M.Kemal Atatürk

Adalet, mülkün temelidir.

 

Misyonumuz

Siz değerli ziyaretçilerimizi hukuk alanında en iyi şekilde bilgilendirmek ve yardımcı olmaktır.

Anasayfa arrow Hukuk Arşivi
Hukuk Arşivi
Ö Harfi İle Başlayanlar Yazdır
Öğle Dinlenmesi Kanunu 

MAD­DE 176- 2/3/1954 ta­rih­li ve 6301 sayılı Öğle Din­len­me­si Ka­nu­nu­nun 7 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 7- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne mu­ha­lif ola­rak müs­tah­dem ve işçi­le­ri­ne öğle din­len­me­si yaptırma­yan işve­ren ve­ya işve­ren ve­kil­le­ri­ne yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si­ne mu­ha­lif ha­re­ket eden işve­ren ve­ya işve­ren ve­ki­li­ne, müs­tah­dem ve­ya işçi ka­zanç­larının ve­ya bu kim­se­le­re ait sa­ir hak­ların da­ha aşağı had­le­re in­di­ril­me­sin­den do­layı müs­tah­dem ve­ya işçi­le­rin uğradıkları za­rarın iki katı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu mad­de­de­ki idarî pa­ra ce­za­larını ver­me­ye be­le­di­ye en­cü­me­ni yet­ki­li­dir.”

Öğrencilerle İlgili Bazı Basılı Evrakın Milli Eğitim Bakanlığınca Hazırlanması, Bastırılması ve Satılması Hakkında Kanun  

MADDE 418- 25/7/1983 tarihli ve 2866 sayılı Öğrencilerle İlgili Bazı Basılı Evrakın Milli Eğitim Bakanlığınca Hazırlanması, Bastırılması ve Satılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 5- Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren, Milli Eğitim Bakanlığı veya Milli Eğitim Bakanlığı Vakfı dışında, bu Kanun kapsamına giren basılı evrakı, basmak veya satmak veya satın almak yasaktır.

Bu yasaklara aykırı davrananlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

 Ölçüler ve Ayar Kanunu 

MADDE 461- 11/1/1989 tarihli ve 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 15 inci maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 15- a) Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen istisna dışında, resmi ve özel sözleşmelerde, her türlü evrak, belge ve ilanlar ile miktar belirtilen etiketlerde ve kanunlara göre tutulan defterlerde uluslararası birimleri kullanmayan kişiye ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

b) Yurt içinde ölçü ve ölçü aleti yapan fabrika ve imalathanelerle tamir atölyelerinde, yapılan veya tamir edilen ölçü ve ölçü aletleri için Bakanlıkça tespit edilen esaslar dahilinde ve örneğine uygun, tasdikli imalat defteri tutmayan kişiye beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

c) Damgası kopmuş, bozulmuş, damga süresi dolmuş ölçü aletini kullanan kişiye, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

d) Yetkisiz olduğu halde, bu Kanun kapsamına giren ölçü aletlerinin bakım ve tamirini yapan kişiye, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

e) Ayarı doğru olmayan ölçü aletlerini kullanan kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

f) Ambalajında belirtilen veya yetkili makamlarca tespit edilen miktarlara uymayan bir malı üreten, satışa arzeden veya satan kişiye bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

g) Bu Kanun hükümleri gereğince Bakanlıkça tespit edilen tarifeler üstünde ücret talep eden veya alanlara beşyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bu idarî yaptırımlara Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürü tarafından karar verilir.”

MADDE 462- 3516 sayılı Kanunun 16 maddesi  aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Uluslararası birimler sistemine göre yapılmamış olan veya bu sisteme göre imal edilmiş olmakla beraber nitelikleri bakımından bu Kanun hükümlerine uygun bulunmayan ölçü ve ölçü aletlerini ticaret maksadıyla imal eden, ithal eden, satan, satışa arzeden, satın alan, bulunduran veya bu özelliğini bilerek nakleden kişi, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Damgalanmamış ölçü ve ölçü aletlerini satan, satışa arzeden veya ticari ilişkide kullanan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ayarının doğru olmadığını bildiği aletle ölçü yapan ve bu suretle haksız menfaat temin eden kişi, Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun(10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi) 

MADDE 544- 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 7 nci maddesinin (c), (d), (j) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 “c) Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama.

d) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama.

j) Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine göre yakalama.

k) Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma.”

MADDE 545- 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.”

MADDE 546- 5188 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Suçlar ve cezalar

MADDE 19- Bu Kanunda öngörülen adlî suçlar ve cezalar şunlardır:

a) Bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik iznini almadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

b) Bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine, bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik birimi oluşturan kurum ve kuruluşların yöneticileri, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik eğitimi veren kurum ve kuruluşların yöneticileri, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu şekilde cezalandırılan kişiler, özel güvenlik şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici olamazlar.

c) Bu Kanunun 11 inci maddesine göre çalışma izni verilmeyen kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yetkilileri, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silâhlı olarak çalıştırılmış olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

d) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her kişi için yüzelli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

e) Bu Kanunda belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik hizmeti veya özel güvenlik eğitimi verdiğini ilân eden veya reklam yapan kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri, altı aya kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 547- 5188 sayılı Kanunun 20 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezasını gerektiren fiiller

MADDE 20- Bu Kanunda öngörülen idarî para cezasını gerektiren fiiller şunlardır:

a) 17 nci maddede belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silâhını bu Kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik kartını başkasına kullandıran özel güvenlik görevlisine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu kişilerin çalışma izni  valilikçe iptal edilir. Bu kişiler bir daha özel güvenlik görevlisi olamazlar.

b) Diğer kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik hizmetini 5 inci maddede belirtilen süre içinde ilgili valiliğe bildirmeyen özel güvenlik şirketlerine her bildirim için bin Türk Lirası,

c) 6 ncı madde uyarınca mülkî idare amirlerince istenen ilave tedbirleri almayan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası,

d) 22 nci madde gereğince tespit edilip giderilmesi istenen eksiklikleri gidermeyen kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası,

e) Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için bin Türk Lirası,

f) 11 inci maddenin ikinci fıkrası ile 12 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirimleri süresinde yerine getirmeyenlere bin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”

MADDE 548- 5188 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- Özel hukuk tüzel kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Özel güvenlik malî sorumluluk sigortasına ilişkin esas ve usuller Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.

Bu maddede öngörülen özel güvenlik malî sorumluluk sigortası, Türkiye’de ilgili branşta çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğe uymayan sigorta şirketlerine Hazine Müsteşarlığınca sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 549- 5188 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 23- Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.

Özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.”

MADDE 550- 5188 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 25- Bu Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen ruhsat harçlarına ilişkin miktarlar her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranına göre artırılır.”

Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu 

MADDE 471- 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 7 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu yasaklara aykırı hareket edenler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı, edinilen haksız kazancın üç katından az olamaz.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışan personel ve sözleşmeli olarak çalıştırılan personel, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılırlar ve bu personelin özelleştirilmenin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilânço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı haklarında Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Üçüncü Kısım Dördüncü Bölüm ile Dördüncü Kısım Birinci Bölüm altında yer alan suçlara ilişkin hükümler uygulanır.”

 
P Harfi İle Başlayanlar Yazdır
Pamuk Islahı Kanununu 

MAD­DE 82- 27/1/1936 ta­rih­li ve 2903 sayılı Pa­muk Is­lahı Ka­nu­nu­nun 7 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı ha­re­ket eden­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından üç­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

 Petrol Kanunu 

MAD­DE 177- 7/3/1954 ta­rih­li ve 6326 sayılı Pet­rol Ka­nu­nu­nun 124 ün­cü mad­de­si­nin (1) ve (2) nu­ma­ralı fıkra­ları aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “1. Mü­sa­a­de is­tih­sal et­me­den je­o­lo­jik is­tikşaf ya­pan­lar altı aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

2. Ara­ma ruh­sat­na­me­si, işlet­me ruh­sat­na­me­si ve­ya bel­ge al­maksızın je­o­lo­jik is­tikşaf­tan gay­ri pet­rol ame­li­ye­le­ri­ni ya­pan­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ve adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 178- 6326 sayılı Ka­nu­nun 125 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 125- 1. Bu Ka­nu­na gö­re is­raf ve­ya teh­li­ke­li fi­il­le­ri ya­pan­la­ra, bu fi­il­le­ri tes­pit olu­na­cak bir sü­re için­de dur­dur­ma­ları için, Ge­nel Mü­dür­lük ta­rafından emir ve­ri­lir. Bu sü­re­nin so­nun­da is­raf ve­ya teh­li­ke­li fi­il de­vam eder­se, de­vam et­tiği her gün için fa­il­le­re beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

2. Yu­karıda yazılı fi­il­ler­den do­layı önem­li ve ta­mi­ri ka­bil ol­ma­yan bir ha­sar mey­da­na gel­mişse, fa­il­le­ri­ne, oluşan za­rarın mik­tarı ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. An­cak, bu mik­tar on­bin Türk Li­rasından az ola­maz.”

