Yanıt gönder

Uyarı: bu konuya en az 120 gündür yanıt gönderilmemiş.
Yanıt vermek yerine yeni bir konu açmanız önerilir.

Not: Bu konu bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.

Kullanıcı Adı:
E-Posta:
Konu:
İleti Simgesi:

Dosya Ekle:
(Eki Kaldır)
(daha çok eklenti)
Kısıtlama: 4 post başına, Toplam Boyut ( En Fazla ) 192KB, Kişisel Boyut ( En Fazla ) 128KB
Bir moderatör tarafından onaylanana dek ekli dosyalar görüntülenmeyecektir.
Doğrulama:
Cumhuriyetin Kuruluş Yılı?:
Avukatların Staj Süresi Ne Kadardır?(Sadece Rakamla!):

kısayollar: göndermek için alt+s veya önizleme yapmak için alt+p\'ye basın


Konu Özeti

Gönderen: Sevda Karakaya
« : Haziran 04, 2009, 04:10:40 ÖS »

Bölüm:1 Şahende hanım devamı....

daraldı perçemi baharın ve kaskatı
soldu gülüşen zambağı ve sancılı
içinde sızlayan tufan ağrısı
haykırdı gelmek bilmeyen, özlenen sabahı

giyindi Şahende hanım
kırmızı çiçek desenli
eteğini savursun istedi
sevinci getiren meltemi

açtı kapıyı işte hayat!
eşiğin ucunda beklerken felaket
belki döner rengi zevk-i sefehat

yüreğinde tükenmiş soluğuyla
bir nefeslik kaçmaya
özlenmiş bir bahar bulmaya
hala dermanı vardı, yaşamı kucaklamaya

bıraktı tel tel saçlarını
çözdü hüsran zincirlerini
bakışlarına sürmeleyip ümit ışığını
sildi yüzünden umarsız çizgileri

kehribar nakışlı, ay parçası
alnında hilal, gamzesi bal
kaç yiğidin hayalinden taşar
ve dilinde aşk diye kanar
aşkın tanrıçası!...

Cadde boyu, insan suyu
akıttı arasına Şahende hanım
arınmış o buruk ruhunu..

yanyana binalar ve omuz omuza
birbirine eş, birbirine kenetli
ağaçlar selamladı Şahande\\\'yi
gülümsedi ardınca
gördü şehrin diriliğini...

geçti önüne başı eğik, kambur adam
öksürdü içten, bıraktı ardına hüzzam
uzaklaştı savurdu başından
tasa dumanını sigarasından

kahkahası gürledi sağından
genç bir kızın mutluluğundan
sarıldı sıska bir kol, göğsüne aldı başını
sustu kahkahanın şarkısı..

yanyana,omuz omuza
pembesinde kayboldu
birbirine eş ve birbirine kenetli
iki insan aşkla tutşan..

çarşı pazar telaşında unutulmuş hayatlar
kolunun altında gazetesi hızla koşar adımlar

yaklaştı karşıdan avucunu açarak
yalvarış gözyaşlarını döken kadın
avucunda yokluk, avucunda tutuk sabrın
esaretinde siyah gülü, bıraktı uzağına
Şahende hanımın bağrına...

aldı Şahende siyah gülü, bastı kucağına
bağrında boğuk, bağrında soğuk kokuyla

durakta, süzülür ince zerafeti
kapatmak ister ısrarla gerçekliğini
bir kadın, pahalı cüzdanından
çıkardı aynasını, baktı yüzüne
baktı sorgulayan kendine
bir kadın, pahalı cüzdanından
çıkardı reddedilmiş kendini,
baktı kendine, kendi değildi...

gördü Şahende hanım
savruldu bakışlarından hüznü

on kırkbeş ekspresinin sesiyle irkildi
yetişti metaneti, çekti saklı benliklerden
Şahende hanım\\\'ın dikkatini...

penceresinde yürüyen bu şehir
uzattı Şahende\\\'yi bekleyişin koynuna
insan suyu akıttıkça zehir
ulaştı hayali, yüreğinin sıcağına

Sinop kalesi surlarında savurdu eteğini
gelsin istedi Karadenizin azgın dalgalarıyla
sevinci getiren meltemi...

karşıda,
deniz köpürürken heyecanla,
söğüdün çaresiz bekleyişinde,
salkımın kifayetsizliğinde,
üç çocuk,
belki büyük,
kendilerinden geçkin,
soludular yemekten içmekten ileri,
ölümü çağırdı üç çocuk,
belki büyük,
o unutturan rehavetiyle ölüm tineri,
söyledi şarkısını, gürledi havada,
deniz köpürürken, çığırtkan sedayla...

utanç seslerine gömüldü
Sinop kalesinin yüzü...
konuştu Şahende, kaygılı denize
dokundu yüreğine, yüreği hislerine

-----------------Çiçekleri soluk bıraktı ecnebi dokunuşları
-----------------Kaçıncı hezeyanı yaktık bu kentin huzurunda
-----------------Bu bekleyiş  nelere kadir yazılmaz boşluk anıtına
-----------------Geleceği yitik bıraktı Sinop\\\'un sessiz haykırışları....

10.04.2009 Sevda..