zarfında avukat adayının sosyal güvencesi var mıdır?

                           Maalesef iki sorunun da cevabı HAYIR dır.Hayırdır?Bu nasıl bir durum demeyelim üzülerek söyleyebilirim ki durum bu ,üstelik benim bildiğim hiçbir meslekte de bu tür bir durum mevcut değil.Anayasadaki angarya yasağına aykırılık teşkil eden bu uygulamaya çare oluşturmak üzere tahsis edildiğini düşündüğüm baroların,sözüm ona, kredi olarak düzenlediği aylık ödemelerin amacına ulaşıp ulaşmadığı da tartışmalıdır.

                           Bir kişi kredi almaya mecbur bırakılırsa buna "kredi" denir mi tekrar düşünülmesi gerektiği kanısındayım,söz konusu durum açıkça müzayaka halinden faydalanarak ,kredi almak zorunda bırakılmak değil midir?
 

                          TBB 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren krediyi aylık 350 ytl olarak belirledi.Staj süresi (1 yıl) boyunca ödeniyor staj bitiminden 24 ay sonrada muaccel hale geliyor,geri ödeme ise staj dönemindeki kredi miktarına %30 basit faiz uygulanması yoluyla gerçekleşiyor.Bu şartlar altında da öğrencilik döneminde katkı kredisi almış arkadaşların işi zor gözüküyor.Sosyal güvenlik haklarından mahrum bırakılmamız ayrıca tartışma konusu tabii.Hiç kimse sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılamaz.

                           Sanırım bu süreçte yine ailelerin yardımı veya yanında staj yaptığımız avukatların insafına ihtiyacı olacak avukat adaylarının.Staj süresince yapacağınız minimum masraf 3 bin ytl, mutlaka kıyıda köşede böyle bir birikimimiz vardır!!!Ümit edelim ki bu konuda başvuru yapan arkadaşlarımızın çalışmaları sonuç versin ve en azından kredi yerine burs imkanı sağlanabilsin...

     İletişim adresi: Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.  

                                                                                    StjAv.Nil Bozoğlu

 
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 73 - 80 in 456
www.hukukevi.net on Facebook

HUKUKEVİ AVUKATLIK & DANIŞMANLIK BÜROSU

Tunus Cad. No:61/8 Kavaklıdere Çankaya/ANKARA

Tel: 0312 466 95 21

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image