MAD­DE 179- 6326 sayılı Ka­nu­nun 126 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 126- Bu Ka­nu­nun ver­diği bir hakkın kul­lanılmasına ya­hut bir va­zi­fe­nin ifasına bi­le­rek ve haksız ola­rak mü­da­ha­le eden ve­ya ma­ni olan­lar, altı aya ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 180- 6326 sayılı Ka­nu­nun 127 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 127- Bu Ka­nu­na gö­re yapılan mü­ra­ca­at­lar­da ve mu­a­me­le­ler­de bi­le­rek hi­lafı ha­ki­kat be­yan­da bu­lu­nan­lar, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve­ya adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

 Petrol Piyasası Kanunu 

MADDE 522- 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 19- Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması.

2) Kurumca, 10 uncu madde gereği yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.

3) 9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması.

4) 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali.

b) Aşağıdaki hallerde, sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.

2) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.

3) 4 üncü madde hükümlerinin ihlali.

4) 12 nci maddede yer alan hükümler dahilinde iletim ve depolama tesislerine erişimin dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte biri uygulanır.

Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans gerektirmeyen faaliyet gösterecek hale getirilinceye kadar mühürlenir.

Ceza uygulanan bir fiilin iki takvim yılı geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı halinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.

Kurul tarafından verilen idarî para cezalarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

 Posta Kanunu(61 inci maddesinin üçüncü fıkrası) 

MAD­DE 127- 2/3/1950 ta­rih­li ve 5584 sayılı Pos­ta Ka­nu­nu­nun 56 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 56- 8 in­ci mad­de­de yazılı ya­sağa aykırı ola­rak pos­ta pul­larıyla üc­ret alınmak­ta kul­lanılan değer­li kağıtları sa­tan­la­ra yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve 7 nci mad­de­de yazılı üc­ret al­ma ma­ki­ne­le­ri­ni izin­siz sa­tan ve kul­la­nan­la­ra beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 128- 5584 sayılı Ka­nu­nun 57 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 57- İzin al­ma­dan pos­ta ku­tu­larını, abo­ne ku­tu­larını ve bun­ları aça­cak anah­tar­ları ya­pan­la­ra, bun­ları kul­la­nan­la­ra, taşıtla­ra pos­ta taşıtları şek­li­ni ve­ren­le­re ve­ya bun­ları kul­la­nan­la­ra, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 129- 5584 sayılı Ka­nu­nun 58 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 58- Teh­li­ke­li ol­duk­ları için ka­bu­lü ya­sak olan mad­de­le­ri pos­ta ile gön­de­ren­le­re, fi­i­li suç oluştur­madığı tak­dir­de, dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 130- 5584 sayılı Ka­nu­nun 59 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 59- I- A) Pos­ta te­ke­li altında bu­lu­nan mad­de­le­ri ka­çak ola­rak gö­tü­ren­ler­le bi­le­rek bun­lar­la gön­de­ren­ler,

B) Başka­larının ad­larına olan te­ke­le bağlı mad­de­le­ri bir ara­ya top­layıp pos­ta ile yol­la­yan­lar,

C) 22 nci mad­de hük­mü­nü ih­lal eden­ler,

iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılırlar.

II- Bu se­bep­ler­le ve­ril­me­miş olan pos­ta üc­ret­le­ri de dört kat alınıp dört­te üçü ka­çağı tu­ta­na ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları o ye­rin mülkî ami­ri ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 131- 5584 sayılı Ka­nu­nun 60 ıncı mad­de­si başlığı ile bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“İzin­siz pos­ta fa­a­li­ye­tin­de bu­lu­nul­ması

Pul ve Kıymet­li Kağıtların Bayiler ve Memurlar Vasıtasiyle Sattırılmasına ve Bunlara Satış Aidatı Verilmesine Dair Kanun 

MAD­DE 95- 20/6/1938 ta­rih­li ve 3468 sayılı Pul ve Kıymet­li Kağıtların Ba­yi­ler ve Me­mur­lar Vasıta­siy­le Sattırılmasına ve Bun­la­ra Satış Ai­datı Ve­ril­me­si­ne Da­ir Ka­nu­nun 5 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 5- Pul ve kıymet­li kâğıt ba­yi­liği ya­pa­bil­mek için ma­hal­lin en bü­yük ma­li­ye me­mu­run­dan ruh­sat tez­ke­re­si al­mak şarttır. No­ter­ler ve ken­di­le­ri­ne izin ve­ri­len me­mur­lar bu ka­yid­den müs­tes­nadır.

Ruh­sat tez­ke­re­si al­maksızın pul ve kıymet­li kâğıt sa­tan­la­ra, al­mak­la yü­küm­lü ol­duk­ları ruh­sat tez­ke­re­si res­mi­nin beş mis­li idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

İzin al­maksızın pul ve kıymet­li kâğıt sa­tan me­mur­la­ra, bu­lun­duk­ları ma­hal­le mah­sus ba­yi ruh­sat tez­ke­re­si res­mi­nin beş mis­li idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Pul ve kıymet­li kâğıtları kıyme­tin­den faz­la be­del­le sa­tan­la­ra faz­la be­del­le sattığı pul ve kıymet­li kâğıt be­del­le­ri­nin beş mis­li idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. An­cak, ve­ri­le­cek idarî pa­ra ce­zasının mik­tarı yüz Türk Li­rasından az ola­maz. Tek­rarı hâlin­de ba­yi­le­rin ruh­sat tez­ke­re­si ip­tal edi­lir ve bir da­ha ken­di­le­ri­ne ruh­sat tez­ke­re­si ve­ril­mez.”

MAD­DE 96- 3468 sayılı Ka­nu­nun 6 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 6- 5 in­ci mad­de­de yazılı idarî yaptırımla­ra ka­rar ver­me­ye def­ter­dar ve­ya mal mü­dü­rü yet­ki­li­dir.”

 
R Harfi İle Başlayanlar Yazdır
Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunu(14 üncü maddesi) 

MAD­DE 91- 19/4/1937 ta­rih­li ve 3153 sayılı Ra­di­yo­lo­ji, Ra­di­yom ve Elek­trik­le Te­da­vi ve Diğer Fiz­yo­te­ra­pi Mü­es­se­se­le­ri Hakkında Ka­nu­nun 11 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 11- Mü­te­hassıs ol­duğu hâlde bu Ka­nun­da yazılı mü­es­se­se­ler için izin al­ma­yan kişiye üç­bin Türk Li­rası; bu mü­es­se­se­le­ri açan mü­te­hassıs ol­ma­yan­la­ra ise, beşbin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 92- 3153 sayılı Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 13- 3 ün­cü mad­de­de adı ge­çen ni­zam­na­me­de­ki vasıf ve şart­la­ra uy­gun ol­ma­yan ci­haz­ları kul­la­nan­la­ra üç­bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun(10 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile ek 2 nci maddesi) 

MADDE 467- 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 24 üncü maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “391 inci” ibaresi “124 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 468- 3984 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Yayını yapmayan veya karara uygun şekilde yapmayan veya geciktiren kuruluşun yayınlarından sorumlu en üst yöneticisi ile kuruluşun sahibi olan anonim şirketin yönetim kurulu başkanı hakkında üçbin günden dokuzbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ayrıca, kuruluşa Üst Kurulca üç aya kadar gelir getirici yayın yapma yasağı verilebilir; fiilin tekrarı hâlinde yayın izni iptal edilir. Hangi yayınların gelir getirici yayınlar olduğu Üst Kurul tarafından belirlenir.

Radyo veya televizyon yayınları yoluyla işlenen suçlardan dolayı sorumluluk, Türk Ceza Kanununun iştirak hükümlerine göre yayını yöneten veya programı yapanla birlikte sorumlu müdüre aittir. Ancak şirketi idare ve temsile yetkili kişilerin, sorumlu müdürün incelemesinden geçmeden veya rızası hilafına bir yayına karar vermiş olması halinde; kendileri sorumlu olurlar. Bu hüküm, yayın kuruluşunun bu Kanundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.”

MADDE 469- 3984 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 33- Üst Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını ihlâl eden, yayın ilkelerine ve bu Kanunda belirtilen diğer esaslara aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarını uyarır veya aynı yayın kuşağında açık şekilde özür dilemesini ister. Bu talebe uyulmaması veya aykırılığın tekrarı hâlinde ihlâle konu olan programın yayını, bir ilâ oniki kez arasında durdurulur. Bu süre içinde programın yapımcısı ve varsa sunucusu hiçbir ad altında başka bir program yapamaz. Yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve reklamsız olarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına Üst Kurulca hazırlattırılacak eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin fiziksel ve ahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele, Türk dilinin güzel kullanımı ve çevre eğitimi konularında programlar yayınlanır.

