M.Kemal Atatürk

Adalet, mülkün temelidir.

 

Misyonumuz

Siz değerli ziyaretçilerimizi hukuk alanında en iyi şekilde bilgilendirmek ve yardımcı olmaktır.

Anasayfa arrow Hukuk Arşivi
Hukuk Arşivi
İşveren/Aracı Veya Üst/Alt İş Veren Arasındaki Hukuki İlişki Yazdır
T.C. YARGITAY
21.Hukuk Dairesi
E:2002/7988
K:2002/9046
T:24.10.2002

• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

• İŞVEREN-ARACI VEYA ÜST-ALT İŞVEREN ARASINDAKİ HUKUKİ İLİŞKİ


ÖZET: iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davası, işveren veya kusurlu 3. kişilere karşı yöneltilir. Aracı kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı işveren, aracı ile birlikte sorumlu olur.
Olayda çözümlenmesi gereken sorun, hukuki ilişkinin işveren-aracı veya üst-alt işveren biçiminde olup olmadığıdır. Bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi biçiminde işin verilmesi halinde üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olmaz.
(506 s. SSK. m. 87/2)
(1475 s. İş m. 1/son)

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle kararda yazılı maddi ve manevi tazminatın davalılardan Ö... Gemi inşaa San. ve Tic.Ltd.Şirketinden tahsiline, diğer davalı T.'... Gemi Endüstri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de davalı T.... Gemi Endüstri A.Ş. hakkında eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur.

Gerçekten, bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davası, işveren veya kusurlu 3. kişilere karşı yöneltilir. Bundan başka, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin, aracı ile birlikte sorumlu olacağı 1475 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğidir.

Dava konusu olayda çözümlenmesi gerekli sorun, davalı Ö... Gemi İnşaa San. ve Tic.Ltd.Şirketi ile davalı T.... Gemi Endüstrisi A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin işveren-aracı veya üst-alt işveren biçiminde olup olmadığıdır. 1475 sayılı iş Kanununun 1/son ve 506 sayılı SSK'nun 87/2. maddesindeki açıklamalar ışığında aracıdan (taşeron) söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve görülmekte olan bu işin bölüm ve eklentilerinden bir iş alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde işin verilmesi durumunda artık üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olamaz.
Somut olayda, davalılardan T.... Gemi Endüstri A.Ş. diğer davalı Ö... Gemi İnşaa San. ve Tic.Ltd,Şirketi ile aralarında düzenlenmiş bir taşeronluk sözleşmesinin mevcut olmadığını bildirmiştir. Bu durumda, kazaya konu tamiri yapılan Orkun isimli geminin sahibinin tanık sıfatıyla dinlenerek gemi tamiri işi için hangi davalıyla, ne şekilde bir sözleşme yaptığı hususunun ayrıntılı olarak açıklattırılması ayrıca elinde yazılı sözleşme varsa, ibrazının istenilmesi, davalı şirketlerin ana sözleşmelerinin ilgili ticaret sicili memurluğundan getirtilerek, faaliyet alanlarının açıkça belirlenmesi, gerekirse, mahallinde keşif yapılarak her iki davalı şirketin yaptıkları iş, yerinde tespit edilerek, davalı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin, yukarıda tanımı yapıldığı şekilde, üst-alt işveren biçiminde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, soyut tanık anlatımları hükme dayanak alınmak suretiyle eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA),
temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 
Kararların Çeşitlerine Göre Hükmedilecek Vekalet Ücretleri Yazdır
DAVANIN KONUSUZ KALMASI HALİNDE
a) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce, vekalet ücretinin yarısına,
b) delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra vekalet ücretinin tamamına hükmolunur.

FERAGAT HALİNDE
a) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce, vekalet ücretinin yarısına,
b) delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra tamamına hükmolunur
c) Feragat edilen kısım için oranlanarak verilir.
d) Feragat eden taraf davanın açılmasına neden olmadıysa karşı tarafa vekalet ücreti verilmez.

KABUL HALİNDE
a) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce, vekalet ücretinin yarısına,
b) delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra tamamına hükmolunur
c) Kabul edilen kısım için oranlanarak verilir.)
d) Kabul eden taraf davanın açılmasına neden olmadıysa verilmez.)

SULH HALİNDE
a) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce, vekalet ücretinin yarısına,
b) delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra tamamına hükmolunur.

ZAMANAŞIMI ya da HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE HALİNDEa)Zamanaşımı yada hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi halinde vekalet ücretine hükmedilir.

GÖREVSİZLİK HALİNDE
a) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına,
b) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararI gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti  maktu ücreti geçemez.

YETKİSİZLİK HALİNDE
a) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına,
b) delillerin toplanmasına ilişkin ara kararI gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti MAKTU ÜCRETİ geçemez.

