M.Kemal Atatürk

Adalet, mülkün temelidir.

 

Misyonumuz

Siz değerli ziyaretçilerimizi hukuk alanında en iyi şekilde bilgilendirmek ve yardımcı olmaktır.

Anasayfa arrow Hukuk Arşivi
Hukuk Arşivi
İflasın Ertelenmesi - ADİL ALPER SÜREN Yazdır

                                    İFLASIN ERTELENMESİ               

             Dünyanın krizlerle mücadele etmekle meşgul olduğu şu kritik günlerde, Ülkemiz de global krizden nasibini almış gözüküyor. Ekonomimiz konusunda işi uzmanlarına bırakmak gerektiğini ve kriz tellallığı yapmanın kötü giden ekonomiyi daha kötü hale getirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceği kanaatindeyim. Ekonominin kötü gözüküyor olması ve şirketlerin tehlikede olduklarını duyurdukları bir zamanda İflasın Ertelenmesi kurumu önemini arttırıyor.              

              Şirketin aktifinin pasifinden fazla olması durumunda, şirket yetkililerinin(yönetim kurulu) iflas isteme zorunluluğu doğar. Aynı durum aciz halinde de kendini gösterir. İİK m.178 son. Fıkrada ise ‘iflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hülul edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.’ Bu haller sonrasında Kanunda Sermaye Şirketleri ile Kooperatiflerin iflası başlığı altında düzenlenen iflasın ertelenmesi kurumu devreye giriyor. 179/1-2. cümle şu şekildedir; ‘ Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar verir.’ Bununla birlikte devam eden maddelerde Mahkemenin bu kararı verdikten sonra şirket bütünlüğünü koruyucu önlemleri alacağı ve şirkete kayyım atayacağı belirtilmiştir.              

               İflasın ertelenmesi konu başlığı altında genel olarak ilgi çeken bölüm iflasın ertelenmesinin icra takibine olan etkisidir. İflasın ertelenmesi talebi ( İyileştirme projesi ) ciddi ve inandırıcı bulunduğu takdirde borçlu aleyhine yapılan takipler (6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler dahil) durur. Yeni takip de açılamaz. Fakat zaman aşımı süreleri ve hak düşürücü süreler bu mühletler sonuna kadar işlemez. İstisnai olarak İİK md.206/1. Ayrıca Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez(İİK md. 179/b).             

               Bu şekilde bir düzenlemeyle kanun şirketleri ve kooperatifleri ekonomik bunalımlardan kurtarmak istemiş gibi gözüküyorsa da aslında ülke ekonomisinde büyük pay sahibi olan ve sayısız bireye iş olanağı sağlayan bu kurumlardan daha çok bireyi koruyucu bir düzenlemedir.                             Günümüzdeki krizde dünya devletlerinin bankalara olanca güçleriyle yardım etmeleri gerektiğinde kamulaştırma sebebinin de aynı mantığın bir ürünü olduğu kanaatindeyim.       

     İletişim ve sorularınız için; Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.                                                                                                                           Stj. Av. Adil Alper Süren   

      

 
Stajyer Avukat Olmak - NİL BOZOĞLU Yazdır

                                                STAJYER AVUKAT OLMAK
 
                                 Hukuk fakültesinden mezun olmanın ardından girilen mecburi ve resmi dönemdir avukatlık stajı.Eğer yeni mezunumuzun gönlünde yatan aslan avukatlık mesleği ise bu dönemi yaşayacaktır.Baroların istediği onlarca sayfa belge toplanmasını müteakip Avukatlık Staj Yönetmeliği 12. maddeye göre mahkeme ve adalet dairelerinde staj;
Cumhuriyet Savcılıklarında bir ay,Ağır Ceza mahkemesinde bir ay,Asliye ceza mahkemesinde onbeş gün,Sulh ceza Mahkemesinde onbeş gün,Sulh Hukuk Mahkemesinde onbeş gün,Asliye Hukuk Mahkemesinde bir buçuk ay,İcra tetkik ve İcra dairesinde bir ay geçirildikten sonra tamamlanmış olur.
                         

                              Avukatlık stajının kalan altı ayı, staj yapılan Baro levhasına kayıtlı, meslekte en az beş yıl kıdemli (bu beş yıllık kıdem hesabına Avukatlık Kanununun 4 üncü maddesinde yazılı hizmette geçen süreler dahildir) ve bağımsız bürosu olan bir avukat yanında yapılır,süresi altı aydır.
              