Aykırılığın tekrarı hâlinde;

a) Ulusal düzeyde yayın yapan kuruluşlara, ihlâlin ağırlığına göre, ikiyüzellibin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla beşyüzbin Türk Lirasına kadar,

b) Yerel, bölgesel ve kablo ortamından yayın yapan kuruluşlara;

1. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, bir milyondan fazla nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, yüzyirmibin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla ikiyüzbin Türk Lirasına kadar,

2. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, beşyüzbin ilâ bir milyon arasında nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara ihlâlin ağırlığına göre, otuzbin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla altmışbin Türk Lirasına kadar,

3. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, ikiyüzellibin ilâ beşyüzbin arasında nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, yirmibin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla kırkbin Türk Lirasına kadar,

4. Kapsadığı yayın alanı itibariyle, ikiyüzellibinden az nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, beşbin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla onbin Türk Lirasına kadar,

c) Radyo yayınları için yukarıdaki miktarların yarısı kadar,

idarî para cezası verilir.

İhlâlin, ihlâl tarihinden itibaren, takip eden bir yıl içinde tekrarı hâlinde bu idarî para cezaları yarı oranında artırılır. İhlâlin, ihlâl tarihinden itibaren takip eden bir yıl içinde ikinci kez tekrarında ihlâlin ağırlığına göre izin uygulaması bir yıla kadar geçici olarak durdurulur.

4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılması hâlinde uyarı yapılmaz ve yayın kuruluşunun yayını bir ay durdurulur. İhlâlin tekrarı hâlinde yayın süresiz olarak durdurulur ve yayın lisans izni iptal edilir.

Yayın izninin verilmesi için gerekli şartlardan birini kaybeden veya şartların uygunluğunu hile ile elde eden kuruluşların yayın lisans izni iptal edilir.

Uyarı cezasını gerektiren hâller dışındaki ihlâllerde ilgili tarafın savunması alınır.

Cezaların uygulanış usulleri ile gerekçeli olarak kamuoyuna duyuruluş şekli yönetmelikle belirlenir.”

MADDE 470- 3984 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 34- Bu Kanunda belirtilen istisnalar dışında, Üst Kuruldan izin almadan radyo ve televizyon yayını yapan ya da izni Üst Kurul tarafından geçici ya da sürekli iptal edilmesine rağmen yayında bulunan kişi veya kuruluşların yöneticileri, altı aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Yayın bantlarını bir yıl süre ile muhafaza etmeyen ve bu süre içerisinde Üst Kurul tarafından veya Cumhuriyet  başsavcılığınca istenmesine rağmen sesli ve görüntülü olarak teslim etmeyen yayın kuruluşlarının yöneticileri, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca, Üst Kurul tarafından bir aydan üç aya kadar ilgili kuruluşun yayınının durdurulmasına karar verilir.

Gönderilen bandın içerik bakımından istenen yayın olmaması veya bantta tahrifat, çıkarma, silme gibi işlemler yapılması hâlinde, yayın kuruluşlarının yöneticileri iki yıldan on yıla kadar hapis ve  bin günden onbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Türkiye Cumhuriyetinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı yıkıcı ve bölücü faaliyetlere sevk edecek şekilde yayın yapan radyo ve televizyon yayın organlarının işletenleri, yayın yönetmeni, sorumlu müdürü, haber müdürü, program yapımcı ve sunucuları hakkında, Türk Ceza Kanununda yer alan suçlardan dolayı iştirak hükümlerine göre verilecek sonuç ceza yarı oranında artırılır.” Rekabetin Korunması Hakkında Kanun(18 ve 19 uncu maddeleri) 

MADDE 472- 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî Para Cezası

MADDE 16 - Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine;

a) Muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi,

b) İzne tabi birleşme ve devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi,

c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi,

d) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması,

hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d) bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz. Bu fıkranın (b) bendine göre idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların herbirine, devralma işlemlerinde ise sadece devralana verilir.

Yerinde incelemenin mahkeme kararı ile gerçekleştirilmesi, yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılmasına ilişkin olarak bu Kanunda öngörülen idarî para cezasının uygulanmasını engellemez.

Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.

Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine üçüncü fıkrada belirtilen idarî para cezaları verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir.

Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.

Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunların yöneticileri ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak ve gerekçesi açık bir şekilde gösterilmek suretiyle üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen cezalar verilmeyebilir veya bu fıkralara göre verilecek cezalarda indirim yapılabilir.

Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.”

MADDE 473- 4054 sayılı Kanunun 17 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Nispi İdarî Para Cezası

MADDE 17- Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, 16 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen cezalar saklı kalmak kaydıyla,

a) Nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da verilen taahhütlere uyulmaması,

b) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması,

c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında, istenen bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde verilmemesi,

durumunda her gün için, ilgili teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan, bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin onbinde beşi oranında idarî para cezası verir.

Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerine göre idarî para cezaları, bu bentlerde belirtilen kararlardaki yükümlülüklere uyulması için belirlenen sürenin dolmasından itibaren verilebilir. (a) bendindeki fiile ilişkin idarî para cezası, yükümlülük getirilen kararda herhangi bir süre belirlenmemiş ise, bu kararın tebliğini takip eden günden itibaren verilebilir. (b) bendindeki fiillere ilişkin idarî para cezası ise, fiilin gerçekleştiği günü takip eden günden itibaren verilebilir.”

MADDE 474- 4054 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 55- Kurulun nihai kararlarına, tedbir kararlarına ve idarî para cezalarına ilişkin kararlarına karşı iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür.

Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.”

MADDE 475- 4054 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 60- Kurumun para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Görevleri ile ilgili olarak suç işleyen Kurul başkan ve üyeleri ile personeli ceza sorumluluğu bakımından kamu görevlisi sayılır. Kurul başkan ve üyeleri ile personeline karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar kamu görevlisine karşı işlenmiş sayılır.

Bu kişiler hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.”

  Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunu(3 ve 4 üncü maddeleri) 

MADDE 324- 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “567 nci” ibaresi “228 inci” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 325-  1072 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 2- Bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

 
 
S-Ş Harfleri İle Başlayanlar Yazdır
Sanayi Sicili Kanunu 

MAD­DE 223- 17/4/1957 ta­rih­li ve 6948 sayılı Sa­na­yi Si­ci­li Ka­nu­nu­nun 9 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 9- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne tev­fi­kan sa­na­yi işlet­me­le­ri­ni müd­de­tin­de sa­na­yi si­ci­li­ne tes­cil et­tir­me­yen­ler ve­ya 2 nci mad­de­ye gö­re ve­ri­len be­yan­na­me­ler­de mey­da­na ge­len değişik­lik­le­ri ka­pan­ma ve fa­a­li­ye­te geç­me hâlle­ri­ni müd­de­tin­de il­gi­li mer­ci­le­re bil­dir­me­yen­ler ve­ya se­ne­lik işlet­me cet­vel­le­ri­ni za­manında Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­kanlığına gön­der­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 224- 6948 sayılı Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Sa­na­yi ve Ti­ca­ret Ba­kanlığınca ve­ri­len sa­na­yi si­cil ve­si­kasını sa­la­hi­yet­li me­mur­la­ra ib­raz et­me­yen­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 225- 6948 sayılı Ka­nu­nun 11 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 11- Bu Ka­nu­na gö­re is­te­nen ma­lu­matı ha­ki­ka­te aykırı ola­rak bil­di­ren­le­re bin Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları o ye­rin mülkî ami­ri ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 226- 6948 sayılı Ka­nu­nun 12 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 12- Bu Ka­nu­na gö­re sa­na­yi işlet­me­le­ri ta­rafından ve­ri­len ma­lu­matı mü­sa­a­de­siz başka­larına bil­di­ren ka­mu gö­rev­li­si, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 258 in­ci mad­de­si­ne gö­re ce­za­landırılır.”

 Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun(139 ve 178 inci maddeleri) 

MAD­DE 286- 26/4/1961 ta­rih­li ve 298 sayılı Se­çim­le­rin Te­mel Hü­küm­le­ri ve Seç­men Kü­tük­le­ri Hakkında Ka­nu­nun 79 un­cu mad­de­si­nin dör­dün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bu Ka­nu­nun uy­gu­lan­masında si­lah­tan mak­sat Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 6 ncı mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasının (f) ben­di­nin (1), (2), (3) ve (5) nu­ma­ralı alt bent­le­rin­de gös­te­ri­len­ler­dir.”