DAVA ÖN ŞARTLARININ YOKLUĞU HALİNDEa) Dava ön şartının yokluğu halinde (yargı yetkisinin yokluğu, yargı yolu yetkisinin bulunmaması, taraf ehliyetinin bulunmaması, kesin hüküm bulunmaması ve hukuki yararın bulunmaması gibi) davalarda vekalet ücreti maktu ücreti geçmemek üzere verilir.

HUSUMET
a) Husumet nedeniyle red kararı verilen davalarda vekalet ücreti maktu ücreti geçmemek üzere verilir.

DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİ HALİNDE
a) -Hukuki noksanlıklar yüzünden dava dilekçesinin reddi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmez
-GÖNDERME kararı verildiğinde vekalet ücreti verilmez.
-Yeni mahkemeler kurulması nedeniyle verilen görevsizlik ve yetkisizlik kararlarında vekalet ücreti verilmez.

MANEVİ TAZMİNAT DAVALARINDA
a) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi olarak belirlenir.
b) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına nispi olarak hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
c) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, maktu olarak hükmolunur.

DANIŞTAY, ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ, BÖLGE İDARE,İDARE VE VERGİ MAHKEMELERDE GÖRÜLEN DAVA VE İŞLERDE
a) -Danıştay’da ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri genel kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde davaya cevap verme sürelerinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat ya da kabul nedenleriyle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir.
-Şu kadar ki, dilekçelerin görevli mercie gönderilmesine veya dilekçenin reddine karar verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmolunmaz.

UZLAŞMA TUTANAĞI
a) Avukatlık Kanununun 35/A maddesinde sözü edilen uzlaşma tutanağının hazırlanmasında, konusu itibarıyla görevli mahkemeler için, bu Tarifenin ilgili kısımlarında belirlenen ücretin 1/2 si uygulanır.Ayrıca forumda uzlaşma tutanağının örneği sunulmuştur.
 
 
A Harfi İle Başlayanlar Yazdır

Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatı(34 ve 36 ncı maddeleri) 

MAD­DE 1- 1 Şubat 1329; 18 Re­bi­ü­lev­vel 1332 ta­rih­li Ame­li­yatı İska­i­ye İşlet­me Ka­nu­nu Mu­vak­katının 32 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının bağla­ma cüm­le­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.“Mec­ra da­hi­lin­de her ne su­ret­le olur­sa ol­sun balık sayd­gahı te­sis eden­ler ef’­a­li mezkûre­den ta­had­düs ede­cek za­rar ve zi­yanı taz­min­den ma­a­da ma­hallî mülkî amir ta­rafından iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 2-  1332 ta­rih­li Ame­li­yatı İska­i­ye İşlet­me Ka­nu­nu Mu­vak­katının 33 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının bağla­ma cüm­le­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.“Bi­la­mü­sa­a­de mec­ra­ların ta­ra­feyn süd­de­le­rin­de fet­ha ve me­haz küşat eden­ler ile süd­de­ler üze­ri­ne ta­rik ih­das ey­le­yen­ler ta­hak­kuk ede­cek za­ra­ru­zi­yanın taz­mi­nin­den ma­a­da ma­hallî mülkî amir ta­rafından beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. An­cak, ve­ri­len pa­ra ce­zasının mik­tarı  mey­da­na ge­len za­rar ve zi­yan­dan az ola­maz.” 

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun(107 nci maddesinin ikinci fıkrası) 

MAD­DE 160- 21/7/1953 ta­rih­li ve 6183 sayılı Am­me Ala­cak­larının Tah­sil Usu­lü Hakkında Ka­nu­nun 107 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nu­nun tat­bi­kin­de va­zi­fe­li bu­lu­nan kim­se­ler, bu va­zi­fe­le­ri do­layısıyla am­me borç­lu­su­nun ve onun­la il­gi­li kim­se­le­rin şahıslarına, mes­lek­le­ri­ne, işle­ri­ne, mu­a­me­le ve he­sap du­rum­larına ait öğren­dik­le­ri sırlar­la, giz­li kal­ması lazım ge­len diğer hu­sus­ları ifşa et­tik­le­ri tak­dir­de Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 239 un­cu mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 161- 6183 sayılı Ka­nu­nun 108 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir

.“Bu mad­de hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden­ler üç ay­dan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılırlar.”

