M.Kemal Atatürk

Adalet, mülkün temelidir.

 

Misyonumuz

Siz değerli ziyaretçilerimizi hukuk alanında en iyi şekilde bilgilendirmek ve yardımcı olmaktır.

Anasayfa arrow Hukuk Arşivi
Hukuk Arşivi
Takı Tasarımlarında Hukuki Korunma - CEMALETTİN GÜRLER Yazdır

 Cemalettin GÜRLER[1],[2] 

GİRİŞ

 

Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan hızlı gelişim ve ülkemiz özelinde toplumun çoğunluğunu oluşturan dinamik nüfusun dayatmaları, sınai üretimin tarımsal üretimin önüne geçmesi, evrensel - ulusal pazardaki gelişmeler ve Avrupa Birliğine katılma çalışmalarının sonucu olarak Türk mevzuatında hızlı kanunlaştırma süreci yaşanmaktadır.

 

Bu kanunlaştırma çalışmalarının bir kısmı gereğinden fazla gündemi meşgul ederken bir kısım çalışmalar ise toplumun hatta yasalaştırmanın doğrudan muhataplarının haberleri olmadan, ilgililerin görüşleri alınmadan yasalaştırılmakta ve yürürlüğe konulmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak çok önemli olan bu çalışmaların bir kısmı ölü (uygulaması olmayan)  kanun olmakta ya da en iyi ihtimalle gerektiği kadar uygulanamayan kanun olarak kalmaktadır.

   Dünyada birçok ülke, ülkemizin 19. Yüzyılın ikinci yarısında başladığı sınai mülkiyet hukukuna ilişkin düzenlemelere çok geriden başlamalarına rağmen sınai mülkiyet (tasarımlar)'i korumanın önemini anlamış, bunun sonucu olarak da ulusal ve uluslararası hukuk kuralları oluşturma yoluna yönelmişler, dünyada tekeller yaratmışlardır.

Yurdumuzda sınai mülkiyet alanındaki ilk düzenlemelerin Osmanlı döneminde marka hukukuna ilişkin olarak yapılmasına rağmen; uluslara­rası standartlar düzeyinde düzenlemeler ancak 1995 yılında gerçekleşebilmiştir. Konuyla ilgili bilimsel, sistematik çalışmalar ise yeni yeni başlamaktadır.  Bu çalışmalarda ilgili kesimlere hala ulaşamamaktadır.

 Topluma çok fayda getirecek bir hukuki düzenleme olan 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Karar­name KHK'nın uygulanması hakkındaki tüzük ve taraf olunan uluslarara­sı anlaşmalar yani kısacası tasarımların mevzuatı ile tasarımların korun­ması alanındaki hukuki boşluk, genel hükümlere göre çözümden kurtulup kendisi için düzenlenen özel hükümlerle korunmaya başlamıştır. 

KORUMANIN YASALAŞTIRILMASININ ÖNEMİ

 

 Kavimler kapısı olan bu topraklar, sayısız medeniyetin doğuş, yük­seliş ve yok oluşuna tanıklık etmiştir. Tarihle özdeş sayılan yaşadığımız topraklardaki medeniyetler her konuda olduğu gibi takı konusunda da ye­diveren olmuş, her yeni medeniyet kendi kültürünü, her kültür kendi me­deniyetini, bunun sonucu olarak da kendi takı ve takı tasarımını yaratmış­tır. 

Takı tasarımları ve üretimi günümüze kadar usta-çırak ilişkisi gele­neği içinde devam etmiştir. Usta-çırak geleneğinin sonucu olarak da üre­tilen takı tasarımları kendini tekrardan öteye geçememiş, üretilen tasarım­ların zevki ulusal pazar dışına çıkmamış hatta hitap edilen tüketici kitlesi Ulusal Pazar içindeki yerel pazarla sınırlı kalmıştır

 

 Son yıllarda yaşanan gelişmeler sonucunda ülkemizde usta-çırak geleneği içinde üretimin ulusal ve evrensel ihtiyaçlara cevap vermeyece­ği fark edilmiştir. Çalışmalara akademik ve profesyonel anlamda yön verebilmek için çeşitli ortaöğretim kurumlarında giysi ve takı tasarını bölümleri açılmıştır. Bununla da yetinilmemiş, Gazi Üniversitesinin Ankara Merkez Kampüsü ile Beypazarı Kampüsünde ve Muğla Üniversitesi Milas Kampüsünde konuyla ilgili Yüksek okullar açılmıştır.

Takı tasarımlarının hukuki korunmasıyla ilgili olarak öğretim görevlileri ve öğrencileriyle yapılan görüşmelerde; tasarımların korunması hakkında bilgi sahibi olunmadığı görülmüştür. Oysa konuyla ilgili Türk mevzuatındaki 554 sayılı KHK'nın getirdiği düzenlemelerin yanı sıra 5684 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun, Türk Ticaret Kanununun, Borçlar Kanunun birbirinden bağımsız ve kümülatif olarak koruma getirerek,  takı tasarımlarına uluslararası standartlarda koruma sunmaktadır.

 

Tasarımların korunmasında öncelikle "Tasarım" kavramını tanımlamakla başlamak gerekir. Hukuken "Tasarım; bir ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü" anlamına gelmektedir[3]. Hukuken takı tasarımı kavramı ise; takı kavramının tanımı ile 554 Sayılı KHK'da ki tasarım kavramının birlikte algılanması, harmanlanması ile ortaya çıkacak­tır. Bu nedenle tanımı bu şekilde bırakmak sağlıklı bir yöntem olacaktır.

 

                   Türk hukukunun, tasarımların korunmasında genel görüş olarak kümülatif korumayı benimsediği kabul edilmektedir. Tasarımın kümülatif korunması derken hak sahibinin şartlarının varlığı halinde mevzuatın bi­rine, birkaçına veya tümüne dayanabilmesi kast edilmektedir.[4] Tescilli ta­sarımların FSEK'ye göre de korunacağı yani kümülatif korumanın varlı­ğı, 554 Sayılı KHK 1/1 maddesinde açıkça belirtilmiştir.