MAD­DE 287- 298 sayılı Ka­nu­nun 133 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 133- Hi­le­li fa­a­li­yet­ler­le ve­ya her­han­gi bir şekil ve su­ret­te ce­bir ve­ya şid­det kul­la­na­rak ve­ya teh­dit ede­rek, bu Ka­nun­da yazılı ku­rul­ların top­lan­ma­larına ve­ya gö­rev­le­ri­nin ifasına ma­ni olan­lar, iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yu­karıda­ki fıkra­da yazılı fi­il­ler, si­lah­la işle­nir­se, ve­ri­le­cek ce­za üç yıldan aşağı ola­maz. Bu fi­il­ler, ara­larından bi­ri si­lahlı en az üç kişi ta­rafından bir­lik­te işlen­diği tak­dir­de, fa­il­ler hakkında beş yıldan on­beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 288- 298 sayılı Ka­nu­nun 134 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 134- Se­çim işle­ri­nin ce­re­yanı sırasında, se­çi­min dü­zen­li yü­rü­tül­me­si­ni sağla­mak mak­sadı ile, bu Ka­nun­da yazılı ku­rul­lar ve­ya­hut ku­rul başkan­ları ta­rafından alınan ka­rar ve ted­bir­le­re, ih­ta­ra rağmen ri­a­yet et­me­yen kişile­re iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Her­han­gi bir şekil­de alınan ka­rar ve ted­bir­le­rin uy­gu­lan­masını zor­laştıran ve­ya­hut ka­rar ve ted­bir­le­rin ne­ti­ce­siz kal­masına se­be­bi­yet ve­ren kim­se­ler, altı aya ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yu­karıda yazılı fi­il­ler, gö­rev­li kim­se­ler ta­rafından işlen­diği ve fi­il­le­ri da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren suç oluştur­madığı tak­dir­de, bi­rin­ci ve­ya ikin­ci fıkra­ya gö­re ve­ri­le­cek ce­za yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 289- 298 sayılı Ka­nu­nun 136 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 136- Ku­rul­la­ra se­çil­diği hal­de haklı se­bep ol­maksızın va­zi­fe­si başına gel­me­yen­ler el­li gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Se­çim başladıktan son­ra ku­rul­da­ki gö­rev­le­ri­ni haklı bir se­bep ol­maksızın terk eden­ler, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 290- 298 sayılı Ka­nu­nun 137 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 137- Se­çim ku­rul­ları başkan ve üye­le­rin­den her­han­gi bi­ri ve­ya bu Ka­nun­da yazılı işler­den bi­riy­le gö­rev­len­di­ri­len kim­se­ler sandık seç­men lis­te­le­ri­ni, aday lis­te­le­ri­ni, se­çi­me ait kağıt ve pa­ket­le­ri ve oy pu­su­la­larını, oy sandıklarını, oy zarf­larını ve­ya mad­di ve malî vasıta­ları ve bil­cüm­le se­çim araç ve ge­reç­le­ri­ni vak­tin­de yer­le­ri­ne gön­der­mez­ler ve­ya gön­de­ril­me­si­ne ma­ni olur­lar ve­ya tes­lim et­mez­ler ve­ya tes­lim al­maz­lar­sa, iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Bu fi­il­le­ri gö­rev­li­ler­den başka­ları ya­par­sa, ce­zanın alt sınırı bir yıldır.”

MAD­DE 291- 298 sayılı Ka­nu­nun 138 in­ci mad­de­si başlığıyla bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Gö­re­vi kö­tü­ye kul­lan­ma:

MAD­DE 138- Bu Ka­nu­nun tat­bi­ki ile gö­rev­li ve­ya bu Ka­nu­na gö­re gö­rev­len­di­ri­len kim­se­ler gö­rev­le­ri­ni her han­gi bir şekil­de kö­tü­ye kul­landıkları tak­dir­de, fi­il­le­ri bu Ka­nun­da ayrı bir suç ola­rak tanımlan­mamış ise, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­si­ne gö­re ve­ri­le­cek ce­za altıda bir­den üç­te bi­re ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 292- 298 sayılı Ka­nu­nun 140 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 140- Seç­men kü­tüğünün dü­zen­len­me­si­ne esas teşkil ede­cek olan kro­ki­ler­le, bi­na­lar cet­ve­li­ni il­çe se­çim ku­ru­lu başkanınca bil­di­ri­len sü­re için­de dü­zen­le­ye­rek ver­me­yen­ler ve­ya kro­ki ve bi­na­lar cet­vel­le­ri­ni seç­men kü­tüğünün dü­zen­len­me­si­ne el­ve­rişli bir şekil­de yap­ma­yan­lar hakkında, Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun 257 nci mad­de­sin­de yazılı ce­za­lar altıda bir­den üç­te bi­re ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Sayım ve yazım ve de­ne­tim işlem­le­ri sırasında, bel­li edi­len esas­la­ra aykırı ha­re­ket­te bu­lu­nan­lar­la, so­ru­la­ra ce­vap ver­me­yen­ler ve­ya bi­le­rek ger­çeğe aykırı ce­vap ve­ren­ler ya­hut ilk sayım ve yazım gü­nün­de, ilan edi­le­cek sü­re­den ön­ce bu­lun­duk­ları ye­ri terk eden­le­re, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 293- 298 sayılı Ka­nu­nun 143 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasında yer alan “üç ay­dan bir se­ne­ye” iba­re­si “altı ay­dan iki se­ne­ye” şek­lin­de değişti­ril­miş ve “ve iki­bin­beşyüz li­ra­dan on­bin li­ra­ya ka­dar ağır pa­ra” iba­re­si mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 294- 298 sayılı Ka­nu­nun 144 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 144- Seç­men kü­tüğüne ken­di­si­ni ve­ya bir başka seç­me­ni bi­le­rek bir­den faz­la kayıt et­ti­ren­ler ve­ya bu so­nu­cu ve­ren fi­il­le­ri bi­le­rek ya­pan­lar altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yu­karıda­ki fıkra­da yazılı suç­lar bu işler­le gö­rev­len­di­ri­len­ler ta­rafından işlen­diği tak­dir­de bir yıldan üç yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”   

MAD­DE 295- 298 sayılı Ka­nu­nun 147 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrasında yer alan “ve bin li­ra­dan beşbin li­ra­ya ka­dar ağır pa­ra” ve ikin­ci fıkrasında yer alan “ve beşyüz li­ra­dan iki­bin­beşyüz li­ra­ya ka­dar ağır pa­ra” iba­re­le­ri mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 296- 298 sayılı Ka­nu­nun 148 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Ta­ma­men ve­ya kısmen sah­te seç­men kü­tüğü ve­ya seç­men lis­te­si tan­zim eden ve­ya bo­zan ve­ya ça­lan ve­ya yok eden kim­se hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun bel­ge­de sah­te­ci­lik su­çu­na ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ve­ri­le­cek ce­za yarı oranında artırılır.”

MAD­DE 297- 298 sayılı Ka­nu­nun 149 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 149- Her kim 51 in­ci mad­de­de gös­te­ri­len he­ye­tin ku­rul­mamış ol­duğu top­lantıda söz alır ve söy­ler­se, üç ay­dan altı aya ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

Her­han­gi bir vasıta ile bir se­çim pro­pa­gan­dası top­lantısına en­gel olan ve­ya de­vamına imkân ver­me­ye­cek ha­re­ket ve ter­tip­ler­le onu ih­lal eden kim­se altı ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu fi­il­ler iki­den faz­la kim­se ta­rafından bir­lik­te ve ce­bir ve­ya şid­det kul­lanıla­rak ya da teh­di­de başvu­ru­la­rak işle­nir­se, fa­il­ler hakkında iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur. Eğer fi­il, ara­larından bi­ri si­lahlı en az üç kişi ta­rafından bir­lik­te işle­nir­se, fa­il­ler hakkında beş yıldan se­kiz yıla ka­dar ha­pis ce­zasına hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 298- 298 sayılı Ka­nu­nun 149/A mad­de­si­nin üçün­cü fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Bi­rin­ci fıkra hük­mü­ne gö­re hakkında yayın dur­du­rul­ması ka­rarı ve­ri­len özel rad­yo ve te­le­viz­yon ku­ru­luşlarının so­rum­lu­larına, on­beşbin Türk Li­rasından yüz­bin Türk Li­rasına; ye­rel yayın ya­pan özel rad­yo ve te­le­viz­yon ku­ru­luşlarının so­rum­lu­larına, beşyüz Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 299- 298 sayılı Ka­nu­nun 150 nci mad­de­sin­de yer alan “on beş gün­den” iba­re­si mad­de met­nin­den çıkartılmıştır.