MAD­DE 162- 6183 sayılı Ka­nu­nun 110 un­cu mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının (2) nu­ma­ralı ben­di aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“2. Giz­le­ye­rek, kaçıra­rak mu­va­za­a yo­lu ile başkasının uh­de­si­ne ge­çi­re­rek ve­ya aslı ol­ma­yan borç­lar ik­rar ede­rek, ya­hut alındılar ve­re­rek ger­çeğe aykırı  su­ret­te, varlığını yok eder ve­ya azaltır ve ge­ri ka­lan mal­lar bor­cu karşıla­ma­ya yet­mez­se altı ay­dan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 163- 6183 sayılı Ka­nu­nun 111 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 111- Bu Ka­nu­na gö­re is­te­nen mal bil­di­ri­mi­ni ger­çeğe aykırı su­ret­te ya­pan­lar­la, yaşayış tarz­ları mal bil­di­ri­mi­ne uy­ma­yan­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 164- 6183 sayılı Ka­nu­nun 112 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 112- Usu­lü da­i­re­sin­de mal bil­di­ri­min­de bu­lun­duk­tan son­ra, edi­ni­len mal­lar­la, her tür­lü mal­larında, ka­zanç ve ge­lir­le­rin­de olan art­ma­ları 61 in­ci mad­de hü­küm­le­ri ge­reğin­ce za­manında bil­dir­me­mek su­re­tiy­le am­me ala­cağının tah­si­li­ni en­gel­le­miş ve­ya zor­laştırmış olan­lar bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 165- 6183 sayılı Ka­nu­nun 113 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 113- Am­me borç­lu­su­na ait el­le­rin­de bu­lun­dur­duk­ları mal­ları 55 in­ci mad­de­nin son fıkrası ge­reğin­ce yapılan ta­le­be rağmen bil­dir­me­yen­ler altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 166- 6183 sayılı Ka­nu­nun 114 ün­cü mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “Bu va­zi­fe­yi mak­bul bir öz­re da­yan­ma­dan za­manında ye­ri­ne ge­tir­me­yen­ler el­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

At Yarışları Hakkında Kanun

MAD­DE 152- 10/7/1953 ta­rih­li ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7-  Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak her şekil ve su­ret­te müşte­rek ba­his­ler ve­ya yarış pi­yan­go­su ter­tip ve tan­zim eden­ler ve bun­la­ra ait her tür­lü ev­rakı mat­ba­a, tek­sir, dak­ti­lo, fo­to­ko­pi ve sa­ir su­ret­ler­de dü­zen­le­yen­ler ve dü­zen­le­ten­ler, sa­tan­lar, dağıtan­lar, sattıran­lar ve­ya dağıttıran­lar, üç ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu su­çun bir tü­zel kişinin fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si hâlin­de ayrıca tü­zel kişile­re öz­gü gü­ven­lik ted­bir­le­ri­ne hük­mo­lu­nur.Su­çun; at sa­hi­bi, an­tre­nör, jo­key, jo­key ya­mağı, se­yis ve sa­ir yarış hiz­met­li­le­ri ile bir­lik­te işlen­me­si ha­lin­de, ve­ri­le­cek ha­pis ce­zası altı ay­dan az ola­maz. Hak­larında bu ne­den­le so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma başlatılan bu kişile­rin Ko­mi­ser­ler Ku­ru­lu ka­rarı ile yarış yer­le­ri­ne, hi­pod­rom­la­ra ve yarışlar­la il­gi­li ma­hal ve te­sis­le­re gir­me­le­ri ya­sak­lanır. Ko­mi­ser­ler Ku­ru­lun­ca yarış yer­le­ri­ne gir­me­le­ri ya­sak­la­nan kim­se­le­rin isim­le­ri ve kim­lik­le­ri yarış mü­es­se­se­si ve ma­hal­li mül­ki amir­le­re yazılı ola­rak bil­di­ri­lir.”

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun(11 inci maddesinin beşinci fıkrası ile ek 2 nci maddesi) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun(11.maddesinin beşinci fıkrası ile ek ikinci maddesi) 

MAD­DE 153- 10/7/1953 ta­rih­li ve 6136 sayılı Ateşli Si­lah­lar ve Bıçak­lar ile Diğer Alet­ler Hakkında Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si­nin ikin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“An­cak, Cum­hur­başkanı, Başba­kan, Ge­nel­kur­may Başkanı, Hü­kü­met Üye­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Üye­le­ri, Kuv­vet Ko­mu­tan­ları, Jan­dar­ma Ge­nel Ko­mu­tanı, Cum­hur­başkanlığı Ge­nel Sek­re­te­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Ge­nel Sek­re­te­ri, Başba­kanlık ile İçişle­ri Ba­kanlığı müs­teşar­ları, Sa­vun­ma Sa­na­yii Ge­liştir­me ve Des­tek­le­me İda­re­si Müs­teşarı, Em­ni­yet Ge­nel Mü­dü­rü, Sa­hil Gü­ven­lik Ko­mu­tanı, Cum­hur­başkanlığı Ge­nel Sek­re­ter yardımcıları, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Ge­nel Sek­re­ter yardımcıları ve bu gö­rev­ler­de bu­lun­muş olan­ların ruh­sat­larında sü­re kaydı aran­maz.”

