M.Kemal Atatürk

Adalet, mülkün temelidir.

 

Misyonumuz

Siz değerli ziyaretçilerimizi hukuk alanında en iyi şekilde bilgilendirmek ve yardımcı olmaktır.

Anasayfa arrow Hukuk Arşivi
Hukuk Arşivi
Korsan ve Kaçak Yayımlar&Uygulanacak Müeyyideler - AHMET DELİKANLI Yazdır

 Korsan ve Kaçak Nedir? İki kavramı birbirinden ayırmak gerekir.Çünkü farklı müeyyidelere tabidir. Aşağıda kotegorilenmiş bir halde açıklamaya çalışılmıştır.

a) Kaçak yayınlar: Bir yayınevinin, aralarında bir sözleşme bulunan çevirmenden, yazardan veya eserin malî hak sahibinden izinsiz olarak bir eseri çoğaltmasına verilen isimlerdir. 3.000 adet basılacağı söylenen bir kitabın 10.000 adet basılması bu suça örnek oluşturmaktadır.. Burada “Özel Hukuk” alanında sözleşme taraflarından birinin diğeri aleyhine sözleşme hükümlerini ihlal etmesi söz konusudur. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda hak sahibinin şahsî takibini gerektiren ihlaller kapsamında ele alınmıştır.

b) Korsan yayınlar: Yayıncılık alanında korsan yayın, bir eserin, sahibinden ve basım haklarını devrettiği yayınevinden izinsiz olarak çoğaltılmasıdır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki düzenlemelere göre “Kamu Hukuku” alanında değerlendirilmiştir. Hem çevirmenin, yazarın ya da malî hak sahibinin, hem yayınevinin hem de devletin hakları gasp edilmektedir. Korsan yayın dört şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Tıpkı basım(orijinal basım): Bir yayınevinin bastığı bir kitabın bir benzerinin izinsiz olarak çoğaltılması söz konusudur. Burada kitabın kapağı ve içindeki bütün bilgiler orijinalinin aynıdır. En çok rastladığımız yöntemdir. Sokakta satılan kitapların büyük bir çoğunluğu böyledir.

Başka yayınevi adı altında: Bu yöntemde, yayın hakları bir yayınevine ait olan bir eserin varolan başka bir yayınevi tarafından basılması söz konusudur. Genellikle korsan baskıyı yapan yayınevi kendi sayfa düzenini, kapak tasarımını ve kendi adını kullanır.

Fotokopi yoluyla(korsan çoğaltım): Özellikle ders kitapları ve referans kitapların korsan yayını bu yolla gerçekleşir. Daha çok üniversitelerin etrafında ve bazen de içinde bulunan fotokopi dükkânları ders kitaplarını ve yardımcı kitapları korsan olarak çoğaltırlar. Tekniğinin farklı olması dışında, tıpkı basımdan hiçbir farkı yoktur.

 İnternet yoluyla: Yaygınlığı son zamanlarda giderek artan bir yöntemdir. Bazı internet siteleri ücretsiz ya da küçük bir ücret karşılığında, yayın hakları kendilerinde olmayan kitapları okumanıza izin verirler.
Verilecek Cezalar

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre yasal olarak üretilmiş ve bandrollü de olsa her tür kitabın yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı yasaktır. Bu yerlerde yasal ve bandrollü kitap satanlara 3 milyar TL. idarî para cezası verilecektir. Aynı yerlerde bandrolsüz ve korsan kitap satanlara 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya 5 milyar TL.’ndan 50 milyar TL.’na kadar ağır para cezası veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisi birden verilir. Ayrıca, yasal hak sahibinin tazminat davası açma hakkı vardır. Herhangi bir biçimde yetkilileri yanıltarak bandrol alan, bandrolleri amacı dışında kullanan kişiler hakkında, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis veya 20 milyar TL.’ndan 200 milyar TL.’na kadar ağır para cezası veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisi birden verilebilir. Sahte bandrol imal eden, kullanan, sahte bandrolden ticarî menfaat sağlayan kişiler hakkında, 3 yıldan 6 yıla kadar hapis veya 50 milyar TL.’ndan 250 milyar TL.’na kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisi birden verilir. Korsan yayın satanları ihbar etmek için belediye zabıtası, polis ve jandarmaya Meslek Birliğimize ve Meslek Birliğimize başvurulabilirler. Sayılan suçları kasten işleyenler hakkında suçüstü hükümleri uygulanır ve şahsî dava takibi gerekmeksizin kamu davası açılır.

Korsan Yayın Suçunu Takiple Sorumlu Yetkililer Kimlerdir?

Kanuna göre, yetki alanlarına göre belediye zabıtası, işgaliye karşılığı dahi olsa, sokakta kitap satışına izin veremez ve açılmış olan tezgâhları da toplar.