MAD­DE 300- 298 sayılı Ka­nu­nun 151 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 151- Oy ver­me gü­nün­den ön­ce­ki gü­nün sa­at 18.00’in­den son­ra ve oy ver­me gü­nün­de umu­mi ve­ya umu­ma açık yer­ler­de se­çim pro­pa­gan­dası için top­lantı ve­ya pro­pa­gan­da ya­pan­lar ve­ya bu mak­sat­la yayınlar­da bu­lu­nan­lar ve­ya ne su­ret­le olur­sa ol­sun se­çi­min dü­ze­ni­ni bo­za­bi­le­cek ve­ya oy ver­me­nin tam bir ser­best­lik­le yapılmasına te­sir ede­bi­le­cek ma­hi­yet­te söz, yazı ve­ya sa­ir su­ret­ler­le pro­pa­gan­da ya­pan­lar ve­ya asılsız şayi­a­lar çıka­ran­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bu Ka­nu­nun 58, 60 ve 61 in­ci mad­de­le­rin­de yazılan ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­ler, altı ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 301- 298 sayılı Ka­nu­nun 154 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 154- Özel ka­nun­ların adaylık koy­ma hu­su­sun­da ka­bul et­tiği esas ve şekil­le­re uy­maksızın adaylıklarını ko­yan me­mur­lar ve yargıçlar­la, adaylığını koy­mak için or­du­dan ayrılma is­teğin­de bu­lun­muş ve bu is­tek­le­ri ka­bul edil­miş ol­masına rağmen her­han­gi bir se­bep­le gö­re­vin­den fi­i­len ayrılma­dan ve­ya res­mi el­bi­se­siy­le pro­pa­gan­da ya­pan ve­ya bu ma­hi­yet­te her­han­gi bir ha­re­ket­te bu­lu­nan su­bay­lar, as­kerî me­mur­lar ve ast­su­bay­lar yüz gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Yargıç ve yargıç sınıfından sayılan­lar­la, as­kerî şahıslar ve bu Ka­nu­nun 62 nci mad­de­si­nin ikin­ci fıkrasında yazılı me­mur ve hiz­met­li­le­rin özel ka­nun­larına gö­re ilan olu­nan se­çi­min başlangıç ta­ri­hin­den oy ver­me­nin so­na er­me­si­ne ka­dar bir si­ya­si par­ti ve­ya bağımsız aday­ların leh ve­ya aley­hin­de pro­pa­gan­da yap­ma­ları ve­ya her­han­gi bir su­ret­le tel­kin ve te­sir­de bu­lun­ma­ları ha­lin­de, fi­i­li da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılırlar.

63 ün­cü mad­de­de be­lir­ti­len ya­sak­la­ra uy­ma­yan­lar altı ay­dan bir se­ne­ye ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 302- 298 sayılı Ka­nu­nun 155 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 155- 64, 65 ve 66 ncı mad­de­ler­de yazılı ya­sak­la­ra uy­ma­yan­lar üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 303- 298 sayılı Ka­nu­nun 156 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 156 - Bu Ka­nun­da ayrıca ce­za hük­mü­ne bağlan­ma­yan ve Ka­nun hü­küm­le­ri­ne aykırı olan sa­ir pro­pa­gan­da­ların fa­il­le­ri hakkında Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası uy­gu­lanır.”

MAD­DE 304- 298 sayılı Ka­nu­nun 158 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 158- Sandık başında bu Ka­nu­na gö­re oy ver­me yö­nün­den ken­di­si­ne yük­le­til­miş olan ödev­le­ri ih­ta­ra rağmen yap­ma­yan seç­men­le­re iki­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 305- 298 sayılı Ka­nu­nun 159 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 159- Oyu­nu kul­landıktan son­ra ih­ta­ra rağmen sandık başından ayrılma­yan ve­ya her­han­gi bir mü­da­ha­le tel­kin ve­ya tav­si­ye­de bu­lu­nan ve­ya bun­la­ra teşeb­büs eden kim­se üç ay­dan bir yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 306- 298 sayılı Ka­nu­nun 160 ıncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 160- Her kim oy ver­me sırasında seç­me ye­ter­liği ol­madığını bil­diği hal­de oy ver­me­ye teşeb­büs eder ve­ya ve­rir­se iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Başkasının adını taşıya­rak oy ver­me­ye teşeb­büs eden ve­ya ve­ren üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bir sandıkta oy ver­dik­ten son­ra aynı ve­ya başka sandıkta tek­rar oy ver­me­ye teşeb­büs eden ve­ya ve­ren kim­se hakkında da ikin­ci fıkra hük­mü uy­gu­lanır.”

MAD­DE 307- 298 sayılı Ka­nu­nun 161 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Usu­lü­ne aykırı ola­rak ve­ya yet­ki­si ol­madığı hal­de her ne se­bep ve mak­sat­la olur­sa ol­sun oy sandığının ye­ri­ni değişti­ren­ler, ye­rin­den kaldıran­lar, oy sandığını açan, ça­lan ve­ya tah­rip eden ve­ya için­de­ki ve­ya için­den çıkan oy zarf­larını alan, ça­lan ve­ya değişti­ren kim­se üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 308- 298 sayılı Ka­nu­nun 163 ün­cü mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Se­çim ku­rul­ları başkan ve üye­le­rin­den her­han­gi bi­ri ka­nu­na aykırı ha­re­ket­le­riy­le se­çim mu­a­me­le­le­ri­nin yapılmasını ve oy ve­ril­me­si­ni kısmen ve­ya ta­ma­men imkânsız kılar ya­hut se­çim­le­rin but­lanına bi­le­rek se­be­bi­yet ve­rir­se, iki yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 309- 298 sayılı Ka­nu­nun 164 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 164- 1. Her kim, sandık başında seç­men­le­rin im­za­larını koy­duk­ları sandık seç­men lis­te­si­ne gel­me­yen­ler adına sah­te im­za at­mak, mü­hür koy­mak ve­ya par­mak bas­mak gi­bi hi­le­li bir ha­re­ket ile sandığa oy atar ve­ya attırır ise üç yıldan beş yıla ka­dar ha­pis ve bin gün­den beşbin gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır.

2. Bu fi­il sandık başkan ve üye­le­ri ile res­mi me­mur­lar ta­rafından işlen­diği tak­dir­de, yu­karıda­ki fıkra­da yazılı ce­za­ya yarısı ek­le­ne­rek hük­mo­lu­nur.

3. Her kim, her­han­gi bir şekil­de se­çi­min ne­ti­ce­si­ni tağyir eder ve­ya et­ti­rir ve­ya se­çim tu­ta­nak­larını ta­ma­men ve­ya kısmen sah­te ola­rak tan­zim ve­ya tah­rif eder ve­ya et­ti­rir­se, beş yıldan se­kiz yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.

4. Yu­karıda­ki fıkra­da yazılı fi­il ve ha­re­ket­ler, ku­rul başkan ve üye­le­ri ve res­mi me­mur­lar ta­rafından işlen­diği tak­dir­de hak­larında ve­ri­le­cek ce­za beş yıldan on yıla ka­dar ha­pis­tir.

5. Her kim oyu­nu kul­landıktan son­ra, sandık başında ken­di­si­ne sü­rü­len özel bo­yayı si­le­rek ve­ya yok ede­rek ve­ya her­han­gi bir şekil ve su­ret­te göz­le far­ke­di­le­mez du­ru­ma ge­ti­re­rek aynı se­çim­de ikin­ci de­fa oy kul­lanır ve­ya kul­lan­ma­ya teşeb­büs eder­se, altı ay­dan iki yıla ka­dar ha­pis ve beşyüz gün­den iki­bin­beşyüz gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılır. Bu fıkra­da sö­zü edi­len özel bo­yayı il­çe se­çim ku­ru­lu başkanlığından tes­lim aldıktan son­ra bu bo­yayı kas­ten yok ve­ya im­ha eden ve­ya oyu­nu kul­la­nan seç­me­nin be­lir­le­nen uz­vu­na bu bo­yayı hiç sür­me­yen ve­ya bu özel bo­ya­dan başkasını sü­ren sandık ku­ru­lu başkan ve üye­le­ri­ne ve­ya seç­men­le­ri ya da sandık ku­ru­lu başkan ve üye­le­ri­ni bu fıkra­da yazılı fi­il­le­ri işle­me­ye her­han­gi bir su­ret­te ic­bar eden kim­se­le­re, bu fıkra­da yazılı ce­za üç­te bir­den yarıya ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Her kim, ku­rul­ları, üçün­cü fıkra­da yazılı fi­il­le­ri işle­me­ye, her­han­gi bir su­ret­le ic­bar eder­se üçün­cü fıkra­da yazılı ce­za üç­te bir­den yarıya ka­dar artırıla­rak hük­mo­lu­nur.

Eğer bu fi­il ku­rul men­sup­larına her­han­gi bir su­ret­le men­fa­at te­mi­ni ve­ya va­a­di su­re­tiy­le mey­da­na gel­miş ise, ku­rul men­sup­larıyla men­fa­at te­min ve­ya va­de­den­ler hakkında dör­dün­cü fıkra­da yazılı ce­za üç­te bir­den yarısına ka­dar ek­le­ne­rek hük­mo­lu­nur.”

MAD­DE 310- 298 sayılı Ka­nu­nun 165 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 165- Bu Ka­nun­la ken­di­le­ri­ne şikâyet ve iti­raz yet­ki­si tanınan­ların bu yol­da­ki mü­ra­ca­at­larını tu­ta­nağa ge­çir­me­ye mec­bur ol­duk­ları ah­val­de tu­ta­nağa ge­çir­me­yi red­de­den ku­rul başkan ve üye­le­ri bir yıla ka­dar ha­pis ce­zasıyla ce­za­landırılır.”