                           Görüldüğü üzere avukatlık stajı toplamda bir senedir ve hepimizin bildiği ve avukatlık kanununun amir hükümlerine göre stajyer avukatın çalışması yani gelir elde etmesi ,avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan işlerle uğraşması yasaktır.Peki bu yasak karşısında stajyer avukata herhangi bir ücret ,örneğin barolar tarafından veya yanında staj yapılan avukat tarafından ,ödenir mi?İkinci soru ;Yine bu süre zarfında avukat adayının sosyal güvencesi var mıdır?

                           Maalesef iki sorunun da cevabı HAYIR dır.Hayırdır?Bu nasıl bir durum demeyelim üzülerek söyleyebilirim ki durum bu ,üstelik benim bildiğim hiçbir meslekte de bu tür bir durum mevcut değil.Anayasadaki angarya yasağına aykırılık teşkil eden bu uygulamaya çare oluşturmak üzere tahsis edildiğini düşündüğüm baroların,sözüm ona, kredi olarak düzenlediği aylık ödemelerin amacına ulaşıp ulaşmadığı da tartışmalıdır.

                           Bir kişi kredi almaya mecbur bırakılırsa buna "kredi" denir mi tekrar düşünülmesi gerektiği kanısındayım,söz konusu durum açıkça müzayaka halinden faydalanarak ,kredi almak zorunda bırakılmak değil midir?
 

                          TBB 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren krediyi aylık 350 ytl olarak belirledi.Staj süresi (1 yıl) boyunca ödeniyor staj bitiminden 24 ay sonrada muaccel hale geliyor,geri ödeme ise staj dönemindeki kredi miktarına %30 basit faiz uygulanması yoluyla gerçekleşiyor.Bu şartlar altında da öğrencilik döneminde katkı kredisi almış arkadaşların işi zor gözüküyor.Sosyal güvenlik haklarından mahrum bırakılmamız ayrıca tartışma konusu tabii.Hiç kimse sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılamaz.

                           Sanırım bu süreçte yine ailelerin yardımı veya yanında staj yaptığımız avukatların insafına ihtiyacı olacak avukat adaylarının.Staj süresince yapacağınız minimum masraf 3 bin ytl, mutlaka kıyıda köşede böyle bir birikimimiz vardır!!!Ümit edelim ki bu konuda başvuru yapan arkadaşlarımızın çalışmaları sonuç versin ve en azından kredi yerine burs imkanı sağlanabilsin...

     İletişim adresi: Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.  

                                                                                    StjAv.Nil Bozoğlu

 
İnternet Üzerinden Dava Açma Yazdır
İnternet Üzerinden Dava Açma  

 

Avukatlar, Internet üzerinden sahip oldukları sertifikalar ile dava açıp, Akbank’taki hesaba para yatırdıkları takdirde tamamlanan işlem sonrasında Internet’ten açılan davalar tevzi bürosunun ekranına düşmektedir.Avukat daha sonra tevzi bürosuna gelip de davasını açtığını bildirdiğinde, mevcut ekrandan davası görülüp tevzisi yapılmaktadır.Şuan Hukuk Usulü Muhakemesinde posta masrafının hesaptan düşmesi ile ilgili bir uygulama olmadığı için avukatın mutlaka tevzi bürosuna gelip dosyasını ve posta pulunu bırakması gerekmektedir.Ancak İdare Mahkemelerinin yönetmeliği daha farklı olduğu için anılan mahkemede masraflar peşin alınmakta, avukatların giderek pul ve masraf bırakması gerekmemektedir.

 

İlgili avukat tevzi bürosuna gelerek, Internet’ten dava açtığını belirttikten sonra pul ve dosyasını verdiği zaman ana bilgisayardaki tevzi et tuşuna basılır ve dosya esas numarası olarak ilgili mahkemenin iş listesine düşer.Avukat Internet’ten dava açtığı zaman sistem kendisine bir numara verir; fakat numara dosyanın esas numarasından sayılmaz.Esas numarası tevzi bürosundan tevzi et tuşuna basıldığı anda verilmektedir.Uygulama başladığında bu yana bir çok dava Internet üzerinden açılmaktadır.

 

Taşradaki adliyelerde Tevzi bürosunun olup olmaması önemli değildir.Bu tür küçük yerlerde hukuk mahkemesi yazı işleri müdürüne tevzi bürosu görevi verilmekte ve aynı tevzi bürosu ekranları gibi, bu kimse de kendi ekranından tevzi yapmaktadır.Dolayısıyla bir fark bulunmamaktadır.

 

Kaynak: Bilişim ve hukuk dergisinden yararlanılmıştır...

 
Elektronik Posta İle Yapılan Tebligat Yazdır

T.C.