Tasarımların korunmasında esas alınan ölçüt; tasarımların tescilli olup olmadığıdır. Korumanın kapsamı, korunan hakkın kapsamı, korumanın özellikleri tasarımın tescilli olup olmadığına göre belirlenir.

Genel kural olarak tescilli tasarımların korunmasında; 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK esas alınır. Bunun yanı sıra şartlarının bulunması halinde 554 sayılı KHK ile 5846 sayılı FSEK'dan da birlikte yararlanılabilir.

 Tescilsiz tasarımların korunmasında, şartlar bulunuyorsa 5846 sayı­lı Fikir Sanat Eserlerin Kanunu, Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümleri ve Borçlar Kanunun ilgili maddelerinden herhangi birine yahut hepsine dayanabilir. 

TESCİLLİ TASARIMLARIN 554 SAYILI KHK'YA GÖRE KORUNMASI:

 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki KHK; 1883 tarihli Sınai Mülkiyetin Korunması Hakkında Paris Sözleşmesi, 1886 tarihli Edebi ve Artistik Eserlerin Korunmasına Dair Bern sözleşme­si, 1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Sözleşmesi, Avrupa Birliği mevzuatı ile sınai mülkiyet alanında uluslararası hukuk normlarına uy­mak amacıyla 1995 yılında ülkemizde yapılan bir seri kanunlaştırma ha­reketinin sonucunda ortaya çıkan bir düzenlemedir.

554 Sayılı KHK, yukarıda adı geçen sözleşmelerin çizdiği genel çerçevenin sonucu olarak Avrupa Birliği Mevzuatıyla paralellik göster­mektedir.

 

 Bu kanunlaştırma çalışmalarıyla sınai mülkiyet alanına çağdaş stan­dartlar getirilirken bir yandan da uluslararası anlaşmalarla verilen ulusla­rarası taahhütler yerine getirilmiş oldu.Tasarımlar korunmasında esas araç tescildir. Tescil makamı 544 sa­yılı KHK ile kurulan Türk Patent Enstitüsüdür[5]. Türk Patent Enstitüsü merkezi Ankara'da olup Dünya Fikri (Sınai) Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) ile yoğun işbirliği içinde çalışmalarını sürdüren yarı özerk bir kurumdur.  

554 Sayılı KHK'ye Göre Korumanın Şartları:

 

 554 Sayılı KHK'ye göre tasarımın korunabilirliliği için üç temel şart gerekmektedir. Bunlar; 1) Yeni olmak 2) Ayırt edici niteliğe sahip ol­mak 3) Kamu düzeni ile genel ahlaka aykırı olmamak.Kanun koyucunun “yeni olmak" şartında ölçütü, dünyanın her han­gi bir yerinde tasarımın kamuya sunulmamış olmasıdır. Kamuya sunmak­tan kasıt ise sergileme, satışa sunma, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetlerdir.

"Ayırt edici niteliğe sahip olma" kavramı ise tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile diğer bir tasarımın yarattığı izlenim arasındaki farklardır. Bilgilenmiş kullanıcı kavramı olarak tasarı mı talep edenin bu talebi hakkında asgari bilgilerden fazlasına sahip olması demektir.

 

 ‘Kamu düzenine ve genel ahlaka adaba aykırı olmamak' deyimi ise Hukukta ilke olarak tanımlanan genel geçer bir kuraldır. Bu kuralla kanun koyucu uygulayıcıya toplumun genel ahlak, adap, din, örf, adet, geleneklere aykırılık teşkil edecek kısacası toplum tarafından infialle karşılanacak tasarımların tescilinin engellenmesini emretmiştir[6]. 

554 Sayılı KHK'ye Göre Korumanın Kapsamı:

 

554 Sayılı KHK'de korunan, sınaî mülkiyet hakkıdır. Bu nedenle de kapsamı en geniş tutulan korumayı, 554 sayılı KHK sağlamaktadır.

 

554 sayılı KHK'ye göre; tescil ettirilen tasarım üzerinde, "Tasarımın kullanılması hak ve yetkileri münhasıran tasarım hakkı sahibine ait­tir"[7]. Dolaysıyla tasarım hakkı sahibi hukuk gereğince tekelci hakka sa­hih olmaktadır.

 

Üçüncü kişiler; tasarım hakkı sahibinin izni olmadan, koruma kapsamındaki tasarlanan, tasarım ile ilgili şu kısıtlamalara tabidirler;

 ·                   Aynı veya benzeri bir ürünü üretemezler,

·                   Satamazlar,

·                   Sözleşme yapmak için icapta (satım teklifinde) bulunamazlar,

·                   İthal edemezler,

·                   Ticari amaçla elinde bulunduramazlar,

·                   Depolayamazlar,

·                   Lisans yoluyla hak sahibi olanlar lisans hakkını izinsiz genişletemezler,

·                   Lisans yoluyla hak sahibi olan lisans hakkını başkasına devredemezler,

·                   Tescilli bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan tasarımı elinde bulunduranlar haksız üretilen tasarımı nereden ve nasıl bulduklarını bildirmekten kaçınamazlar. 554 Sayılı KHK'daki Tekel Hakkının Önemi:

554 sayılı KHK'de korumanın kapsamı ve etkinliği yüksek tutulmuş, tasarıma tekelci (inhisari) koruma sağlanmıştır.

 

Hukuken tekelci koruma sağlanması demek; tescilli takı tasarımla, üçüncü kişi/kişilerin bilerek ve isteyerek veya tesadüf sonucu meydana getirdiği tasarımının herhangi bir iktibas (ayniyet, kopya) veya iltibas (benzerlik, karışıklık) göstermesi halinde tasarım hakkına tecavüz edilmiş sayılması demektir.