MAD­DE 311- 298 sayılı Ka­nu­nun 166 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 166- Se­çim so­nun­da se­çi­len­le­re ve­ri­len tu­ta­nak­la­ra ve­ya se­çi­len­le­rin ye­ter­liğine mak­bul bir se­bep ol­maksızın ve kö­tü ni­yet­le iti­raz eden­le­re, iti­razı red­de­den mer­ci­in ih­barı üze­ri­ne bin Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 312- 298 sayılı Ka­nu­nun 171 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 171- 79 un­cu mad­de­nin koy­duğu silâh taşıma ya­sağına aykırı ha­re­ket eden­ler hakkında, fi­il­le­ri da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­madığı tak­dir­de, yir­mi­beş gün­den az ol­ma­mak üze­re adlî pa­ra ce­zasına hük­mo­lu­nur. Fi­i­lin diğer ka­nun­la­ra gö­re da­ha ağır ce­zayı ge­rek­ti­ren bir suç oluştur­ması ha­lin­de, bu ka­nun­la­ra gö­re ve­ri­le­cek ce­za üç­te bi­ri oranında artırılır.”

MAD­DE 313- 298 sayılı Ka­nu­nun Se­ki­zin­ci Bö­lüm başlığı “So­ruştur­ma ve Ko­vuştur­ma Usul ve Şekil­le­ri” şek­lin­de ve 173 ün­cü mad­de­si başlığıyla bir­lik­te aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“So­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma za­manı

MAD­DE 173- Se­çim işle­riy­le gö­rev­len­di­ri­len­le­rin oy ver­me gü­nü ile bun­dan ön­ce­ki yir­mi dört sa­at için­de işle­dik­le­ri bu Ka­nun­da yazılı se­çim suç­larından ötü­rü bağlı bu­lun­duk­ları ku­rul­lar­ca dü­zen­len­me­si ge­re­ken se­çim tu­ta­nak­larının tan­zim edil­diğinin er­te­si gü­nü so­ruştur­ma başlatılır.

Bu sü­re için­de ağır ce­za mah­ke­me­si­nin gö­re­vi­ne gi­ren suç­lar­la as­li­ye ce­za mah­ke­me­si­nin gö­re­vi­ne gi­ren su­çüs­tü ha­li, in­fazı ge­rek­ti­ren hü­küm­ler ve mer­ci­in­den ve­ril­miş tu­tuk­la­ma ka­rarı ve­ya ya­ka­la­ma em­ri dışında başka hiç­bir se­bep­ten do­layı bir seç­men hakkında so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma yapıla­maz ve oy ver­me gü­nü ile on­dan ön­ce­ki üç gün içe­ri­sin­de seç­me­nin hür­ri­ye­ti­ni ve oy ver­me imkânını kaldıra­cak ve­ya tah­did ede­cek idarî ve malî hiç­bir ted­bir alına­maz.”

MAD­DE 314- 298 sayılı Ka­nu­nun 174 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

 “MAD­DE 174- Bu Ka­nun­da yazılı suç­lar­dan bi­ri­ni işle­yen­ler ve­ya bu Ka­nu­nun uy­gu­lan­masına ta­al­luk edip de ge­nel hü­küm­le­re gö­re ce­za­landırılma­ları ge­re­ken­le­rin sıfat ve me­mu­ri­yet­le­ri ne olur­sa ol­sun hak­larında umu­mi hü­küm­ler da­i­re­sin­de so­ruştur­ma ve ko­vuştur­ma yapılır.

Va­li­ler hakkında­ki so­ruştur­ma Yargıtay Cum­hu­ri­yet Başsavcısı ve­ya Cum­hu­ri­yet Başsavcıve­ki­li; ko­vuştur­ma ise Yargıtayın il­gi­li ce­za da­i­re­si ta­rafından umu­mi hü­küm­le­re gö­re yapılır.

Yargıtay Cum­hu­ri­yet Başsavcısı so­ruştur­mayı Yargıtay Cum­hu­ri­yet savcılarına da yaptıra­bi­lir. An­cak, ka­mu da­vasını aç­mak ve­ya ko­vuştur­ma­ya yer ol­madığına da­ir ka­rar ver­mek yet­ki­si Cum­hu­ri­yet Başsavcısına ait­tir.

So­ruştur­ma sırasında Başsavcı ta­rafından is­te­ni­len ya­ka­la­ma em­ri, tu­tuk­la­ma, tah­li­ye, el­koy­ma ve ara­ma­ya Yargıtay il­gi­li ce­za da­i­re­si başkanı ta­rafından ka­rar ve­ri­lir. Bu ka­rar­la­ra karşı yapılan iti­raz­ları ise, nu­ma­ra iti­ba­riy­le iz­le­yen ce­za da­i­re­si in­ce­ler. Son nu­ma­ralı da­i­re başkanının ka­rarı söz ko­nu­su ise, iti­raz­ları in­ce­le­me yet­ki­si Bi­rin­ci Ce­za Da­i­re­si­ne ait­tir.

Yargıtay Cum­hu­ri­yet Başsavcısı ta­rafından ve­ri­len ko­vuştur­ma­ya yer ol­madığına da­ir ka­ra­ra yapılan iti­razı, so­ruştur­ma ko­nu­su su­çun en ağırına bak­mak­la gö­rev­li ce­za da­i­re­si­ni nu­ma­ra iti­ba­riy­le iz­le­yen ce­za da­i­re­si başkanı in­ce­ler. So­ruştur­ma ko­nu­su suç, son nu­ma­ralı ce­za da­i­re­si­nin gö­re­vi­ne gi­ri­yor­sa, iti­razı in­ce­le­me yet­ki­si Bi­rin­ci Ce­za Da­i­re­si Başkanına ait­tir.

Kay­ma­kam­lar hakkında so­ruştur­ma yap­ma­ya ve ka­mu da­vası aç­ma­ya il Cum­hu­ri­yet başsavcısı ve­ya başsavcıve­ki­li ve ko­vuştur­ma yap­ma­ya il ağır ce­za mah­ke­me­si yet­ki­li­dir.

Hâkim­ler ve Savcılar Ka­nu­nu hü­küm­le­ri mah­fuz­dur.

İlgi­li kim­se­ler ve si­ya­si par­ti­ler, Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu ge­reğin­ce ka­mu da­vasına katıla­bi­lir­ler.”

MADDE 315- 298 sayılı Kanunun 175 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezasına karar verme yetkisi

MADDE 175- Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.”

MADDE 316- 298 sayılı Kanunun 176 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “5680 sayılı kanunun 143 sayılı kanunla değiştirilen 19 uncu” ibaresi “9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanununun 14 üncü” şeklinde değiştirilmiştir. Sendikalar Kanunu 

MADDE 384- 5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sendika kurucusu olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları kullanmaya ehil ve sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak; Türkçe okur-yazar olmak ve ayrıca; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin bulunmaması şarttır.”

MADDE 385- 2821 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Seçimler sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı işlenen suçlar, kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.”

MADDE 386- 2821 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 59- 1. 8 inci madde, 9 uncu maddenin dördüncü fıkrası, 22 nci maddenin dördüncü fıkrası, 26 ncı maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen ilan ve bildirimleri yapmayanlara ikiyüz Türk Lirası; 62 nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenlere ise, bildirilmeyen her işçi için yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.  

2. 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında olmayanlar ile 20 nci maddede belirtilen izni almadan veya 29 uncu maddenin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrasına aykırı hareket eden işverenlere, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

3. 31 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden işverene, 44 üncü maddenin bir ve dördüncü fıkraları hükümlerine, 51 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun sorumlu görevlilerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.

4. 39, 49 ve 50 nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun, tüzüğüne göre sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

5. 38 inci maddenin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı davranışta bulunan işçiler ile işverenler veya işveren vekilleri veya bu konuda karar veren işçi veya işveren kuruluşunun yetkili organlarının başkan ve üyelerine, altı aya kadar hapis cezası hükmedilir.

6. 37 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonların sorumlu yetkililerine altı aydan bir yıla kadar hapis cezası hükmedilir.

7. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden kurum ve kuruluşların yetkili sorumlularına fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suçu oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Malî yardım veya bağışı kabul eden sendika veya konfederasyonların yetkili sorumlularına da altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun konusunu oluşturan malî yardım veya bağış Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere olunur. Ayrıca, yapılan malî yardım veya bağış, suçun faillerinden genel hükümlere göre tazmin olunur. 

40 ıncı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyon sorumlu yetkilileri hakkında bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın bir mislinden az olamaz.

