|
İyi günler saygıdeğer okurlarım. Çek konusu hayli ilgi çeken bir yazı oldu. Ama kanunda gerekli düzenlemeler yapıldı ve artık ileri tarihli çekler bankalara ibraz için götürüldüğünde üzerinin yazılmaması için gösterilen mazeret ticari ahlak değil, kanun oldu. Bankacı arkadaşlar da rahat etmişler. Artık müşterilerinin ticari itibarını koruyan bir mevzuat var. Suiistimal edilebilecek bir düzenleme gibi görünmesine karşın, benim şahsi kanaatim çek ile ödemeyi kabul edenlerin birazcık özen göstermeleri ile amacına uygun olarak uygulanabilir bir düzenleme. Geçenlerde veteriner hekimliğinde okuyan bir arkadaş ''biz kurbağa bile kesemiyoruz bu hayvan hakları nedir?'' şeklinde bir soru sordu. Sorunun cevabını mantıksal olarak cevapladım ancak kanunen nasıl olduğunu öğrenince hayal kırıklığı yaşamadım desem yalan olur. Hayvanlarla ilgili deneyler konusunda düzenleme var. Kurbağa kesmek serbest ancak ilgili makamdan izin şartı var. Bu düzenlemenin yerinde bir düzenleme olduğu kanaatindeyim. Hayvanlara karşı işlenen suçlarda müeyyidesi hayvan başına para cezası olarak belirlenmiş. Hayvanlarla ilgili bir suçta müeyyidenin para olması çok yerinde bir düzenleme, ancak suçun tekrar edilmesi durumunda para cezasının arttırılması yönünde bir düzenleme yok. Ya da aynı kişinin aynı suçu işlemesi durumda para cezasının arttırılması yönünde bir düzenleme bulamadım. Masum bir hayvanı zevk için katletmenin cezasının idari para cezası olarak düzenlenmesi bence yerinde bir düzenleme ancak insanların zevk için canice bir sokak köpeğini yakması durumunda cezanın idari para cezası değil adli para cezası olması ve arttırılması kanaatindeyim. Bu yönde bir düzenleme hayvanı hak öznesi yapar mı? Benim düşüncem hayvanlara karşı işlenen suçları çevreye karşı yani yaşama ortamımıza karşı dolaylı yoldan yine bireye karşı işlenmiş suçlar kategorisine koymak ve cani ruhlu insanların yaptıkları hareketlerin cezasını çekmesini sağlamak. Cezanın arttırılmasının hatta kısa süreli hapis cezasına dönüşmesinin caydırıcılık bakımından çok güzel olacağı kanaatindeyim. Masum bir hayvan olarak tarif ettiğim hayvan gurubu av hayvanları değil tabi olarak. Masum diye tabir ettiğim hayvanlar aramızda yaşayan ancak fark etmediğimiz sokak köpekleri, kedi ya da aramızda yaşayan herhangi bir hayvanlardır. Av hayvanları masum değimli? Şeklinde bir soru sorulursa tabiî ki masumlar ancak avcılar ödedikleri ödeneklerle, sosyal faaliyetlerle, avlandıklarından fazlasını doğaya kazandırmaktalar. Şöyle ki av yapabilmeleri için ya da çok av malzemesi için doğanın olduğu gibi kalması gerektiği bilincine neredeyse profesyonel avcıların hepsi vardı. Tabii olarak bu bilinçte olmayan kendilerini avcı zanneden projektörlü canilerde var ancak onlarında en yakın takipçisi yine avcılarımız. Vahşi hayvan kaçabilir, saklanabilir ancak masum bir güvercin kaçamaz çünkü bir grup insan ona zarar vermeyeceklerinin güvencesini vermiştir. Ve o güvercin her insana tam güven duymaktadır. Ta ki bilinçsiz bir insan ona tekme atana kadar. Hayvanları doğayı herkes aynı derecede sevmeyebilir ama aynı ortamı paylaştığı canlının dokunulmazlığına saygı göstermeyen ileride insanların haklarına da saygı göstermez. Çözüm olarak eğitim desem herkesle aynı şeyi söylemiş olurum evet eğitim olamazsa olmaz olan koşul ancak bu konuda sıkı düzenlemeler şart. Caydırıcı ve düzenleyici düzenlemelerle hayvanlara işkence yapan insanlara gerekli cezanın verilmesi gerektiği kanısındayım. Özel bir düzenleme ve caydırıcı cezalar çevremizi daha da yaşanılır bir yer yapabilir.
Not: Kurban gibi gıda amaçlı kesimler bu anlattıklarıma kesinlikle dahil değildir.
|