 

 554 sayılı KHK'ye göre korunan tasarıma, benzerlik yani iltibasın varlığının ispatı yeterlidir. Benzerliğin varlığı halinde koruma talep edi­nin ayrıca tasarım hakkına tecavüz edenin kötü niyetli olduğunu iddia etmesi veya ispatlaması gerekmemektedir.

Tasarımı, tescilli tasarım hakkını ihlal ettiği ileri sürülen kişinin de iyiniyetli olduğunu, tasarımın kendi hususiyetini taşıdığını, benzerliğin tesadüf sonucu oluştuğu gibi iddialarının hiç bir anlam ve önemi yoktur.

 

 Bu iddiaların biri veya birkaçı doğru olsa bile tescilli tasarım sahibinin tekelci hakkı olması nedeniyle iddia sahibinin tasarımı korunmaz. Üçüncü kişinin tasarımının, tescilli tasarıma benzerliğinin her halükarda tasarım hakkını ihlal edeceği kabul edilir. 

554 Sayılı KHK'ye Göre Yayın Ertelenmesi:

 

Bir tasarımın tescili için Türk Patent Enstitüsüne başvurulduğunda Enstitü, tasarımın gerekli şartları taşıyıp taşımadığını inceler. Enstitü tasa rımın gerekli şartları taşıdığına kanat getirirse tasarımı, Tasarım Sicil hm kayıt eder.

 

 Tasarım Siciline kayıt edilen tasarım yayımlanır.[8]Tasarım tescil talebinde bulunan hak sahibi, herhangi bir sebepli (tasarımın en uygun zamanda pazara sunulması, katalog oluşturmak için diğer tasarımların sonuçlanması, fuar zamanlarının beklenmesi vs. nedenlerle) tasarımın tesciline ilişkin Sınai Mülkiyet gazetesindeki (Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteni) yayımın yani kamuya sunumun ertelenmesini talep edebilir. Böylece tasarım koruma allına alınmasına rağmen kamu ya sunulmamış olur.

         Yayınını tescil talebi için başvurulmasından başlamak üzere en fazla 30 ay ertelenmesi mümkündür. Yayımın ertelenmesi talebi ile tasarımın tescil talebi başvurular siciline kaydedilir. Ancak tasarımın görsel anlatı­mı ve diğer ilişik belgeleri kamuya sunulmaz. Böylece tasarım sahibinin tasarımını kendisi için en uygun zamanda kamuya sunabilmesi sağlanmış olur.

 554 Sayılı KHK'ye Göre Lisans Hakkı: 

554 sayılı KHK hükümlerine göre tescilli tasarım, lisans sözleşme­sine konu olabilir[9]. Lisans, en basit şekilde "hak sahibinin tasarım hakkı­nı bir eder karşılığı veya karşılıksız şekilde üçüncü kişinin kullanımına sunması" olarak tanımlanabilir.

Lisans tüm ülkede kullanma yetkisinin verilmesi şeklinde olabile­ceği gibi, ülkenin belli bir bölgesiyle sınırlı şekilde de verilebilir.

 

Diğer hukuk alanlarındaki lisans sözleşmelerinde olduğu gibi 554 sayılı KHK'de de lisans iki şekilde düzenlenmiştir.

 

a)İnhisari Lisans: Uygulamada tekelci lisansta denir. 554 Sayılı KHK'mn 41/4 maddesinde düzenlenmiştir. Hak sahibi (yaratıcı) hukuki haklarını başka bir şahsa (lisans alana) devretmektedir. 

 İnhisari lisans sözleşmesinde, lisans veren (yaratıcı) kullanıma iliş­kin haklarını saklı tutmadıkça lisans alan haricinde kimse tasarımdan ya­rarlanamaz, onu kullanamaz ve diğer hukuki tasarruflarda bulunamaz. Lisans hakkı, sadece lisans hakkını alan tarafından kullanılır.

Lisans veren hak sahibi, bu hakkı başka kimseye devredemez. İnhi­sari lisans alan, tasarımın kullanımı için gerekli fiili ve hukuki tüm tasar­ruflarda bulunabilir.

 

b) İnhisari (Tekelci) Olmayan Lisans: İnhisari olmayan lisansta da inhisari lisans gibi, tasarımın asıl sahibinin kullanım hakkını bir başka­sına devri söz konudur.

 

 Temel özellik ise, lisans verenin kendisinin de lisans alanla birlikte tasarımı kullanabilmesidir. Ya da hak sahibi olarak bir kişiyle lisans söz­leşmesi yapmış olsa dahi başkalarına lisans hakkı verebilir[10].

 554 Sayılı KHK'ye Göre Tescilli veya Tescili Talep Edilen Takı Tasarımına İtiraz Sınai Mülkiyet gazetesinde ilanı yapılmış tescil için olarak hak kay­bına uğradığına inanan gerçek veya tüzel kişiler ve ilgili meslek kuruluş­ları gerekçelerini açıkça belirtmek suretiyle Enstitüye itirazda bulunabilir­ler.

 554 Sayılı KHK'ya Göre tescilli Tasarımın Korunma Süresi 

Tescilli tasarımlar için koruma süresi toplam 25 yıldır. Ama tasarım sahibi 25 yıllık korumayı ilk başvuruda talep edemez. Hak sahibinin tasa­rım korumasını 5'er yıllık periyotlarla yenilemesi gerekir.

 

Her 5 yıllık koruma periyodunun bitmesinden önceki ve sonraki 6 aylık dilimlerde (toplam 12 ay içinde) tescil yenilenmelidir. Bu 6 aylık süre içinde tescilin yenilenmemesi halinde hak sahibi 554 sayılı KHK'ye göre koruma talep etmekten vazgeçilmiş sayılır.[11]

 Tescilli tasarım 5'er yıllık yenilenme süresi içinde yenilenmeme, ya da yenilense dahi 25 yıllık topla n süresinin sona ermesinden sonra, diğer kanunların aradığı şartlarının varlığı halinde diğer kanunların ve genel hü­kümlerin korumasından yararlanmaya devam eder. Yani 554 sayılı KHK'nın koruması bir şekilde sona erse dahi diğer kanunların sağladığı koruma bu sona ermeden etkilenmez.[12] 

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNA GÖRE KORUMA 

Uygulamada tasarımların çok büyük bir kısmı tescil edilmemekte­dir. Tescil yapılmamasının sebeplerinin başında tasarımların tescilinin öneminin ilgililerce muhataplarca yeterince anlaşılmamış olması bulun­maktadır.