40 ıncı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket eden işçi ve işverenlerle kuruluş, dernek ve vakıfların yetkili sorumluları hakkında beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım veya bağışın beş mislinden az olamaz. Bu yardım veya bağış, bir işçi sendikası veya konfederasyonunca, bir işveren, işveren sendikası veya konfederasyonunu; bir işveren sendikası veya konfederasyonunca da işçi sendikası veya konfederasyonunu malî yollarla desteklemek amacıyla yapıldığı takdirde ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

8. Bu Kanun hükümlerine göre yapılan seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde yürütülmesi amacıyla hâkimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara, fiil suç oluşturmadığı takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

14 üncü maddeye göre yapılacak seçimlerle ilgili oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

9. Bu madde hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.”

Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci, Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanunu 

MADDE 463- 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci, Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununun 40 ıncı maddesinin ondördüncü fıkrasında yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi “kamu görevlilerine” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 464- 3568 sayılı Kanunun 47 nci maddesinde yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi “kamu görevlilerine” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 465- 3568 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 49- 3 üncü maddenin birinci fıkrasına aykırı davrananlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.

13, 15/4, 43/1, 43/2, 44 ve 45 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı davranışta bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

12 nci maddenin dördüncü fıkrasındaki hükme aykırı davranışta bulunan kişi hakkında, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.”

 Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanunu 

MAD­DE 8- 19/3/1927 ta­rih­li ve 992 sayılı Se­ri­ri Ta­har­ri­yat ve Tah­li­lat Yapılan ve Mas­li Te­a­mül­ler Aranılan Umu­ma Mah­sus Bak­te­ri­yo­lo­ji ve Kim­ya La­bo­ra­tu­var­ları Ka­nu­nu­nun 9 un­cu mad­de­si­nin bi­rin­ci fıkrası aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“Uz­man olup da izin­siz labo­ra­tu­var açanın lâbo­ra­tu­varı, bu Ka­nun­da yazılı usul uyarınca izin alınınca­ya ka­dar ma­hallî mülkî amir ta­rafından ka­patılır. Uz­man ol­mayıp da bu çeşit labo­ra­tu­var açan­la­ra ve­ya izin­le açmış ol­duk­ları labo­ra­tu­var­larını uz­man ol­ma­yan­la­ra terk eden­le­re bin Türk Li­rasından beşbin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir ve ayrıca lâbo­ra­tu­var ka­patılır.”

MAD­DE 9- 992 sayılı Ka­nu­nun 10 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 10- Fen­ne uy­gun tah­lil­ler ye­ri­ne ge­ti­ril­me­diği ve be­yan­na­me­sin­de be­lir­ti­len hü­küm­le­re uy­madığı ve­ya bu Ka­nu­nun 7 nci mad­de­si uyarınca dü­zen­le­nen yö­net­me­liğe aykırı ha­re­ket et­tiği be­lir­le­nen­le­re ma­hallî mülkî amir ta­rafından bin Türk Li­rasından üç­bin Türk Li­rasına ka­dar idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Ayrıca, şart­lar ye­ri­ne ge­ti­ri­lin­ce­ye ka­dar la­bo­ra­tu­var ka­patılır.”

 Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu 

MADDE 359- 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 8 inci maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya vergi kaçakçılığı suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak,”

Sıtmanın İmhası Hakkında Ka­nu­n(21 inci maddesi) 

MAD­DE 258- 4/1/1960 ta­rih­li ve 7402 sayılı Sıtmanın İmhası Hakkında Ka­nu­nun 14 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 14- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri ge­reğin­ce sa­la­hi­yet­li mer­ci­ler ta­rafından alınması lü­zum­lu gö­rü­len ted­bir­le­ri ye­ri­ne ge­tir­me­yen 3659 sayılı Ka­nu­na ta­bi teşek­kül­ler ve bun­la­ra bağlı ida­re, mü­es­se­se ve ku­rum­lar ve ser­ma­ye­si­nin yarısından faz­lası Dev­le­te ait sa­ir teşek­kül­le­re men­sup bi­lu­mum me­mur ve müs­tah­dem­ler hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ka­mu gö­rev­li­le­ri­ne ilişkin hü­küm­le­ri tat­bik olu­nur.”

MAD­DE 259- 7402 sayılı Ka­nu­nun 15 in­ci mad­de­sin­de yer alan “şahıslar üç­yüzkırkye­di­mil­yon li­ra idarî pa­ra ce­zasıyla ce­za­landırılırlar.” iba­re­si “şahısla­ra dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 260- 7402 sayılı Ka­nu­nun 16 ncı mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 16- 7 nci mad­de hük­mü­ne ri­a­yet et­me­yen­le­re yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Fi­i­lin tek­rarı ha­lin­de pa­ra ce­zasının iki katı ve­ri­lir.” 

MAD­DE 261- 7402 sayılı Ka­nu­nun 17 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 17- 8 in­ci mad­de­de yazılı ya­sak­la­ra aykırı ha­re­ket eden­le­re dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Fi­i­lin tek­rarı ha­lin­de pa­ra ce­zasının iki katı ve­ri­lir.”

MAD­DE 262- 7402 sayılı Ka­nu­nun 18 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 18- 9 un­cu mad­de­de yazılı ted­bir­le­ri al­ma­yan ve­ya bun­ları ida­me et­tir­me­yen hu­su­si hük­mi şahıslar­la adi or­taklıkların işle­ri­ni fi­i­len ida­re eden va­zi­fe­li­le­ri ve ta­al­lu­ku ha­lin­de ida­re mec­li­si re­i­si ve aza­ları ve ha­ki­ki şahısla­ra ye­di­yü­zel­li Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 263- 7402 sayılı Ka­nu­nun 19 un­cu mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 19- 11 in­ci mad­de­de yazılı mec­bu­ri­ye­te ri­a­yet et­me­yen­le­re dört­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir. Fi­i­lin tek­rarı ha­lin­de pa­ra ce­zasının iki katı ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 264- 7402 sayılı Ka­nu­nun 20 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 20- Teşki­lat ta­rafından bu Ka­nun­da yazılı hu­sus­lar hakkında tan­zim olu­na­cak zabıt va­ra­ka­ları, so­rum­lu­ların hü­vi­yet ve ika­met­gahı tes­bit edil­dik­ten son­ra der­hal yet­ki­li mer­ci­e tev­di olu­nur.”

Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 

MADDE 569- 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 16- Bu Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre verilen ceza ve tedbirler  diğer  kanunlar gereği yapılacak  işlemleri  engellemez.

Bu Kanuna göre;

a) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara beşyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) Lisans almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması.  

2) 4 üncü maddenin son fıkrasının ihlâli.

3) 10 uncu madde gereği Kurum tarafından yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.

4) 12  ve 13 üncü madde hükümlerinin ihlâli.

b) Aşağıdaki hâllerde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:

1) 5, 6 ve 7 nci madde hükümlerinin ihlâli.

2) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.

3) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.

4) Son fıkrası hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlâli.   

c)  9, 14 ve 15 inci madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ç) 8 inci maddenin dördüncü  fıkrasının (6) numaralı  bendinin ihlâli hâlinde bayilere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Ancak tüpün sisteme bağlantısının kullanıcı tarafından yapıldığının kanıtlanması durumunda tüp bayii ve dağıtıcı şirketlere hukukî ve cezaî sorumluluk yüklenmez.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans gerektirmeyen faaliyet gösterecek hâle getirilinceye kadar mühürlenir.

Ceza uygulanan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı hâlinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.”

MADDE 570- 5307 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Lisans iptaline veya mühürlemeye rağmen, faaliyetlerini sürdüren gerçek kişiler ile tüzel kişilerin suçun işlenişine iştirak eden yetkilileri hakkında Türk Ceza Kanununun 203 üncü maddesi hükümleri uygulanır.”

MADDE 571- 5307 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İdarî para cezaları dahil Kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”

Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun 

MADDE 555- 14/7/2004 tarihli ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak;

a) Zorunlu tutulduğu hâlde gerekli işaret ve ibareleri taşımayan filmlerin dağıtım ve gösterimini yapanlara onbin Türk Lirası,

b) Zorunlu tutulduğu hâlde gerekli işaret ve ibareleri kullanmayan filmlerin yapımcılarına ellibin Türk Lirası,

c) Üzerindeki işaret ve ibarelere rağmen, bu işaret ve ibarelere uyulmaksızın dağıtım ve gösterim yapanlara ellibin Türk Lirası,

idarî para cezası verilir.

Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir. İdarî para cezasının ödenmiş olması, yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.”

 Sivil Savunma Kanunu(58 inci maddesi) 

MAD­DE 242- 9/6/1958 ta­rih­li ve 7126 sayılı Si­vil Sa­vun­ma Ka­nu­nu­nun 45 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 45- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ni tat­bik ile mü­kel­lef olan me­mur ve hiz­met­li­ler­den ih­mal­le­ri gö­rü­len­ler hakkında Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ih­mal su­re­tiy­le gö­re­vi kö­tü­ye kul­lan­ma­ya ilişkin 257 nci mad­de­si hük­mü uy­gu­lanır.”