MAD­DE 154- 6136 sayılı Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin yedinci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ateşli si­lah­la işle­nen suç­lar­dan hü­küm­lü bu­lu­nan­lar ile tak­sir­li suç­lar ha­riç ol­mak üze­re bir yıldan ve­ya bu Ka­nun kap­samına gi­ren suç­lar­dan do­layı altı ay­dan faz­la ha­pis ce­zasına mahkûm olan­la­ra, af­fa uğramış ol­sa­lar bi­le ateşli silâh taşıma ve bu­lun­dur­ma iz­ni ve­ri­le­mez.”

MAD­DE 155- 6136 sayılı Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 12- Her kim bu Ka­nu­nun kap­samına gi­ren ateşli si­lah­lar­la bun­la­ra ait mer­mi­le­ri ül­ke­ye so­kar ve­ya sok­ma­ya kalkışır ve­ya bun­ların ül­ke­ye so­kul­masına aracılık eder ve­ya bun­ları 29/6/2004 ta­rih­li ve 5201 sayılı Harp Araç ve Ge­reç­le­ri ile Silâh, Mü­him­mat ve Pat­layıcı Mad­de Üre­ten Sa­na­yi Ku­ru­luşlarının De­ne­ti­mi Hakkında Ka­nun hü­küm­le­ri dışında ül­ke­de ya­par ve­ya bu su­ret­le ül­ke­ye so­kul­muş ve ül­ke­de yapılmış olan ateşli si­lah­ları ve­ya mer­mi­le­ri bir yer­den diğer bir ye­re taşır ve­ya yol­lar ve­ya taşıma­ya bi­le­rek aracılık eder, sa­tar ve­ya sat­ma­ya aracılık eder­se ve­ya bu amaç­la bu­lun­du­rur­sa beş yıldan oni­ki yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.Bi­rin­ci fıkra­da yazılı suç­ları üçün­cü fıkra­da­ki hal dışında iki ve­ya da­ha çok kişinin bir­lik­te işle­me­le­ri ha­lin­de, fa­il­ler hakkında se­kiz yıldan on­beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den on­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.Bi­rin­ci fıkra­da­ki fi­il­le­rin, suç işle­mek amacıyla ku­rul­muş bir ör­gü­tün fa­a­li­ye­ti çer­çe­ve­sin­de işlen­me­si ha­lin­de, ve­ri­le­cek ce­za­lar bir kat artırılır.Ateşli si­lahın tü­fek ve­ya se­ri ateşli kısa sü­re­de çok sayıda ve et­ki­li bi­çim­de mer­mi ata­bi­len tam oto­ma­tik ve­ya dür­bün­lü ta­ban­ca ve­ya bu fıkra­da sayılan­ların ben­zer­le­ri ol­ması ya da bu ni­te­liği taşıma­yan ateşli si­lah­lar ve­ya her tür­lü mer­mi­le­rin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de yu­karıda­ki fıkra­lar­da yazılı ce­za­lar yarı oranında artırıla­rak hük­mo­lu­nur.Dör­dün­cü fıkra­da ni­te­liği be­lir­ti­len ateşli si­lah­lar ile ben­zer­le­ri­nin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de bi­rin­ci, ikin­ci ve üçün­cü fıkra­lar­da yazılı ce­za­lar bir kat artırıla­rak hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 156- 6136 sayılı Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 13- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak ateşli si­lah­lar­la bun­la­ra ait mer­mi­le­ri satın alan ve­ya taşıyan­lar ve­ya bu­lun­du­ran­lar hakkında bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ve otuz gün­den yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.Ateşli si­lahın, bu Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrasında sayılan­lar­dan ol­ması ya da silâh ve­ya mer­mi­le­rin sayı ve­ya ni­te­lik bakımından va­him ol­ması ha­lin­de beş yıldan se­kiz yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.Bu Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrasında sayılan­lar dışında­ki ateşli si­lahın bir adet ol­ması ve mu­tat sayıda­ki mer­mi­le­ri­nin ev ve­ya işye­rin­de bu­lun­du­rul­ması ha­lin­de ve­ri­le­cek ce­za bir yıldan iki yıla ka­dar ha­pis ve yir­mi­beş gün­den yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıdır.Ateşli si­lah­la­ra ait mer­mi­le­rin pek az sayıda bu­lun­du­rul­masının ve­ya taşınmasının mah­ke­me­ce va­him ola­rak tak­dir edil­me­me­si du­ru­mun­da hük­mo­lu­na­cak ce­za altı aya ka­dar ha­pis ve yüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıdır.Ku­ru sıkı ta­bir edi­len ses ve­ya gaz fişeği ya da ben­zer­le­ri­ni ata­bi­len ta­ban­cayı, tek­nik özel­lik­le­rin­de değişik­lik ya­pa­rak öl­dür­me­ye el­ve­rişli si­lah ha­li­ne dö­nüştü­ren kişi, bu mad­de­nin bi­rin­ci fıkrası hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

