PRATİK KUR ( 1)
30 Nisan 2009
(Yeni MÖHUK hükümleri dahilinde soruları yanıtlayınız!)
İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi, E.2002/500, K. 2002/1616, T.18.12.2002:
Davacı: \\\"Şefkat Rahibeleri Hayır Kurumu adına Marie Louis le Mauf\\\"
Davalı: Emine Kalpak
Davalı 1.5.1995 başlangıç tarihli sözleşme ile davacıya ait Bebek semtinde yer alan taşınmaz malı kiralamış; daha sonra davacı ödenmekte olan 1500 YTL aylık kira ücretinin 1.5.2002 tarihinden itibaren aylık 3000 YTL\\\'ye hükmedilmesini talep etmiştir. Dava aşamasında davalı kira sözleşmesini, Sir Ragel isimli şahıs ile yaptığını sözlü olarak beyan etmiş ve sözleşmenin bir örneğini mahkemeye sunmuştur. Bu kira sözleşmesinde, kiralayan Filles de la Charite, kiracı Emine Kalpak olarak gözükmekte ve ihtilaf halinde kiralayanın tabiiyetinde bulunduğu \\\"Fransız hukuku\\\"nun uygulanacağı hükmü yer almaktadır. Davalının sözlü beyanına göre kiracı adına Sir Ragel isimli şahıs sözleşmeyi imzalamıştır. Dava dilekçesinde ise davacı yerinde \\\"Şefkat Rahibeleri Hayır Kurumu\\\" adına Marie Louis le Mauf\\\" isimli şahsın yer aldığı, bu kişinin davacı vekiline vekaletname verdiği görülmüştür.
1. Dava konusu ve hukukî sebebi belirleyiniz!
2. Davanın taraflarını, temsil ilişkisini de dikkate alarak belirleyiniz!
3. Davanın açılacağı milletlerarası yetkiyi haiz Türk mahkemesini tayin ediniz!
4. Davacının, teminat yatırmamış olması davayı nasıl etkiler!
5. Davacı, taşınmaz malın kira bedelini artırmayı hangi hukuka göre talep edebilir?
2HD., E.2005/7729, K.2005/10050, T. 27.6.2005:
Davacı: Majid Abdi,
Davalı: Ayşe Tılmaz
Temyiz eden: Cumhuriyet Başsavcılığı
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu\\\'nun 305. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir küçüğün evlat edinilmesi , evlat edinen tarafından 1 yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmasına bağlıdır. Dosya içeriğinden Kanada\\\'da ikamet ettiği anlaşılan davacının küçükler Merve ve Mehmet\\\'e 1 yıl süre ile baktığı ve eğittiği konusunda herhangi bir delili bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, TMK. md. 316\\\'da öngörüldüğü biçimde, evlat edinenin ve evlatlığın kişiliği, sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları...hususları araştırılmış olsa idi, [ilgilinin uyuşturucu kullandığı ortaya çıkacaktı... Maddede belirtildiği biçimde taraflarla görüşülüp, gerekli araştırma yapılmaksızın evlat edinmeye karar verilmiş olması yerinde değildir.
1. Milletlerarası yetkiyi haiz Türk mahkemesini tayin ediniz.
2. Evlat edinme ilişkisine uygulanacak yetkili hukuku tayin ediniz.
3. Mahkemenin dayandığı her iki gerekçeyi de tahlil ediniz!
18 HD., E.1997/1496, T. 25.2.1997:
Davacı: Muzaffer Kırgız
Davalı :Nüfus Müdürlüğü
Davacı, 1995 yılında Zürich\\\'te İsviçre vatandaşı Helene Brigitte Vollenweider ile evlendiğini, bu evlilikten önce aynı yıl, Zürich Nüfus İdaresine eşi ile birlikte müracaat ederek eşinin soyadını taşımasına izin verildiğini ve aile soyadlarının bu suretle artık eşinin soyadı Vollenweider olduğunu, halen ikamet ettiği İsviçre\\\'de bu soyadını taşıdığını, ancak Türkiye\\\'de nüfus kaydında halen Kırgız soyadının yer aldığını ileri sürerek, İsviçre Medenî Kanunu\\\'nun 30/2. maddesine dayanarak nüfus kaydındaki Kırgız soyadının Vollenweider olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Mahkeme, böyle bir davanın ancak (Nüfus Kanunu\\\'nun 46. maddesine) dayanılarak açılabileceği ile, ...açılan davada kamu düzeninin yasaya yansıması sonucu davaya Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus İdaresi temsilcisinin kamu adına davaya birer mahkeme rüknü olarak katılmaları keyfiyetini gerekçe göstererek bu davada Uluslararası Özel Hukuk hükümlerinin uygulanamayacağına;...kamu düzeni olgusunun tartışılamayacak kadar açık olup; 2675 sayılı Kanunun 5. maddesinin dahi böyle bir davanın görülmesine engel teşkil edeceğine; sonuç olarak içinde yabancılık unsuru bulunmayan bu davada, Türk Medenî Kanunu\\\'nun 26 ve 153. maddelerine göre, talebin değerlendirilerek reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme kararını tartışınız!