Bunun yanı sıra tescilin ekonomik anlamda getirdiği masraflar, tescil prosedürünün karışıklığı ve formalitelerinin uzunluğu caydırıcı olmak tadır. Kaldı ki takı tasarımlarının toplumun değişim dinamizmine uyarak moda halini alması nedeniyle tescil prosedürü sonuçlanana dek tasarımın modasının geçmiş olması yada tasarımın ekonomik öneminin azalması olasılığının yüksekliği de diğer caydırıcı sebepler olarak sayılabilir.

 Oysa tasarımların 554 s;ıyılı KHK'ye göre korunması anlatılırken daima tescilli tasarını kavramı kullanılmıştı yani takı tasarımı korunurken tescili hep ön şart olduğu belirtilmişti.

Tasarım tescil edilmemiş olsa dahi -ki takı tasarımların büyük kıs­mı böyledir- tasarım, yaratıcısının, emeğini, birikimini, yaratıcılığını, za­manını ve bunların hepsinin toplamını ve fazlası anlamına gelecek olan yaratıcının hususiyetini taşıyacaktır. Bir tasarımın yaratıcısının yarattığı tasarım üzerinde şahsi hususiyeti bulunması tasarıma sanat eseri niteliği kazandırır. Yaratıcının hususiyetini taşıyan tasarım tescilli olsun olmasın tasarım FSEK'ye göre korunabilir.

FSEK göre korumanın kapsamı 554 Sayılı KHK'deki korumaya göre daha dardır. Şöyle ki FSEK,da korunan, yaratıcının hususiyetidir. Burada korunan hususiyeti diğer bir yaratıcının hususiyetinden ayırd et­mek çok zordur.

FSEK'ye göre koruma halinde üçüncü kişi tasarımın bir benzerini kendi hususiyetini ekleyerek kullanabilir, piyasaya sürebilir. Hatta bu benzerlik doğrudan tasarımdan yola çıkılarak üretilmiş olmasında dahi durumu değiştiremez.

 FSEK'na Göre Tasarımda Korumanın Kapsamı:

 FSEK'na göre korumada korunan, sanatçının yaratıcılığı ve hususi­yetidir demiştik. FSEK sadece kopyalamaya karşı yaratıcının hususiyeti­nin korunması sağlar. Bunun sonucu ise 554 sayılı KHK ile korunan tasa­rımda hak sahibinin benzerliği (iltibası) ispat etmesi yeterliyken FSEK ile korunan tasarımda ise hak sahibinin kendisinin taklit edildiğini ispatlama­sı gerekir.

FSEK'na göre koruma için tescil veya herhangi bir işlem gerekmez iken 554 sayılı KHK ya göre koruma talep edilen tasarımın tescil edilmiş olması gerekir.

 

 FSEK ve 554 sayılı KHK'nın koruma hükümleri uygulanırken iki noktanın gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Öncelikle FSEK'nm 70 yıllık koruması, tasarımın korunması kavramına uygun değildir. Bu ne­denle tasarım, tescilli veya tescilsiz olsa da ilk 25 yıllık zaman diliminden sonraki dönemde korumayı olabildiğince dar yorumlamak ve tasarım sa­natçısının korunmasını esas alan yorum getirmek gerekir.İkinci önemli husus ise yaratıcının hususiyetidir. Korumanın kapsa­mı belirlenirken yaratıcının hususiyetini çokça öne çıkarmak gerekir. Ak­si halde koruma FSEK'ye göre koruma tasarımın kamuya mal olmasını geciktirmekten öteye çok bir anlam ifade etmeyecektir. Yaratıcının hakkı korunurken kamusal çıkarlar geriye itilmiş olacaktır.

 FSEK'ye Göre Korumalarda Lisans Hakkı:

 554 Sayılı KHK'deki inhisari lisans ve inhisarı olmayan lisans kav­ramları FSEK'de karşımıza basit ve tam ruhsat şeklinde çıkmaktadır[13].

 FSEK'deki tam ruhsat inhisari lisansa, basit ruhsat ise inhisari olmayan lisans kavramına denk düşmektedir.

 FSEK'na Göre Tasarımda Korumanın Süresi: 

FSEK'de mali hakların korunma süresi hak sahibi gerçek kişi ise eser sahibinin hayatı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl, hak sahibi tü­zel kişi ise yine tasarımın alenileşmesinden itibaren 70 yıldır (FSEK mad­de 27/1).

Tasarımcının manevi haklarının Fikir ve Sanat Eserleri Hukukuna göre korunma süresi tasarımcının tüm hayatı boyunca ve en az mali hak­lar süresi kadar (70 yıl)dır.[14] 

HAKSIZ REKABET HÜKÜMLERİNE GÖRE KORUMA: 

Takı tasarımlarının haksız rekabet hükümlerine göre korunmasına geçmeden önce haksız rekabet kavramını açıklamak gerekir.

Haksız rekabet iki temel unsurdan oluşur; ekonomik anlamda reka­bet ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı hareketle rekabetin kötüye kullanılması sonucu eylemden zarar görülmesi ya da zarar görme olasılığının oluşması. Ekonomik anlamda rekabetin varlığı için; haksız rekabet edenin, haksız rekabete uğrayan ile aynı alanda faaliyet göstermesi şart değildir; yapılan eylemin ekonomik alanda sonuç doğurması veya böyle bir ihtimalin olması yeterlidir.

