Gönderen Konu: 3/A SINIFI MEDENÎ USUL HUKUKU SINAV SORULARI  (Okunma sayısı 10738 defa)

Çevrimdışı Av. Aysun Delikanlı

  • Administrator
  • Kıdemli Üye
  • *****
  • İleti: 124
  • Karma: +3/-0
    • Profili Görüntüle
    • Hukukevi
  • Hukuk ile ilginiz nedir ?: Hukuk Fakültesi Mezunuyum
3/A SINIFI MEDENÎ USUL HUKUKU SINAV SORULARI
« : Mayıs 27, 2008, 01:36:54 ÖS »
AÜHF- 3/A SINIFI/MEDENÎ USUL HUKUKU SINAV SORULARI (22.05.2007)

AÜHF- 3/A SINIFI/MEDENÎ USUL HUKUKU SINAV SORULARI (22.05.2007)
 
Soru I) Olay: A, B’ye elden (herhangi bir senet almadan) verdiği ödünç (karz) alacağından doğan dörtbin YTL’lik bir alacak davası açmış ve dava dilekçesi B’ye tebliğ edilmiştir. B bunun üzerine, avukat V’ye bir vekâletname vermiş ve A’dan dörtbin YTL ödünç aldığını, ancak kendisinin de A’dan kira alacağı sebebiyle onbin YTL alacaklı olduğunu ve fakat elinde herhangi bir senet bulunmadığını belirterek, bu alacağının da tahsili için gerekeni yapmasını istemiştir.
 
1) Avukat V, B’nin vekili olarak A’ya karşı, bir karşılık (mütekabil) dava açmayı düşünmektedir? Avukat V, karşılık davayı ne kadar sürede, hangi mahkemede açmalıdır? Neden? (10 puan)
 
2) Yukarıdaki 1 inci soru bakımından; A’nın açtığı davaya karşı, (B’nin kira alacağından dolayı onbin YTL’lik bir alacak davası değil de) B’nin kendi ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi davası açabilir miydi? Neden? Bu karşılık dava açılırsa, taraf ne yapmalı ve hâkim ne kararı vermelidir? (10 puan)
 
3) 1 inci sorudaki asıl davada ve karşılık davada; A ile B arasındaki uyuşmazlıkta kim, neyi, hangi delillerle ispat edecektir? A’nın B’den olan (dörtbin YTL’lik) alacağı ile B’nin A’dan olan (onbin YTL’lik) alacağını ayrı ayrı ele alarak cevap veriniz. (10 puan)
 
4) A ile B arasında amca-yeğen (akrabalık) ilişkisi olsaydı, yukarıdaki 3 üncü sorunun cevabı değişir miydi? Neden? (10 puan)
 
5) Dava sırasında A, dörtbin YTL’lik alacak davasından feragat etmiştir. Bu feragat, B’nin karşılık davasını etkiler mi? Neden? (5 puan)
 
6) Dava sırasında A, B’den olan (dörtbin YTL’lik) alacağını (üçüncü kişi) C’ye devretmiştir. Bu durumda ne olur? Öğreti ve Yargıtay’a göre cevaplayınız (10 puan)
 
7) Mahkeme, A ile B arasındaki her iki davayı da reddetmiş ve buna ilişkin hükmü, B’nin avukatı V’ye 15 Mayıs 2007 tarihinde tebliğ etmiştir. Avukat V, 22 Mayıs 2007 tarihinde davayı gören hâkim H’nin, A’nın babası olduğunu öğrenmiştir. Bu durumda Avukat V’ye ne yapmasını tavsiye edersiniz? Neden? (10 puan)
 
8) Yukarıdaki 7 nci soruda; davayı gören hâkimin, A’nın babası olduğu, hükmün kesinleşmesinden sonra öğrenilmiş olsa idi; V’nin, avukat olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna gidebilmesi neye bağlıdır? (5 puan)
 
9) Bu olayda dava, mahkemede değil de (taraflar arasında geçerli tahkim anlaşması bulunması sebebiyle), hakemde açılmış ve hakem kararı verilmiş olsa idi, verilen hakem kararına karşı gidilecek kanunyolları bakımından fark olur muydu? Neden? (10 puan)
 
Soru II):
1)     Feragat ile sona ermeyecek davalar hakkında iki örnek veriniz. (5 puan)
2)     Nisbî temyiz sebeplerini anlatınız. (5 puan)
3)     İhtiyatî tedbir ile ihtiyatî haczi karşılaştırınız. (10 puan)
 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sınav süresi 2 saattir; başka cevap kâğıdı verilmeyecektir; HUMK metni kullanılabilir.
 
CEVAP ANAHTARI, Fakülte giriş kapılarında ilân edilmiştir.
 