MAD­DE 157- 6136 sayılı Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 14- Her kim, bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak 4 ün­cü mad­de­de yazılı olan bıçak ve­ya başka­ca alet­ler ya­hut ben­zer­le­ri­ni ül­ke­ye so­kar, sok­ma­ya kalkışır ve­ya bun­ların ül­ke­ye so­kul­masına aracılık eder ve­ya bun­ları ül­ke­de ya­par ve­ya bir yer­den diğer bir ye­re taşır ve­ya yol­lar ve­ya taşıma­ya aracılık eder­se iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve iki­yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır. Suç ko­nu­su bıçak ve alet­le­rin  ni­te­liği ve­ya sayı ola­rak azlığı ha­lin­de ve­ri­le­cek ce­za yarısına ka­dar in­di­ri­lir.Bi­rin­ci fıkra­da­ki ey­lem­le­ri işle­mek amacı ile teşek­kül ku­ran­lar ile yö­ne­ten­ler ve­ya teşek­kü­le men­sup olan­lar ta­rafından sö­zü ge­çen fıkra­da yazılı suç­lar işle­nir­se fa­il­ler hakkında beş yıldan on yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den on­bin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur. Bi­rin­ci fıkra­da yazılı suç­ları ikin­ci fıkra­da­ki hal dışında iki ve­ya da­ha çok kişinin bir­lik­te işle­me­le­ri ha­lin­de, bi­rin­ci fıkra­ya gö­re ve­ri­le­cek ce­za­lar bir kat artırılır.Bu mad­de kap­samına gi­ren bıçak ve başka­ca alet­le­rin ve­ya ben­zer­le­ri­nin mik­tar bakımından va­him ol­ması ha­lin­de yu­karıda­ki fıkra­la­ra gö­re hük­mo­lu­na­cak ce­za­lar yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 158- 6136 sayılı Ka­nu­nun 15 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miş ve mad­de­ye aşağıda­ki fıkra ek­len­miştir.

“Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ola­rak 4 ün­cü mad­de­de yazılı olan bıçak ve­ya diğer alet­le­ri ve­ya ben­zer­le­ri­ni sa­tan­lar, sat­ma­ya aracılık eden­ler, satın alan­lar, taşıyan­lar ve­ya bu­lun­du­ran­lar hakkında altı ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve yir­mi­beş gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur.”“Bu Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si­nin üçün­cü fıkrasında yazılı olan yiv­li ve yiv­siz si­lah­lar­la bıçak ve diğer alet­le­ri, hal ve şart­la­ra gö­re sırf saldırıda kul­lan­mak amacıyla taşıyan­lar, üç aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 159- 6136 sayılı Ka­nu­nun ek 1 in­ci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrasında yer alan “264” iba­re­si “174” şek­lin­de ve dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“(A), (B) ve (C) bent­le­rin­de sayılan yer­le­re si­lah­la gi­ren ve­ya bu­ra­lar­da silah taşıyan kişiler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile ce­za­landırılır. Ayrıca, bu kişilerin silah ruh­sat­ları bu­lun­dur­ma­ya çev­ri­lir. Önödeme veya mahkûmiyet kararındaki  adlî para cezasının infaz edildiği veya düştüğü tarihten itibaren beş yıllık süre geçmediği  takdirde, bu kişilere taşıma ruhsatı verilmez.”

 Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun  

MADDE 375- 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 11- 4 üncü maddede belirtilen kuruluş iznini veya 5 inci maddede belirtilen faaliyet iznini almadan bu Kanun kapsamına giren yivsiz tüfek, nişan tüfek ve tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar veya işletenler veya işyerleri ya da ikametgahlarında söz konusu silâhları imal edenler veya 6 ncı maddede belirtilen esaslara aykırı olarak yapan veya satanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 376- 2521 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 12- 7 nci ve 8 inci maddelerde belirtilen imalat ve satış listeleri ile belgelerini süresi içinde vermeyen veya imalat ya da satışını bildirmeyen imalatçı ve satıcılara, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Yivsiz tüfek satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan satıcılara, ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

MADDE 377- 2521 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 13- Mülkiyeti kendisine ait olup olmadığına bakılmaksızın; yivsiz tüfek ruhsatnamesi olmadan yivsiz av tüfeği bulunduran kişiye elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca ruhsatname işlemleri tamamlanıncaya kadar tüfek muhafaza altına alınır. Muhafaza altına alındıktan itibaren bir ay içinde ruhsatname işlemlerinin tamamlanmaması veya menşeini ispata yarar belge ibraz edilmemesi hâlinde, tüfeğin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Ruhsatlı yivsiz av tüfeğini, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bir başkasına veren kişiye de elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.

Avukatlık Kanunu 

MADDE 326- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,”

MADDE 327- 1136 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen birinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Emeklilik ve istifa gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan adlî, idarî ve askerî yargı hâkim ve savcıların son beş yıl içinde hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerin yargı çevresinde görevden ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır. Yüksek yargı ve bölge mahkemeleri hâkim ve savcıları ile raportörlerinin son beş yıl içinde münhasıran hizmet gördükleri mahkeme veya dairelerde, buralardan ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.”