 

Objektif iyiniyet kurallarına aykırılık denirken kastedilen ise basiretli[15] ve dürüst bir kişinin, eylemin üçüncü kişinin faaliyet alanında haksız rekabet oluşturacağını veya haksız rekabete maruz kalanın zararını görme olasılığını taşıdığını bu nedenle yapılmaması gereken yada yapıldığı takdirde iyiniyet iddiasında bulunulamamaktır.

 

          Haksız rekabet Türk Hukukunda BK 48 ile TTK 56 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 

         Haksız rekabette öne çıkan korumanın konusu, 554 sayılı KHKde ki gibi sınai mülkiyete dayanan tekel hakkı yada FSEK'daki yaratıcının hususiyeti ve hakkı değildir. Haksız rekabette korunan, ticarette iyi niyetli girişimcinin çabasını, birikimini, yatırımını ve üretimini kapsayan işletmesel emeğin korunmasıdır.

 

         Haksız rekabet hükümleri, 554 sayılı KHK'ye ve FSEK'na göre daha genel hükümlerdir. 554 sayılı KHK'nın amacı; tasarımın (sınai mülkiyet) üzerinde tescilli tekel hakkı oluşturarak, FSEKnda amaç tasarımcın hususiyetini korumaktır. Haksız rekabette ilişkin hükümlerde ise doğruda rekabetin korunması amaçlanmıştır.

 

         Nitekim 554 sayılı KHK'de de açıkça amacın rekabet ortamını oluşturulmasının ve sanayinin gelişmesini sağlamak olduğu belirtilmiştir[16].

 

         Daha önce tasarımını tescil ettirmiş ve tescil sonucunda 554 sayılı KHK'nın getirdiği korumadan yararlanan hak sahibinin genel olarak haksız rekabet hükümlerinden de yararlanması ise duruma göre değerlendirilmek gerek.  Yani düalist bir yöntem izlenmesi gerekir. Şöyle ki;

 

         Öncelikle tasarımın 554 sayılı KHK ile korunmasında koruma, detaylı, sınırları belirlenmiş, mekanik ve net hükümlerle oluşturulmuştur. Burada hukuk yaratma ve somut olaya göre karar vermesi engellenmiştir. Oysa hukukta her problem kendinden önceki bir probleme ne kadar benzerse benzesin bağımsızdır.

 

Bu nedenle tasarımlarla ilgili hukuki korumalarda da genel hükümlere ihtiyaç duyulmakta olup bunun TTK'daki haksız rekabete ilişkin genel hükümlerle karşılanması en doğru yöntemdir. 

Bununla birlikte sınai mülkiyet hukukunun temel ilkesi; sınai mülkiyete dayanarak korumanın süre açısından sınırlı olmasıdır[17].

 

Hak sahibinin, 554 sayılı KHK' nın çok geniş ve güçlü korumasının 25 yıl yararlan­masından sonra haksız rekabet hükümlerine dayanarak süresiz koruma el­de etmesi, sınai mülkiyet hukukunun özüne aykırıdır. 25 yıllık süre için­de hak sahibinin tasarım yaratması için harcadığı emek ve değerin kar­şılığını almış olduğu kabul edilmelidir. Kanımca her ne olursa olsun iyiniyete aykırı davranışlar ayrık tutulmak kaydıyla tasarımların korunma süresi 25 yılı geçmemelidir.

 

Bunun istisnası; süresi dolan tasarımın iyiniyete aykırı olarak kamuoyu ve alıcı kitlesini yanıltacak şekilde kullanılması halinde haksız rekabet hükümlerine dayanılabilmesidir.

 

 Sonuç olarak; korumanın özüne ilişkin durumlarda 554 Sayılı KHK'nın uygulanması esas alınıp en uygulamada oluşan boşluklar hak­sız rekabet hükümleriyle doldurulurken, koruma süresi ile ilgili durumlar­da ise 25 yıllık toplam sürenin sona ermesiyle haksız rekabete dayanılarak süresiz korumanın sağlanmasının doğru olmadığı görüşündeyim. 

Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için javascript açık olmalı.



[1] Ankara Barosu üyesi

[2] A.Ü. Hukuk Fakültesi A.Y.O. Öğr. Üy.

[3] 554  sayılı KHK madde 3

[4] C. SULUK  FMR 2001/3  s.45

[5] 554 sayılı KHK madde 25

[6] Bu hüküm, zaman, mekâna, algılamaya, inançlara hatta hükümetlere göre değişir

[7] 554 sayılı KHK madde   17.48 

[8]  554sayılı KHK madde 34

[9] 554sayılı KHK madde 41 vd

[10] 554sayılı KHK madde 41/3

[11]  554 sayılı KHK madde 12

[12]  Konuyla ilgili açıklamalar FSEK’ya göre koruma ve haksız rekabet hükümlerine göre koruma başlıkları altında açıklanmıştır.

[13] FSEK 56. madde

[14] FSEK madde 18.19 Bern Sözleşmesi madde 6/12

[15]  Olağan durumlarda, makul ve genel geçer bilgilere sahip bir konu muhatabının göstermesi gereken tepkileri gösteren.

[16]  554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK madde 1/1

[17] Marka, patent, endüstriyel tasarım, faydalı modellerin korunması ile ilgili tüm ulusal ve uluslar arası düzenlemelerde koruma süreleri sınırlı tutulmuştur.

 
Kısa Mesaj Hizmetlerinde Türkçe Karakter Kullanımına Dair Yönetmelik Yazdır
    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan:

    Resmi Gazete Tarihi: 16/05/2009

    Resmi Gazete Sayısı: 27230

    BİRİNCİ BÖLÜM: Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

    Amaç ve kapsam

       Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Türkçe karakter ihtiva eden kısa mesaj hizmetinin, tüketicilerin ekonomik açıdan fayda ve menfaatlerinin korunması temelinde sunulması ile bu özelliği haiz telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarının piyasaya arzı hususunda imalatçı, üretici, yetkili temsilci, dağıtıcı ile işletmeci tarafından yürütülecek faaliyetlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

       (2) Bu Yönetmelik,

       a) Türkçe karakterleri ihtiva eden kısa mesaj hizmetinin verilmesi ile bu özelliği haiz telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarının piyasaya arzı hususunda imalatçı, üretici, yetkili temsilci, dağıtıcı ile işletmeci tarafından yürütülecek faaliyetleri kapsar.

       b) Yurtdışında sonlandırılacak ya da yurtdışından gönderildiği halde yurtiçinde ücretlendirilecek kısa mesajlar ile bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce piyasaya arz edilen cihazları kapsamaz.