YARGITAY

6.HUKUK DAİRESİ

 

Esas  : 1997/5096

Karar:  1997/5198

Karar Tarihi: 9.6.1997

 
  • TAHLİYE DAVASI (Temerrüt Nedeniyle)
  • TEMERRÜT NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI (Davalının Eşine Yapılan Elektronik Tebligat ile İhtarda Bulunulması)
  • ELEKTRONİK POSTA İLE YAPILAN TEBLİGAT (Kiracının Eşine Yapılan Bu Tebligattan Davalının Haberdar Olmamasının Mümkün Olmaması)
  

DAVA: Mahalli Mahkemesi’nden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

 

KARAR: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.Mahkeme davayı reddetmiş hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde davalının temerrüt ihtarına konu aylar yakıt parasını yasal süresi içerisinde ödemediğinden temerrüde düştüğünü ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiştir.Davalı vekili kira sözleşmesinde yakıt bedelinin kiracıya ait olduğu hususunda bir açıklama bulunmadığını, yakıt bedellerinin kiralayana ait olduğunu mektupla yapılan tebligatla  da bir diteceği bulunmadığını belirtmiştir.

Mahkeme elektronik mektupla yapılan ihtarın davalıya tebliğ edilmedi için geçersiz olduğundan bahisle davayı reddetmiştir.Davalı eşine yapılan tebligattan haberdar olmadığını iddia etmediğine göre, artık o ihtarın geçersizliğinden söz edilemez.

Bu durumda davalıya gönderilen ihtarın geçerli olduğunun kabulü ile işin esasına girilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, tebligatın geçerli olmadığından bahisle reddi hatalı olmuştur.Hüküm bu nedenle bozulmuştur.

 

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre siar hususların incelenmesine gerek olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının oybirliğiyle karar verildi. 

 
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 49 - 56 in 290
www.hukukevi.net on Facebook

Sİtemize hukuk ile ilgili makalelerinizi

gönderin hemen yayınlayalım!

Makalenizi Göndermek İçin Bize Ulasın






Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun

Haberler

"İşkenceyle Ölüm" Cezası İçin 7 Polise Müebbet İstemi Bir gasp çetesine yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan Murat Konuş isimli şüphelinin "işkence sonucu ölümüne neden olmak" suçundan 1'i başkomiser, 7 polis hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Abdülaziz Özatlan tarafından hazırlanan 10 sayfalık iddianamede, Gayrettepe Gasp Büro Amirliği'nde görevli başkomiser Oktay Kapsız ve İstanbul Emniyet Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'nde görevli polis memurları Ramazan Adıgüzel, Murat Ertürk, Abdülcelil Karadağ, Gürbüz Kurnaz, Osman Ölker ve Yalçın Beşikçi şüpheli olarak yer alıyor. Murat Konuş'un annesi Döne Konuş ve eşi Tülay Konuş ise iddianamede şikayetçi sıfatıyla bulunuyor. İddianamede, şüphelilerin savcılıktaki ifadelerinde suçlamaları reddettikleri belirtildi.   Details...

Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliği Yayınlandı Maliye Bakanlığı'ndan: 3218 SAYILI SERBEST BÖLGELER KANUNU GENEL TEBLİĞİ1. Giriş3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulamasına ilişkin açıklamalara 12/3/2009 tarihli ve 27167 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliğinde yer verilmiş olup, anılan Tebliğ uyarınca mükelleflerin öngörülen şartları sağlayıp sağlamadıklarının tespit edilmesi amacıyla düzenlenmesi gereken Serbest Bölge Faaliyet Tasdik Raporunun ibraz süresine ilişkin açıklamalar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.  Details...



Muhtara 10 Yıl Hapis İstemi ANTALYA - Kanal Mahallesi'nde oturan ve Çamblıbel Mahallesi'ne taşınan Fatih Üçol, 2008 yılında nakil yaptırmak için gittiği dönemin Çamlıbel Mahallesi Muhtarı Refik Albayrak'ın kendisinden 15 TL istediğini öne sürerek savcılığa şikayet etti. Üçol, “Parayı vermezsem, benim ve ailemi muhtarlığa kaydını yaptırmayacağını söyledi” dedi. Hakkında soruşturma başlatılan Albayrak, geçen yıl 29 Mart'ta muhtarlığa aday olmadı. Savcılığın hazırladığı iddianame ardından Antalya 2'nci Ağır Ceza  Details...


İstatistikler

Üyeler: 1730
Haberler: 791
Bağlantılar: 5
Ziyaretçiler: 1734717

Kimler Sitede

Şu anda 87 ziyaretçi çevrimiçi

Hukukevi Forumları'ndan

Image