MAD­DE 243- 7126 sayılı Ka­nu­nun 47 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 47- Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne gö­re tat­bi­ki ilan olu­nan si­vil sa­vun­ma ted­bir­le­ri­ne ri­a­yet et­me­yen bü­tün va­tan­daşlar­la res­mi ve­ya hu­su­si da­i­re, mü­es­se­se ve teşek­kül­le­rin me­sul amir­le­ri­ne, fi­il­le­ri suç oluştur­madığı tak­dir­de, Ka­ba­hat­ler Ka­nu­nu­nun 32 nci mad­de­si­ne gö­re idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 244- 7126 sayılı Ka­nu­nun 48 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 48- Bu Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­sin­de yazılı mü­kel­lef­ler­den yok­la­ma, mu­a­ye­ne, va­zi­fe­len­dir­me ve­ya eğitim, kurs ve tat­bi­kat mak­sadı ile ken­di­le­ri­ne ila­nen ve­ya sa­ir su­ret­ler­le teb­li­gat yapıldığı hâlde gel­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 245- 7126 sayılı Ka­nu­nun 50 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 50- Si­vil Sa­vun­ma Teşki­latına ve­ya bu teşki­latın me­mur ve hiz­met­li­le­ri­ne ve­ya yardımcı mü­kel­lef­le­re mah­sus kıya­fet ve tanınma işaret­le­ri­ni, sa­la­hi­ye­ti ol­madığı hâlde kul­la­nan, gi­yen ve taşıyan­la­ra iki­yüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 246- 7126 sayılı Ka­nu­nun 51 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 51- Si­vil sa­vun­ma ma­hallî yardımcı hiz­met teşki­latında va­zi­fe­li olup da yer değişti­ren­ler­den bu du­ru­mu il­gi­li muh­tarlığa ha­ber ver­me­yen­le­re beşyüz Türk Li­rası idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.”

MAD­DE 247- 7126 sayılı Ka­nu­nun 52 nci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 52- Ken­di­si­ne tev­di edil­miş olan si­vil sa­vun­ma­ya ait eşya ve teç­hi­zatı te­mel­lük eden­ler ve­ya bun­ları tah­sis olun­duk­ları mak­sat dışında kul­la­nan­lar, altı aya ka­dar ha­pis ve el­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.

Bun­ları za­yi eden­ler ve ha­ra­bi­ye­ti­ne se­be­bi­yet ve­ren­ler el­li gü­ne ka­dar adlî pa­ra ce­zası ile ce­za­landırılır.”

MAD­DE 248- 7126 sayılı Ka­nu­nun 53 ün­cü mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 53- Has­sas böl­ge­ler­de, bu Ka­nu­nun 13 ün­cü mad­de­sin­de yazılı mü­kel­lef­le­rin tam lis­te­si­ni, ta­lep vu­ku­un­da, il­gi­li ma­kam­la­ra bil­dir­me­yen­ler­le değişik­lik­le­ri otuz gün için­de mer­ci­i­ne ha­ber ver­me­yen ma­hal­le ve köy muh­tar­ları hakkında dört­yüz Türk Li­rası  idarî pa­ra ce­zası ve­ri­lir.

Bu Ka­nun­da yazılı olan idarî pa­ra ce­za­ları ma­hallî mülkî amir ta­rafından ve­ri­lir.”

MAD­DE 249- 7126 sayılı Ka­nu­nun 54 ün­cü mad­de­sin­de ge­çen “198 in­ci” iba­re­si “258 in­ci” şek­lin­de değişti­ril­miştir.

MAD­DE 250- 7126 sayılı Ka­nu­nun 55 in­ci mad­de­si aşağıda­ki şekil­de değişti­ril­miştir.

“MAD­DE 55- Si­vil Sa­vun­ma­ya mah­sus ve­ya bu işe ya­ra­yan te­sis­le­ri kas­ten tah­rip eden­ler ve­ya ha­sa­ra uğra­tan­lar Türk Ce­za Ka­nu­nu­nun ma­la za­rar ver­me su­çu­na ilişkin hü­küm­le­ri­ne gö­re ce­za­landırılır.”

 Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun(27 ve 29 uncu maddeleri) 

MADDE 531- 28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki üçüncü ve beşinci fıkralar eklenmiştir.

“Spor müsabakalarının yapıldığı kapalı veya açık alanlara 11 inci maddede sayılan her türlü silâh, kesici ve delici alet, sis veya ses bombasını sokan kişiler, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, altı aydan bir yıla kadar müsabakaları seyirden men edilir. Yukarıda sayılanlar dışında 11 inci maddede sayılan maddeleri sokan kişilere; dört ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men ve bin Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde sekiz ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men ve ikibinbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu maddeleri kullanan kişilere; altı ay süre ile müsabakaları seyirden men ve binbeşyüz Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde bir yıl süre ile müsabakaları seyirden men ve üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

“Yasaklı olmasına rağmen spor alanına girenlere, yardımcı olanlara ve önlem almayanlara üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”

“Bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmeyen kamu görevlileri Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine göre cezalandırılır.”

MADDE 532- 5149 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde; 14 üncü maddede öngörülen yasaklara uymayanlar ile sahte, kullanılmış, tahrif edilmiş veya benzer şekilde hazırlanmış olan müsabaka biletlerini satan, satılmasına aracılık eden, bu biletleri basan veya satışa hazırlayan kimseler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

MADDE 533- 5149 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 21- Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ve ilgililerin bağlı olduğu federasyonun tâbi olduğu mevzuata göre verilecek disiplin cezaları dışında; 15 inci maddeye aykırı biçimde beyanat veren teknik personel ve sporculara beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası, diğerleri için ise ilk seferde üç aydan altı aya kadar spor müsabakalarını seyirden men ve beşbin Türk Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası, tekrarı halinde altı aydan bir yıla kadar spor müsabakalarını seyirden men cezası ile birlikte onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

Bu Kanun hükümlerine aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen dernekler hakkında 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu hükümlerine göre yasal işlem yapılır.”

MADDE 534- 5149 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 22- 16 ncı maddeye aykırı davranan görsel yayın kuruluşları hakkında 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun; basın mensupları hakkında da  9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu hükümleri saklıdır.

16 ncı maddede yazılı eylemlerde bulunan gerçek kişilere her yayın için onbin Türk Lirası, tüzel kişilere ise; ellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 535- 5149 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 23- 17 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı davranan kişilere beşyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.

17 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı davranan kişilere bin Türk Lirası, tekrarı halinde ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fail, kulübün veya bir taraftar derneğinin mensubu ise fiilin tekrarı halinde mensubu bulunduğu kulüp veya dernek hakkında da üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 536- 5149 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İşledikleri fiillerle müsabakanın yapıldığı spor alanının zarara uğramasına sebebiyet veren kişilere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, altı ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men kararı ile bin Türk Lirası, tekrarı halinde bir yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden men kararı ve ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”

MADDE 537- 5149 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 28- Bu Kanuna aykırı eylemlerde bulunanlar hakkında büyükşehir ve il belediye sınırları içinde il spor güvenlik kurulunun, bunun dışındaki yerlerde ilçe spor güvenlik kurulunun re’sen veya kendisine gelen şikâyet ve ihbarlar üzerine yapacağı inceleme sonucunda mahallin en büyük mülkî idare amiri tarafından ilgili hakkında bu Kanundaki idarî para cezaları veya tedbirlerin uygulanmasına karar verilir.

Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın tamamı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü hesabına aktarılır. Bu paralar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılacak yönetmelik esaslarına göre yüzde ellisi Engelliler Spor Federasyonu ile engelliler kulüp ve faaliyetlerine, yüzde ellisi ise fair play kurallarına uygun hareket eden amatör spor kulüpleri ile okul sporlarının geliştirilmesine ayrılır.

Bu Kanunda belirtilen yasaklara uymayan kişilerin kimlik bilgileri, müsabakanın veya eylemin yapıldığı mahallin emniyet birimlerince fotoğraflı olarak kaydedilir ve bu kayıtlardaki kişiler takibe alınır.”

Şeker Kanunu(11 inci maddesinin dokuzuncu ve onbirinci fıkraları) 

MADDE 489- 4/4/2001  tarihli ve 4634 sayılı Şeker Kanununun 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kurulun para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar.

Kurul üyelerinin, görevlerini yaptıkları sırada öğrendikleri gizli bilgileri açıklamaları halinde, haklarında Türk Ceza Kanununun 258 inci maddesi hükmü uygulanır ve Kuruldaki görevlerine son verilir. Bu kişiler Kurul üyeliğine tekrar seçilemezler.”

 
<< Baslangıç < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 257 - 264 in 456
www.hukukevi.net on Facebook

HUKUKEVİ AVUKATLIK & DANIŞMANLIK BÜROSU

Tunus Cad. No:61/8 Kavaklıdere Çankaya/ANKARA

Tel: 0312 466 95 21

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image