PRATİK KUR (2)
08 Mayıs 2009
\\\"...Davalı vekili, davacı şirketin şubat 2008 günlü yazılı başvurusu ile, müvekkili firmaya deri bayan mantosu satmayı teklif ettiğini, örneklerin beğenilmesi üzerine mart 2008 günlü sipariş formu ile 1200 adet manto ısmarladığını, davalının da nisan 2008 tarihli yazısıyla siparişi ve satın alma şartlarını teyit ettiğinden, mal bedeli 102.000 euro ‘nun akreditif yoluyla davalıya gönderildiğini, malların temmuz 2008 tarihinde teslim alındığını, ancak gönderilen örneklerin model ve renk yönünden uygun olmadığının anlaşıldığını, durumun ağustos 2008 tarihinde teleksle davalıya bildirildiğini, varılan uzlaşma sonucu ayıplı malların müvekkili tarafından davalı adına satılmasının kararlaştırıldığını ve 20.400 euro\\\'ya satıldığını, kalan 81.600 euro\\\'nun iade olunmadığını, taraflarca uyuşmazlıkta Alman kanunlarının uygulanacağının kabul edildiğini belirterek, TL karşılığı 428.400 TL\\\'sının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.....\\\" Davalı vekili savunmasında, davacı firmanın ikametgahının yurtdışında olduğundan teminat göstermesi gerektiğini ilk itiraz olarak ileri sürmüş.....uyuşmazlığın çözümünde Alman hukukunun uygulanma olanağının bulunmadığını, zira sipariş formunda müvekkilinin imzası bulunmadığını, malların numuneye göre teslim edildiğini ve süresinde muayene ettirilmediğini, .....müvekkili şirketin satma isteğinde bulunmadığını ve isteğin de zaten zamanaşımına uğramış olduğunu iddia edere davanın reddini talep etmiştir. ....\\\" Mahkemece, zamanaşımı def\\\'inde bulunmanın kendisi, kamu düzenini ilgilendirir nitelikte değildir; davalı tarafın ihtiyarında olan bir husustur. Ancak, lex fori\\\'nin tayin ettiği azami zamanaşımı süresi amir bir hükümdür. Bu nedenle lex fori\\\'nin gösterdiği zamanaşımı süresinden daha fazla bir süre tespit eden (2 yıl), Alman Medenî Kanunu\\\'nun uygulanması istenemez. Türk Borçlar Kanunu\\\'nun 127. maddesi gereğince satılan malın ayıbından doğan davalar, ayıp daha sonra meydana çıksa bile malın alıcıya tesliminden itibaren 1 yıl geçmekle sona erer ve bu süre sözleşmeyle uzatılamaz. Bu süre TTK. md.25/4 uyarınca tacirler bakımından da 6 aydır. O halde uygulanması gereken zamanaşımı süresi teslimden itibaren 6 aydır. Dava dilekçesinde, malların 2008 yılında teslim edildiği ve davanın 2009 yılında açıldığı anlaşıldığından, olayda zamanaşımı gerçekleşmiştir.
Sorular:
1. Dava konusu hukukî ihtilafı vasıflandırınız?
2. Yabancı unsurlu bu hukukî ihtilafın esasına uygulanacak hukuku tespit ediniz:
a. Yapılan hukuk seçimi geçerli midir?
b. taraflarca hukuk seçimi yapılmamışsa esasa uygulanacak hukuk nasıl tayin edilir?
3. Tarafların ehliyetine uygulanacak hukuku tayin ediniz? Alman hukukunda bu tür hukukî muamelelerin temsilci vasıtası ile yapılmasının mümkün olmamasının tarafların ehliyetine etkisi nedir, tayin ediniz?
4. Hukukî muamelenin şeklî geçerliliğine uygulanacak hukuku tayin ediniz?
5. Milletlerarası yetkiyi haiz Türk mahkemelerini tayin ediniz!
6. Davalı tarafın teminat yatırılmasına dair ilk itirazını değerlendiriniz!
7. Davalının zamanaşımının gerçekleştiği hakkındaki iddiası ile mahkemenin gerekçesini tartışınız!
Prof.Dr. Fügen SARGIN