       Dayanak

       Madde 2 - (1) Bu Yönetmelik; 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (n) bentlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

       Tanımlar

       Madde 3 - (1) Bu Yönetmelikte geçen;

       a) Cihaz: Kısa mesaj hizmetinin verilmesi özelliğini haiz telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarını,

       b) Dağıtıcı: Cihazın tedarik zincirinde yer alan ve faaliyetleri cihazın güvenliğine ilişkin özelliklerini etkilemeyen gerçek veya tüzel kişiyi,

       c) ETSI: Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsünü,

       ç) ETSI TS 123.038: Kısa mesaj hizmetlerinde alfabe ve diller konusundaki teknik özellikleri,

       d) ETSI TS 123.040: Kısa mesaj hizmetlerinde uygulamalar konusundaki teknik özellikleri,

       e) İmalatçı: Bir cihazı tasarlayan ve/veya imal eden veya tasarımını ve/veya imalatını yaptıran ve adını, ticarî markasını veya ayırt edici işaretini koymak suretiyle kendini imalatçı olarak tanıtarak cihazı piyasaya arz eden gerçek veya tüzel kişiyi,

       f) İşletmeci: Kurum tarafından yapılan bir yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten sermaye şirketini,

       g) Kurul: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunu,

       ğ) Kurum: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu,

       h) Piyasaya arz: Montaj dahil olmak üzere imalat süreci sona ermiş, tüketime veya kullanıma hazır veya gerekiyorsa kurulumunun tamamlanması ile birlikte kullanıma hazır olacak bir cihazın tedarik veya kullanım amacıyla bedelli veya bedelsiz olarak piyasada yer alması için yapılan faaliyeti,

       ı) Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticarî veya meslekî olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi,

       i) Unicode sistem: Elektronik haberleşme şebeke ve cihazlarında kısa mesaj hizmeti sunumunda kullanılan tüm dillerde var olan harf ve sembolleri içeren ve bunları on altı bit ile kodlayan sistemi,

       j) Üretici: Bir cihazın imalatçısını, imalatçının yurt dışında yerleşik olması halinde Türkiye'de yerleşik yetkili temsilcisini ve/veya bu cihazın ithalatçısını ve faaliyetleri bu cihazın güvenliğe ilişkin özelliklerini etkileyen tedarik zincirindeki diğer kişileri,

       k) Yetkili temsilci: İmalatçının, bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülükleri ve prosedürleri kendi adına tamamen veya kısmen yerine getirmek üzere yazılı olarak yetkilendirdiği Türkiye'de yerleşik gerçek veya tüzel kişiyi

       ifade eder.

    İKİNCİ BÖLÜM: Kısa Mesaj Hizmetini Haiz Cihazların Teknik Özellikleri ve İşletmecilerin Yükümlülükleri

    Kısa mesaj hizmetini haiz cihazların teknik özellikleri

       Madde 4 - (1) Piyasaya arz edilen kısa mesaj hizmetini haiz cihazlar, Türkçe karakterlerin tamamını ihtiva eden ETSI TS 123.038 V8.0.0 ve ETSI TS 123.040 V8.1.0 teknik özelliklerine veya bu teknik özelliklerin sonraki sürümlerine uygun olmalıdır.

       (2) Birinci fıkrada yer alan teknik özelliklere uygun olan cihazların tanıtma ve kullanma kılavuzları ile ambalajı üzerinde "Bu cihaz Türkçe karakterlerin tamamını ihtiva eden ETSI TS 123.038 V8.0.0 (veya sonraki sürümün kodu) ve ETSI TS 123.040 V8.1.0 (veya sonraki sürümün kodu) teknik özelliklerine uygundur." ifadesi ile tanıtma ve kullanma kılavuzlarında varsa bu özelliklere ilişkin kullanıcı tarafından yapılması gereken işlemleri tarif eden bilgiler yer alır.

       (3) Bu Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olmayan cihazların piyasaya arzına izin verilmez. Kurum tarafından yapılan veya yaptırılan denetimlerde bu Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun olmayan cihazların varlığının tespiti halinde, cihazların piyasaya arzı durdurulur, cihazlar sırasıyla imalatçısı, üreticisi, yetkili temsilcisi veya dağıtıcısı tarafından toplanır veya toplattırılır. İmalatçı, üretici, yetkili temsilci veya dağıtıcı bu hususlarda Kurum ile işbirliği yapar ve yetkililere gerekli bilgi ve belgeleri sağlar.

       İşletmecilerin yükümlülükleri

       Madde 5 - (1) İşletmeciler, kısa mesaj altyapılarında, ETSI TS 123.038 V8.0.0 ve ETSI TS 123.040 V8.1.0 teknik özelliklerini veya bu teknik özelliklerin sonraki sürümlerini haiz olmayan cihazlar ile unicode sistemi kullanılarak kodlanan, Türkçe karakterleri içeren ve 160 karaktere kadar olan kısa mesajı, tek bir mesaj olarak kabul eder ve ücretlendirir.

       (2) İşletmeciler kısa mesaj alt yapılarında, Türkçe karakterlerin tamamını ihtiva eden ETSI TS 123.038 V8.0.0 ve ETSI TS 123.040 V8.1.0 teknik özelliklerini veya bu teknik özelliklerin sonraki sürümlerini haiz cihazların, bu özelliklere uygun hizmet vermesini engellemeyecek şekilde gerekli tedbirleri alır.