Polis ve jandarma kuvvetleri de gördüğü yerde korsan yayın satışına müdahale etmekle yetkili ve sorumludur. Her iki durumda da zanlılar ve kitaplar toplanarak yasal kovuşturma için Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edilir.

HAZIRLAYAN : AHMET DELİKANLI

 
Y.3.HD Paydaşların Hakları&Ecrimisil&Kötüniyetli Zilyet&Zararın Tümünden Sorumluluk Yazdır
YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ
E: 2004/12861 K: 2004/13674 T: 9.12.2004
Paydaşlarin ,Haklari Ecrimisil ,Kötüniyetli Zilyet, Zararin Tümünden Sorumluluk
(TMK m. 2, 693, 993, 995)
Özet: Paylı bir malı, diğer paydaşların
haklarıyla bağdaşmayan bir biçimde kullanan
paydaşlar, kullanmayanın haklarını rayiç
kira üzerinden ve onun payı oranında
ödemekle yükümlüdürler.
Kötüniyetli zilyet, taşınmazın haksız olarak
alıkonulmasından doğan tüm zarardan
sorumludur.
Dava dilekçesinde 1.617.085.000 lira ecrimisilin faiz ve masraşarla
birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen
kabulü ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından
temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki
bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı Vakışar İdaresi, Beşiktaş Ortaköy'de kain 16 parselin davalı-
lar tarafından kullanımı nedeniyle 1.6.1996-31.5.2001 dönemi için
1.617.085.000 lira ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise eskiden beri tapu ile malik olduğunu ileri sürerek haksız
kullanma ve fuzuli işgali olmadığından davanın reddine karar verilmesini
istemiştir.
Mahkemece, davaya konu 16 parselde 504/1680 pay Sultan Beyazıt
Vakfı adına kayıtlı olduğu ancak davalıların 521.48 m2 tapulu yerleri bulundu
ğu halde zeminde 666 m2 yeri işgal ettikleri gerekçesi ile davanın
kısmen kabulü ile 144.52 m2'ye tekabül eden ecrimisil miktarı
 
CGK Diploma Sahteciliği Yazdır
İçtihat Metni; 

765 SAYILI TCK UYGULAMASINDA DİPLOMA SAHTECİLİĞİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA İÇEREN BİR CGK KARARI :

" ... Uyuşmazlığın konusu sübuta ilişkin olmayıp suç vasfına ilişkindir.Uyuşmazlığın çözülebilmesi için TCK nun benimsediği sisteme göre belge türlerine göre sahtecilik suçları üzerinde durmak gerekir :

Bu sisteme göre ;

a) RESMİ BELGENİN ASLINDA SAHTECİLİK ;

Resme belgenin aslında sahtecilik eğer görevli bir memur
tarafından görevi nedeniyle (görevi kapsamında kalan bir iş/lemle ilgili olarak) işlenmişse TCK m 339/1-2;

Bu tür belgedeki sahtecilik görevli olmayan kimseler veya görevi dışında kalan iş/lemler için memur tarafından işlenmişse m 342/1-2 ;

b)ASLIN AYNISI OLAN SURET/ÖRNEK ÜZERİNDE SAHTECİLİK:

Aslın aynısı olan suret/örnek üzerinde ve görevli bir memur tarafından,görevi ile ilgili olarak işlenmişse TCK m 341/1 ;

Bu tür sahtecilik(aslı var olan suret/örnek üzerinde) görevli olmayan kişiler veya görevi dışında olarak memur tarafından işlenmişse m 342/3 ;

c) YİTEN ASIL YERİNE GEÇEN ONAYLI SURET/ÖRNEK ÜZERİNDE SAHTECİLİK :

Bu durumda sahtecilik resmi belgenin aslı yerine geçen onaylı suret/örnek üzerinde işlenmiş ise TCK m 339/son uyarınca asıl belge gibi sayılarak fail görevli memur ise ve görevi nedeniyle suçu işlemişse TCK m 339/1-2 ;
Bu tür belgede işlenen sahtecilik fail görevli memur değil de herhangibir kişi ise,m 342/1-2 ;

Esasen onaylı suretin aslı yoksa ve fail görevli memur ise m 341/1 -birinci cümlesi;

Bu tür sahtecilikte fail görevli memur dışında bir kimse ise m 341/3 -birinci cümlesi ; uygulanacaktır.

d) ASLIN ÖZETİ ÜZERİNDE İŞLENEN SAHTECİLİK :

Belge türlerine göre sahtecilik suçlarını bu şekilde ayırdıktan sonra olaya baktığımızda sanık sahte diplomayı kullanmıştır.Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki diploma terhis tezkeresi,adli sicil fişi,ikametgah kağıdı v.b. .. Yani bir memur tarafından sicil ve kayıtların veya sair belgelerin kapsam ve içeriğine dayanılarak oluşturulup bu içeriği özet olarak gösteren belgeler onaylı özet sayılmaktadır.O halde ilk olarak oluşturulmayan ve aslın içeriğini tamamen göstermeyen tüm resmi belgeler onaylı özet olarak kabul edilmelidir.