MADDE 328- 1136 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Staj isteminde bulunan tarafından verilen bildiri kağıdının hilafı ortaya çıktığı takdirde adaya Cumhuriyet savcısı tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 329- 1136 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.”

MADDE 330- 1136 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Aslı olmayan vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

 MADDE 331- 1136 sayılı Kanunun 58 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 58- Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez.”

 MADDE 332- 1136 sayılı Kanunun 61 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suçüstü hali: MADDE 61- Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü halinde soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre yapılır.”MADDE 333- 1136 sayılı Kanunun 62 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Görevi kötüye kullanma:MADDE 62- Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.”

MADDE 334- 1136 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

MADDE 335- 1136 sayılı Kanunun 150 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 150- Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır.Usulüne göre çağırılıp da hukuken geçerli bir mazereti olmaksızın gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Baronun bulunduğu il merkezindeki sulh ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.”

 MADDE 336- 1136 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı görevleriyle bağlantılı olarak işlenen suçlar kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.” 

 
B Harfi İle Başlayanlar Yazdır

Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun

 MAD­DE 147- 13/6/1952 ta­rih­li ve 5953 sayılı Basın Mes­leğin­de Çalışan­lar­la Çalıştıran­lar Arasında­ki Mü­na­se­bet­le­rin Tan­zi­mi Hakkında Ka­nu­nun 26 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 26- 

 a) Çalıştırdığı ga­ze­te­ci ile 4 ün­cü mad­de­de gös­te­ri­len şekil­de yazılı iş ak­di yap­ma­yan işve­re­ne be­her mu­ka­ve­le için ye­di­yüz Türk Li­rası,  

b) 6 ncı mad­de­nin ikin­ci fıkrasında bah­si ge­çen taz­mi­natı ga­ze­te­ci­ye öde­me­yen işve­re­ne iki­bin­beşyüz Türk Li­rası,  

c) 18 in­ci mad­de­de yazılı ölüm taz­mi­natını hak sa­hip­le­ri­ne öde­me­yen işve­re­ne iki­bin­beşyüz Türk Li­rası,idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir, ayrıca yu­karıda­ki (b) ve­ya (c) bent­le­rin­de yazılı taz­mi­nat­lar da hak sa­hip­le­ri­ne öde­nir.”

MAD­DE 148- 5953 sayılı Ka­nu­nun 27 nci mad­de­sin­de yer alan “bir­mil­ya­ri­ki­yüz­mil­yon li­ra” iba­re­si “bin­beşyüz Türk Li­rası” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 149- 5953 sayılı Ka­nu­nun 29 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. “MAD­DE 29- Ga­ze­te­ci­ye bu Ka­nu­nun 21 in­ci mad­de­sin­de yazılı yıllık iz­ni ver­me­yen ve­ya iz­ni ver­miş olup  da  izin  müd­de­ti­ne  ait üc­re­ti öde­me­yen işve­re­ne, yıllık izin ver­me­diği ve­ya izin sü­re­si­ne ait üc­ret­le­ri öde­me­diği kim­se­nin izin müd­de­ti­ne te­ka­bül eden üc­ret­ler ye­ku­nu­nun üç katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir; ayrıca ga­ze­te­ci­ye öden­me­si ge­re­ken üc­ret top­lamı, iki kat ola­rak öde­nir.”

MAD­DE 150- 5953 sayılı Ka­nu­nun 30 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. “MAD­DE 30- Bu Ka­nu­nun 25 in­ci mad­de­si hük­mü­ne aykırı ha­re­ket eden işve­re­ne iki­bin­beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları, o ye­rin Çalışma ve Sos­yal Gü­ven­lik Ba­kanlığı böl­ge mü­dü­rü ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 151- 5953 sayılı Ka­nu­nun ek 3 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir. “EK  MAD­DE 3- Bu Ka­nu­nun ek 1 in­ci mad­de­sin­de yazılı faz­la sa­at­ler­le çalışma üc­ret­le­ri­ni ga­ze­te­ci­ye öde­me­yen ve­ya mez­kur mad­de­de yazılı zam had­le­rin­den da­ha aşağı he­sap et­mek su­re­tiy­le öde­yen işve­re­ne, öde­me­diği faz­la sa­at üc­ret­le­ri tu­tarının ve­ya ek­sik öde­diği üc­ret­ler tu­tarının beş katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununu

MAD­DE 81- 21/6/1934 ta­rih­li ve 2527 sayılı Bas­ma Yazı ve Re­sim­le­ri Der­le­me Ka­nu­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 10- Ve­ril­me­si mec­bu­ri olan bas­ma yazı ve re­sim­le­ri müd­de­ti için­de ver­me­yen­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, ve­ril­me­si ge­re­ken bas­ma yazı ve re­sim­le­re el­ko­nu­la­rak Mil­li Eğitim Ba­kanlığına dev­re­dil­mek üze­re mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.”

 Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında KanunuMAD­DE 93- 17/12/1937 ta­rih­li ve 3284 sayılı Bazı Ma­den Hur­da­larının Dışarı Çıkarılmasının Ya­sak Edil­me­si ve Satın Alınması Hakkında Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 7- Ya­sak­lanmış ol­masına rağmen, 1 in­ci mad­de­de yazılı hur­da­ları;

a) Yurt dışına çıkar­ma­ya teşeb­büs eden­le­re bin  Türk Li­rasından on­bin Türk Li­rasına ka­dar,

b)Yurt dışına çıka­ran­la­ra hur­danın pi­ya­sa değeri­nin iki katı,idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, bi­rin­ci fıkranın (a) ben­din­de sayılı ka­ba­hat ko­nu­su eşya­ya el­ko­nu­lur ve mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir.Bu mad­de­de yazılı olan idarî yaptırım ka­rar­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir. Mül­ki­ye­ti­nin ka­mu­ya ge­çi­ril­me­si­ne ka­rar ve­ri­len hur­da, as­kerî fab­ri­ka­la­ra tes­lim edi­lir.”

Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanun

MAD­DE 268- 12/9/1960 ta­rih­li ve 80 sayılı 1580 sayılı Be­le­di­ye Ka­nu­nu­nun 15 in­ci Mad­de­si­nin 58 in­ci Ben­di­ne Tev­fi­kan Be­le­di­ye­ler­ce Ku­ru­lan Top­tancı Ha­l’­le­ri­nin Su­re­ti İda­re­si Hakkında Ka­nu­nun 4 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 4- Bu Ka­nun ile bu Ka­nu­na is­ti­na­den yü­rür­lüğe ko­nu­lan yö­net­me­lik esas­larına aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında be­le­di­ye en­cü­men­le­rin­ce;

a) Bin Türk Li­rasından on­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zasına,

b) Üç se­ne­ye ka­dar hal da­hi­lin­de fa­a­li­yet­ten me­n’­e, ka­rar ve­ri­lir.Hal da­hi­lin­de bir ay­dan faz­la fa­a­li­yet­ten men edi­len­le­rin ha­l’­de­ki yer­le­ri ge­ri alına­rak başka­larına tah­sis edi­le­bi­lir. Satış mev­zu­u mal­ların ne su­ret­le tas­fi­ye edi­le­ceği yö­net­me­lik­ler­de gös­te­ri­lir.”

Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu 

MADDE 485- 28/3/2001 tarihli ve 4

632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun  8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“3. Müflis veya konkordato ilan etmiş olmaması, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”

MADDE 486- 4632 sayılı Kanunun 22 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“İdarî yaptırımlar

MADDE 22- Konularına göre Müsteşarlık veya Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek suretiyle bu Kanuna tâbi gerçek ve tüzel kişilere, bu Kanunun;

a) 4 üncü maddesi hükümlerine aykırı emeklilik sözleşmesi düzenlenmesi halinde üçbin Türk Lirası,

b) 5 inci maddesinde öngörülen aktarma yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

c) 5 inci maddesinde öngörülen yatırıma yönlendirme yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

d) 6 ncı maddesinde öngörülen ödeme veya aktarma yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

e) 6 ncı maddesinin son fıkrasında öngörülen tasdik yükümlülüğünün yerine getirilmeden sözleşmelerin uygulamaya konulması halinde üçbin Türk Lirası,

f) 7 nci maddesinde öngörülen katılımcı tarafından ödenecek giderler veya ücretler konusunda bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası,

g) 10 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen kavramların kullanılması halinde yedibinbeşyüz Türk Lirası,

h) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak ilan ve reklam faaliyetinde bulunulması halinde onbeşbin Türk Lirası,

ı) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen katılımcılara bilgi verilmesi yükümlülüğüne aykırılık halinde ikibin Türk Lirası

,j) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen sorumlulukların yerine getirilmeme

si halinde üçbin Türk Lirası,

k) 11 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunulması veya aracılık hizmeti sağlanması hallerinde altıbin Türk Lirası,

l) 12 nci maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen nitelikleri haiz olmayan kişilerin çalıştırılması halinde onbeşbin Türk Lirası,

m) 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde üçbin Türk Lirası,

n) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen kişilerin yasaklanan görevlerde çalıştırılması halinde onbeşbin Türk Lirası,

o) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak anasözleşme değişikliklerinin tescil edilmesi halinde onbeşbin Türk Lirası,

p) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı olarak malvarlıklarının devri veya bir başka şirketle birleşilmesi halinde onbeşbin Türk Lirası,

r) 21 inci maddesinde öngörülen bağımsız dış denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde onbeşbin Türk Lirası,

