Hukukevi.Net
DiĞER MESLEKLER => Diğer Meslekler Alt Forum Alanları => Edebiyat => : Sevda Karakaya June 04, 2009, 04:10:40 PM
-
Bölüm:1 Şahende hanım devamı....
daraldı perçemi baharın ve kaskatı
soldu gülüşen zambağı ve sancılı
içinde sızlayan tufan ağrısı
haykırdı gelmek bilmeyen, özlenen sabahı
giyindi Şahende hanım
kırmızı çiçek desenli
eteğini savursun istedi
sevinci getiren meltemi
açtı kapıyı işte hayat!
eşiğin ucunda beklerken felaket
belki döner rengi zevk-i sefehat
yüreğinde tükenmiş soluğuyla
bir nefeslik kaçmaya
özlenmiş bir bahar bulmaya
hala dermanı vardı, yaşamı kucaklamaya
bıraktı tel tel saçlarını
çözdü hüsran zincirlerini
bakışlarına sürmeleyip ümit ışığını
sildi yüzünden umarsız çizgileri
kehribar nakışlı, ay parçası
alnında hilal, gamzesi bal
kaç yiğidin hayalinden taşar
ve dilinde aşk diye kanar
aşkın tanrıçası!...
Cadde boyu, insan suyu
akıttı arasına Şahende hanım
arınmış o buruk ruhunu..
yanyana binalar ve omuz omuza
birbirine eş, birbirine kenetli
ağaçlar selamladı Şahande\\\'yi
gülümsedi ardınca
gördü şehrin diriliğini...
geçti önüne başı eğik, kambur adam
öksürdü içten, bıraktı ardına hüzzam
uzaklaştı savurdu başından
tasa dumanını sigarasından
kahkahası gürledi sağından
genç bir kızın mutluluğundan
sarıldı sıska bir kol, göğsüne aldı başını
sustu kahkahanın şarkısı..
yanyana,omuz omuza
pembesinde kayboldu
birbirine eş ve birbirine kenetli
iki insan aşkla tutşan..
çarşı pazar telaşında unutulmuş hayatlar
kolunun altında gazetesi hızla koşar adımlar
yaklaştı karşıdan avucunu açarak
yalvarış gözyaşlarını döken kadın
avucunda yokluk, avucunda tutuk sabrın
esaretinde siyah gülü, bıraktı uzağına
Şahende hanımın bağrına...
aldı Şahende siyah gülü, bastı kucağına
bağrında boğuk, bağrında soğuk kokuyla
durakta, süzülür ince zerafeti
kapatmak ister ısrarla gerçekliğini
bir kadın, pahalı cüzdanından
çıkardı aynasını, baktı yüzüne
baktı sorgulayan kendine
bir kadın, pahalı cüzdanından
çıkardı reddedilmiş kendini,
baktı kendine, kendi değildi...
gördü Şahende hanım
savruldu bakışlarından hüznü
on kırkbeş ekspresinin sesiyle irkildi
yetişti metaneti, çekti saklı benliklerden
Şahende hanım\\\'ın dikkatini...
penceresinde yürüyen bu şehir
uzattı Şahende\\\'yi bekleyişin koynuna
insan suyu akıttıkça zehir
ulaştı hayali, yüreğinin sıcağına
Sinop kalesi surlarında savurdu eteğini
gelsin istedi Karadenizin azgın dalgalarıyla
sevinci getiren meltemi...
karşıda,
deniz köpürürken heyecanla,
söğüdün çaresiz bekleyişinde,
salkımın kifayetsizliğinde,
üç çocuk,
belki büyük,
kendilerinden geçkin,
soludular yemekten içmekten ileri,
ölümü çağırdı üç çocuk,
belki büyük,
o unutturan rehavetiyle ölüm tineri,
söyledi şarkısını, gürledi havada,
deniz köpürürken, çığırtkan sedayla...
utanç seslerine gömüldü
Sinop kalesinin yüzü...
konuştu Şahende, kaygılı denize
dokundu yüreğine, yüreği hislerine
-----------------Çiçekleri soluk bıraktı ecnebi dokunuşları
-----------------Kaçıncı hezeyanı yaktık bu kentin huzurunda
-----------------Bu bekleyiş nelere kadir yazılmaz boşluk anıtına
-----------------Geleceği yitik bıraktı Sinop\\\'un sessiz haykırışları....
10.04.2009 Sevda..