Bu tür onaylı özet belgeler üzerindeki sahtecilik suçları ancak görevli bir memur tarafından işlenebilir.Nitekim 341. maddenin bu suçla ilgili ikinci fıkrası fail bakımından 1. fıkraya yollama yapmaktadır,ki,bu fıkra memur tarafından işlenen sahtecilik suçlarını düzenlemiştir.Buna karşılık resmi belgenin aslında,memur olmayan kimseler tarafından işlenen sahtecilik suçlarını düzenleyen 342.maddede asıl ve suretler düzenlendiği halde onaylı özetler düzenlenmemiştir.

O halde onaylı bir özette memur olmayan bir kimse veya görevi dışında hareket eden bir memur sahtecilik yaparsa 341.maddenin ikinci fıkrasına uyan bu eylemden dolayı cezalandırılamayacaktır.(Fail ancak görevli memur olabileceği için)

Bu gibi durumda ne yapılacaktır? Bu konuda TCK da bir boşluk sözkonusudur.Nitekim yeni İtalyan Ceza Yasasının 482.maddesi onaylı özetlerde yapılan sahtekarlığın memur olmayan veya görevi dışında hareket eden memur tarafından işlenmesi halinde 478.maddeye yollamada bulunarak cezalandırmış ve boşluğu öylece doldurmuştur.

Buna göre onaylı özet belgede memur tarafından işlenen sahtecilik suçları m.341/2 uyarınca (m.342 ye göre daha az ceza gerektiren bir madde) daha hafif,üçüncü derecede bir yaptırıma bağlanmıştır.Zira onaylı özet asıldaki bilgilerin tümünü içermeyen,özet bilgi kapsayan,içeriği özetlenen bir aslın,sadece varlığını belgeleyen resmi belgelerdir.Bu itibarla onaylı özet belgede görevli memur olmayan bir kimsenin işlediği sahtecilik suçlarında ,bu suçu işlerken görevli memurla birlikte hareket edip etmediği araştırılıp işbirliği yaptığının anlaşılması halinde TCK m 64-65 dairesinde m 341/2 ye göre cezalandırılmalı,görevli memur ile işbirliği kanıtlanamayan fail,eğer üzerinde sahtecilik yapılan onaylı özet TCK m 355 te öngörülen belgelerden ise 356.maddeye göre cezalandırılmalı,aksi halde ceza tertip edilmemelidir.

Olayımızda sanığın sahte diploma düzenlettirerek kullandığı ileri sürülmektedir.Buna göre sanığın kendisine diploma sağlayan görevli kimselerle işbirliği yapıp yapmadığı araştırılmalı,yapmışsa TCK m 341/2 ye göre cezalandırılmalı,işbirliği yapmamışsa eyleminin TCK m 355 yollaması ile m 356 ya girip girmediği tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ : Açıklandığı üzere sanık vekilinin temyiz itizları yerinde görüldüğünden
tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddi ile yerel mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.

CGK 24.4.1989 105-165

 

 

Kaynak:

www.turkhukuksitesi.com

 
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemi dilekçesi Yazdır

.......  MAHKEMESİNE

DAVACI                                           :

VEKİLİ                                             :

DAVALI                                            :

KONU                                               : Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması İstemi.

AÇIKLAMALAR                             :

1-) Davalı karı – koca küçük ...’yi, ... Mahkemesinin kararıyla evlat edinmişlerdir.Buna dair karar sunmaktayız.

2-) Ancak yapılması gereken esaslı araştırmalar yapılmadan bu karar verilmiştir.Davalılar daha öncede evlat edinmişler ve gerekli özeni göstermedikleri için ilişkileri kötüye gitmiştir. Ayrıca davalılar ekonomik durumları gereği küçüğün eğitimini gereği gibi sağlayabilecek durumda değillerdir.

                                           

3-) Eksik incelemeyle kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılabilmesi için dava açılması zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER                    : 4721 S. K. m. 318 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER                      : Nüfus kaydı, evlatlık kararı, tanık beyanları ve diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM                         : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, davalılar ile küçük ... arasındaki evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına,  yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine,   karar verilmesini Yüce Mahkemenizden saygıyla talep ederim.  …/…/…

 

Davacı Vekili

Av.

 
<< Baslangıç < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 273 - 280 in 456
www.hukukevi.net on Facebook

HUKUKEVİ AVUKATLIK & DANIŞMANLIK BÜROSU

Tunus Cad. No:61/8 Kavaklıdere Çankaya/ANKARA

Tel: 0312 466 95 21

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image