s) Bakanlık, Müsteşarlık ve Kurul tarafından alınan kararlara, çıkarılan yönetmelik ve tebliğler ile yapılan diğer düzenlemelere uyulmaması halinde, yukarıdaki fıkralarda, sigortacılık mevzuatı ve sermaye piyasası mevzuatında öngörülmüş bir cezanın olmadığı hallerde ikibin Türk Lirası,idarî para cezası verilir.Yukarıda belirtilen idarî para cezalarının uygulanmasından önce ilgili kuruluş veya kişilerin savunmaları alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde savunma verilmemesi halinde savunma hakkından feragat edildiği kabul edilir.İdarî para cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin tekrarı halinde, verilen para cezası iki katı, izleyen tekrarlarda üç katı artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezasının verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz.

Bu Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen suçu işleyenler hakkında kanunî kovuşturmaya geçilmekle birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Müsteşarlığın talebi üzerine valiliklerce bunların işyerleri geçici olarak kapatılır; ilan ve reklamları durdurulur ya da toplatılır.

MADDE 487- 4632 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“Ceza sorumluluğu

MADDE 23- Bu Kanuna göre gereken izinleri almaksızın emeklilik faaliyetinde bulunan veya ticaret unvanları ve her türlü belgeleri ve ilan ve reklamları ve kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda bu Kanunda belirtilen kuruluşların adını kullanan ya da 10 uncu madde hükümlerine aykırı olarak bu Kanunda düzenlenen faaliyetlerde bulundukları izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve üçyüz günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca idarî tedbir olarak bu faaliyetlerin yürütülmesine mani olunur.Şirketin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile imza yetkisini haiz mensupları, portföy yönetim şirketinin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile imza yetkisini haiz mensupları, görevleri dolayısıyla kendilerine tevdi olunan veya muhafazaları, denetimleri ve sorumlulukları altında bulunan şirkete ait para veya diğer varlıkları zimmetine geçirirlerse, Türk Ceza Kanununun, zimmet suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza beşte bir oranında artırılır.Bu Kanunda gösterilen yetkili mercilerin ve denetim görevlilerinin istedikleri bilgi ve belgeleri vermeyen ya da denetim görevlilerinin görevlerini yapmalarına engel olan gerçek kişilerle tüzel kişilerin görevli ve ilgilileri bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu Kanuna tâbî gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanunda gösterilen merciler ile denetim görevlilerine, mahkemelere ve diğer resmi dairelere hitaben düzenledikleri veya yayımladıkları belgelerde yapılan gerçeğe aykırı beyanlarından dolayı bunları veya bunların düzenlenmesine esas olan her türlü belgeleri imzalayanlar hakkında, Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılır. Bu Kanuna tâbî kuruluşların itibarını kırabilecek veya servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olan ya da bu yolda asılsız haber yayanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. İsimleri belirtilmese dahi bu Kanuna tâbi kuruluşların güvenilirliği konusunda kamuoyunda tereddüte yol açarak bu kuruluşların malî bünyelerinin olumsuz etkilenmesine neden olabilecek nitelikte asılsız haberleri yukarıda belirtilen araçlarla yayınlayanlar dörtyüz günden üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun uygulanmasında ve uygulanmasının denetiminde görev alanlar, görevleri sırasında bu Kanun kapsamında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler, bunların iştirakleri ve kuruluşları ile katılımcıya ait öğrendikleri sırları, bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamazlar ve kendi yararlarına kullanamazlar. Bu yükümlülük bu kişilerin görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. Bu yükümlülüğe uymayan kimseler Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır. Bu Kanuna tâbi kuruluşların mensupları ve diğer görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla bu Kanuna tâbi kuruluşlara veya emeklilik sözleşmesi ile ilgili kişilere ait öğrendikleri sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. Bu madde hükmüne aykırı davrandığı tespit edilen kişiler Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır. Bu maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında yazılı kişiler, öğrendikleri sırları kendileri ya da başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklarlarsa, haklarında Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

MADDE 488- 4632 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Soruşturma ve kovuşturma usulü

MADDE 24- Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, konularına göre Müsteşarlık veya Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Cumhuriyet savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, Müsteşarlık veya Kurul, Ceza Muhakemesi Kanununa göre kendisine tebliğ edilecek bu kararlara karşı itiraza yetkilidir. Bu fıkra uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu davalarında, Müsteşarlık veya Kurulun başvuruda bulunması hâlinde, bunlar başvuru tarihinde katılan sıfatını kazanırlar.” 

 
<< Baslangıç < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 241 - 248 in 456
www.hukukevi.net on Facebook

HUKUKEVİ AVUKATLIK & DANIŞMANLIK BÜROSU

Tunus Cad. No:61/8 Kavaklıdere Çankaya/ANKARA

Tel: 0312 466 95 21

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image