                                                                                                                                                                                                                        Başarılar Dilerim
                                                                  Prof. Dr. Ejder YILMAZ
 


 
22.05.2007 tarihli   MEDENÎ USUL HUKUKU SINAVI CEVAP ANAHTARI
 
Cevap I) :
1) A’nın açtığı dörtbin liralık alacak davası, sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır (m.8). Sulh hukuk mahkemesinde basit yargılama usulü uygulandığından; karşılık dava da, en geç ilk celsede (Baki Kuru/Ramazan Arslan/Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2006 s.648) asıl davanın görüldüğü sulh hukuk mahkemesinde (Ders Kitabı s.139-140) açılır. Fakat sulh hukuk mahkemesi, karşılık davanın konusu (onbin YTL) kendi görev alanını aştığından, her iki dava (asıl ve karşılık dava) bakımından görevsizlik kararı verir ve iki davayı (asıl ve karşılık davayı) asliye hukuk mahkemesine gönderir (Ders Kitabı s.140).
 
2) Alacak davasına karşı, tahliye davası (karşılık dava olarak) açılamaz; çünkü bu iki dava arasında Kanunun (m.204, 205) aradığı anlamda bağlantı yoktur (Ders Kitabı s.645). Buna rağmen böyle bir karşılık dava açılırsa, bu husus (karşılık davanın caiz olmadığı hususu) ilk itiraz olarak (m.187/8) ileri sürülebilir. İlk itiraz ileri sürülürse hakim ayırma kararı verir; hatta ilk itiraz ileri sürülmese bile, mahkeme asıl dava ile karşılık davanın ayrı ayrı görülmesinin daha uygun olduğu sonucuna varacak olursa bu iki davayı ayırma kararı verebilir (Ders Kitabı s.645-646).
 
3) A’nın B’den olan alacağı bakımından:  B’nin  “A’dan ödünç aldım, fakat ben de ondan alacaklıyım” demesi ve böylece kendi alacağının ile A’nın alacağı ile takas edilerek geriye kalan kendi alacağının tahsilini istemesi, hukuken bağlantısız bileşik ikrar olarak nitelendirilir. Böyle bir durumda öğretideki çoğunluk görüşüne göre, bağlantısız bileşik ikrar bölünür; yani, ispat yükü yer değiştirir ve  A’nın alacağı ikrarla  ispat edilmiş olduğu için onun (dörtbin YTL’lik) alacağını ispat etmesine ve bunun için delil göstermesine gerek yoktur. Davada ispat yükü yer değiştirmiştir ve  B, kendi (onbin YTL’lik) alacağının varlığını ispat etmelidir (Ders Kitabı s.438).  B’nin  A’dan olan alacağı bakımından: İkrarı   sebebiyle, ispat yükünü   üstüne almış olan B,  onbin  YTL’lik   alacağını   tanıkla   ispat edemez (m.288), senetle (kesin delillerle) ispat edebilir (Ders Kitabı s.462 vd).
 
4) Cevap değişmezdi. Çünkü  A ile B arasındaki amca-yeğen ilişkisi, m.293/1’de sayılan akrabalık istisnasına (ve diğer istisnalara) girmemektedir  (Ders Kitabı s.464-465).
 
5) Asıl dava ile karşılık dava, müstakil davalar olduğundan, asıl davanın feragatla sonuçlanması, karşılık davayı etkilemez (Ders Kitabı s.655); karşılık davaya devam olunur.
 
6) Davacının davakonusunu devretmesi durumunda, davalı; öğretiye göre m.186 hükmü  çerçevesinde dilerse davanın, davakonusunu devralan üçüncü kişiye karşı devamını isteyebilir;  dilerse davanın, davakonusunu devreden davacıya karşı tazminat davası olarak devamını isteyebilir. Ancak; Yargıtay’ın (pratik ve usul ekonomisine uygun  olan) çözümüne  göre: devralan üçüncü kişi (C), devreden  davacının  yerine geçerek  onun hak ve yetkilerini kullanarak derdest davaya devam olunur (Ders Kitabı s.635 vd).
 
      7) Davayı gören hâkimin  davacının babası olması, hâkimin davaya bakmaktan yasaklı (memnu) olduğu hallerdendir (m.28/2) ve davacının babası olan hâkimin buna rağmen davadan çekilmeyerek davaya bakması, öncelikle kanuna aykırıdır (m.428/1) ve temyiz sebebidir (Ders Kitabı s.748).  Bu husus ayrıca, Kanunda (m.445/9)  açık bir şekilde, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak düzenlenmiş olup; hüküm henüz kesinleşmemiş bulunduğundan, öncelikle (evleviyetle) bir temyiz sebebi oluşturur (Ders Kitabı s.751).
 
8) Avukatın V’nin yargılamanın yenilenmesi yoluna gidebilmesi,  vekâletnamesinde bu konuda açık yetki bulunmasına bağlıdır (Ders Kitabı s.297).
 
9) Tahkimdeki temyiz sebepleri (m.535), mahkeme kararlarının temyizi sebeplerinden (m.428) farklıdır (Ders Kitabı s.974 vd). Ayrıca, tahkimde (mahkeme kararlarından farklı olarak)  karar düzetme yolu  bulunmamaktadır (m.440,III/4; Ders Kitabı s.979).
 
Cevap II):
1) (Bkz. Ders Kitabı s.616).
2) (Bkz. Ders Kitabı s.752-753).
3) (Bkz. Ders Kitabı s.708-709).
                                                           
                                                                             Prof.Dr.Ejder YILMAZ