       (3) Birinci fıkrada belirtilen yükümlülük, Türkçe karakterlerin tamamını ihtiva eden ETSI TS 123.038 V8.0.0 ve ETSI TS 123.040 V8.1.0 teknik özelliklerine veya bu teknik özelliklerin sonraki sürümlerine uygun olarak kodlanan kısa mesajların ücretlendirilmesinde aranmaz.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Geçici ve Son Hükümler

    Tanıtma ve kullanım kılavuzlarında bulunması gereken açıklayıcı bilgiler

       Geçici Madde 1 - (1) 4 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince, cihazların tanıtma ve kullanma kılavuzlarında bulunması gereken açıklayıcı bilgiler, 1/7/2010 tarihine kadar cihaz ambalajı içine konulacak bilgilendirme sayfasında yer alabilir.

       Yürürlük

       Madde 6 - (1) Bu Yönetmelik 1/7/2009 tarihinde yürürlüğe girer.

       Yürütme

       Madde 7 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür.

* Kısa Mesaj Hizmetlerinde Türkçe Karakter Kullanımına Dair Yönetmelik

 
2009 Yılı Noter Harçları Yazdır
Noter Harçları:
A. Değer veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar:
1. Muayyen bir meblağı ihtiva eden her nevi senet, mukavelename ve kağıtlardan
beher imza için (Binde 0,90)
Bütün imzalar için bu suretle alınacak harcın toplam miktarı (32,30TL)'den az, (16.514,80 TL)'den çok olamaz.
2. Emanet harçları:
Saklanmak üzere noterlere tevdi edilen değeri belli emanetlerden (Binde 1,8)
Harç miktarı (2,50 TL)'den az olamaz, harç yıllık olarak hesaplanır. Bir yıldan fazla olan her yıl için ilave olarak yarı harç alınır. Yıl kesirleri tam itibar olunur.
3. Gayrimenkul ve menkullerin idaresi harcı: (Binde 3,6)
Harç yıllık olarak hesaplanır, bir yıldan fazla olan her yıl için ilave olarak yarı harç alınır. Yıl kesirleri tam itibar olunur. Gayrimenkullerin değerleri belli değilse değerler takdir yolu ile tespit edilir.
4. Konşimento yazılması harcı:
Konşimento yazılmasında eşyanın her gayrisafi tonundan 0,29 TL
5. (3239 sayılı Kanunun 139 uncu maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
B. Maktu harçlar:
1. Belli meblağı ihtiva etmeyen ve alınacak harç miktarı kanun ve tarife de ayrıca
gösterilmemiş olan senet, mukavele ve kağıtlardaki imzaların beherinden 5,10 TL
2. Her nevi tebliğ (6830 sayılı Kanun hükümleri muvacehesinde noterlerce muhataba yapılacak tebliğler dahil) ihbar, ihtar ve protestolardan muhataba
tebliğ edilecek beher nüsha için 9,00 TL
3. Vekaletnameler:
a) Özel vekaletnamelerde beher imza için 4,30 TL
b) Genel vekaletnamelerde beher imza için 6,70 TL
4. Defter tasdiki:
a) Açılış, ara ve kapanış tasdik ve şerhleri (Beher defter için):
aa) İşletme defteri ve diğer her türlü defterler 12,50 TL
bb) Serbest meslek kazanç defteri 15,60 TL
cc) Bilanço esasına göre tutulan defterler 15,60 TL
b) Açılış tasdiklerinde sayfaların mühürlenmesi:
100 sayfaya kadar (100 dahil) 4,20 TL
100 sayfadan yukarı beher 50 sayfa ve fazlası için 4,20 TL
(5035 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile eklenen bent.Yürürlük: 1.1.2004) Ticaret sicili memurluklarınca yapılacak defter tasdiki işlemlerinden yukarıda belirtilen harçlar aynen alınır.
5. Suretler ve tercümeler:
a) İlgililere veya ibraz edenlere verilecek her türlü mukavele, senet, yazılı kağıt
ve kayıt suretlerinin ve fotokopilerinin beher sayfasından 1,10 TL
b) Tercüme suretleri ve yabancı dille yazılmış kağıtların suretleri ve tercümeleri
beher sayfasından (Fotokopiler dahil) 2,50 TL
6. Saklanmak üzere noterlere tevdi olunan ve değeri belli olmayan emanetlerle
vasiyetnameler her yıl için (Yıl kesirleri tam sayılır) 9,00 TL
7. Tespit ve tutanak harçları:
Mukavelename, senet veya yazılı kağıtların veya bir şeyin veya bir yerin hal ve
şeklinin ilgili şahısların hüviyet ve ifadelerinin tespiti 9,00 TL
8. Piyango, seçim ve toplantılarda hazır bulunmaktan alınacak harçlar Davet üzerine piyango ve hususi müesseselerin kur'a, seçim ve toplantılarında hazır
bulunarak düzenlenecek tutanaklarda 164,40 TL
9. Düzeltme harcı:
Evvelki işin mahiyet ve değeri değişmemek şartiyle yapılacak düzeltmelere ait
beyannamelerden beher imza için 2,00 TL
10. Mukavele feshi harcı:
Değeri belli bir borç veya bir taahhüdün ikrarını tazammun etmeyen mukavelelerin
feshinde beher imza için 2,00 TL
11. Belli bir meblağı ihtiva etmeyen umumi ibra, umumi makbuz, tahkimname, ölüme bağlı tasarruf senet ve mukaveleleri, ölünceye kadar bakma akdi, vakıf, aile vakıfları, evlat edinme, karı-koca haklarının idaresi, babalığı tanıma senetleri, miras taksim mukaveleleri, ifraz mukaveleleri ve bunlardan rücu ve bunların feshi ve bunların teferruatına dair senet, mukavele ve kağıtların düzenlenmesinden ve
noter tarafından re'sen düzenlenecek tutanaklardan 32,30 TL
 
2009 Vergi Yargısı Harçları Yazdır
Vergi Yargısı Harçları:
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezalara ilişkin uyuşmazlıklardan dolayı Vergi Mahkemelerinde, Bölge İdare Mahkemelerinde ve Danıştay'da açılan davalarda.
1- Başvurma harcı:
a) Vergi Mahkemeleri ile Bölge İdare Mahkemelerine başvurma 15,60 TL
b) Danıştaya başvurma 32,30 TL
c) (5766 sayılı Kanunun 11. maddesi ile eklenen fıkra, Yürürlük:6/6/2008)
Danıştay'a temyiz başvurularında 67,20 TL
d) (5766 sayılı Kanunun 11. maddesi ile eklenen fıkra, Yürürlük:6/6/2008)
Bölge İdare Mahkemesine itirazen yapılan başvurularda 44,80 TL
2- Nispi harçlar:
a) Vergi mahkemesi ile bölge idare mahkemesi kararlarında:
Tarhiyata ve ceza kesme işlemlerine karşı mükellefin dava açması üzerine vergi mahkemesinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin kararlarında, karar altına alınan uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezaların toplam değer üzerinden (15,60 TL)'den az
olmamak üzere (Binde 3,6)
b) Danıştay kararlarında:
Karar altına alınan uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezaların toplam değeri üzerinden (32,30 TL)'den az
olmamak üzere (Binde 7,2)
(Bu miktardan evvelce ödenen nispi harç mahsup edilir)
3- Maktu harç:
Yukarıdaki pozisyonlarda gösterilen ve nispi harca tabi tutulmamış olan tarhiyat veyaceza kesme ve diğer işlemlerle ilgili:
a) Vergi mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarında 15,60 TL
b) Danıştay kararlarında 32,30 TL
c) Bölge idare mahkemesi ve Danıştayın yürütmenin durdurulması kararlarında 32,30 TL
4- Suret harçları:
Tarafların isteği üzerine verilecek karar suretleri için karar suretinin her sayfasından
(Fotokopiler dahil) 0,80 TL
 
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 57 - 64 in 456
www.hukukevi.net on Facebook

HUKUKEVİ AVUKATLIK & DANIŞMANLIK BÜROSU

Tunus Cad. No:61/8 Kavaklıdere Çankaya/ANKARA

Tel: 0312 466 95 21

Haberler

Avukatlık Ücret Tarifesi Resmi GazetedeYayımlandı Hukuki yardımlarda ve davalarda avukatlara ödenecek yeni ücretler belirlendi. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan yeni avukatlık ücret tarifesi bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, büroda sözlü danışmanlık 155 liradan 170 liraya, gidilen yerde sözlü danışmanlık 300 liradan 330 liraya, dilekçe, ihbarname, ihtarname ve protesto düzenlenmesi 200 liradan 220 liraya, miras sözleşmesi ve vasiyetname hazırlama ile ticari işlerle ilgili sözleşme düzenleme de 900 liradan bin liraya çıkarıldı. İş takibi konusunda uluslararası yargı yerlerinde duruşmalı hukuki danışmanlık için ödenecek ücret 5 bin 500 liradan 6 bin liraya, duruşmasız ise 3 bin 300 liradan 3 bin 600 liraya yükseltildi.   Details...

Ankara Barosu, yasaları mercek altına alıyor Ankara Barosu, 106 akademisyen ve hukukçuyu yasaları mercek altına almak üzere bir araya getirdi. Baro tarafından kurulan Yasa İzleme Enstitüsü, yurt içindeki yasama faaliyetlerinin yanı sıra yurt dışındaki hukuki düzenlemeleri de takip edecek.  Details...

Türkiye'de 2.1 Millyon Kişi İcralık f Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, artan tüketici borçlarına dikkati çekerek, 29 Nisan 2011 tarihi itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi tutarının 185,4 milyar liraya (119 milyar dolar) ulaştığını belirtti.MART AYI SONU İTİBARİYLE 2 MİLYON KİŞİ İCRALIK2011 Mart sonu itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi nedeniyle icraya düşen tüketici sayısı da 2 milyon 100 bin 658 kişiye ulaştı.  Details...

Şike Cezalarında İndirim Yapıldı Şike cezasına verilecek hapis cezasını 12 yıldan 3 yıla indiren 1. madde TBMM'de kabul edildi. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, yasadaki düzenlemelerin Kulüpler Birliği tarafından hazırlandığını savunarak, şöyle konuştu: "Bunu hazırlayanların başında Aziz Yıldırım da vardı. Bu Meclis de Aziz Yıldırım'ı cezaevinden çıkaran Meclis olarak tarihe geçecek" dedi. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise şike soruşturmasından dolayı cezaevinde olan kişilerin yasanın çıkarılmasında rol oynadıklarını iddia etti.KANUN İÇİN LOBİ BASKISISporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci maddesi üzerinde söz alan CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, futbol lobisinin yoğun baskı yaptığını, özellikle Fenerbahçeli taraftarlar takımlarına sahip çıktığını kaydetti.   Details...



Yargıtay'da 20 Bin Dosya Daha Zamanaşımına Uğradı Adalet Bakanı Ergin, yüksek yargıdaki iş yoğunluğunu anlatırken çarpıcı bilgiler verdi: "Yargıtay'a gelen dosyaların tamamı kesilse, bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyalar birikti. Birçoğunda zamanaşımı riski ile karşı karşıyayız. Bu yüzden 2010'da düşen dosya sayısı 19 bin 251'i buldu."Başta Yargıtay olmak üzere yüksek yargı kurumlarında bekleyen dosya sayısı tehlikeli boyutlara ulaştı. Daha önce Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın dile getirdiği yığılma konusunda bir uyarı da Adalet Bakanı Sadullah Ergin'den geldi. Önceki gece Meclis Genel Kurulu'na bilgi veren Ergin, sistemin tıkanma noktasında olduğuna dikkat çekti.   Details...

Image