Selamlar...
Eğer hakim vermiş olduğu süreyle ilgili olarak ihtarat yapmamışsa bu sürenin pek önemi olmuyor. Süre geçtikten sonra mahkeme veya ilgili mahkemenin hakimi dilekçeyi kabul ediyor.
Bununla ilgili yargıtay\\\'ın da ilgili kararları mevcuttur.
ALINTI
T.C.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/2404 K. 2003/3655 T. 24.3.2003
KESİN MEHİL ( Kesin Mehil Süresi İçerisinde Verilmeyen Delil Listesine Rağmen Takip Eden İlk Celsede Şahitlerin Hazır Edilmiş Olması Halinde Tanıkların Dinlenilerek Karar Verilmesi )
DELİL LİSTESİ ( Kesin Mehil Süresi İçerisinde Verilmeyen Delil Listesine Rağmen Takip Eden İlk Celsede Şahitlerin Hazır Edilmiş Olması Halinde Dinlenilerek Karar Verilmesinin Gerekmesi )
ŞAHİTLERİ BİZZAT HAZIR ETME ( Kesin Mehil Süresi Verilmeyen Delil Listesine Rağmen İlk Celsede Şahitlerin Hazır Edilmiş Olması Halinde Dinlenilerek Karar Verilmesinin Gerekmesi )
ŞAHİTLERİN DİNLENİLMESİ ( Kesin Mehil Süresi Verilmeyen Delil Listesine Rağmen İlk Celsede Şahitlerin Hazır Edilmiş Olması Halinde Dinlenilerek Karar Verilmesinin Gerekmesi )
DAVALARI UZATMAMA ( Kesin Mehil Verilmesindeki Maksadın Davaları Uzatmama Düşüncesiyle Davanın Bir An Önce Sonuçlandırılması Olması )
4721/m.166,184 1086/m.163,258,274
ÖZET : Kesin mehilde maksat davanın bir an önce sonuçlandırılmasıdır. Bu bakımdan kesin mehil süresi içerisinde verilmeyen delil listesine rağmen takip eden ilk celsede şahitlerin hazır edilmiş olması durumunda dinlenilerek, gereğince dava neticelendirilmelidir.
DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davasıdır. Verilen kesin mehile rağmen davacı taraf süresinde delil göstermediği gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
19.06.2002 tarihli ilk oturumda mahkeme ( taraflara tüm delillerini 10 gün içinde yazılı olarak bildirip, karşılıklı tebliğ ettirmek üzere kesin süre verilmesine, sonuçları anlatıldı ) karar vermiştir.Davacı vekili 10 günlük kesin süre içinde ara kararı gereğini yerine getirmemiş, fakat takip eden 17.09.2002 günlü oturumda tanık listesini vermiş ve hazır bulunan tanıklarının dinlenmesini istemiştir. Bu oturum ara kararının
( 1 ). maddesiyle delil listesi süresinde verilmediğinden davacı vekilinin tanık dinletme isteği reddedilmiş, ( 2 ). maddesiyle de davalı vekiline tanık ücreti ve davetiye giderini yatırması için süre verilmiş ve duruşma 14.11.2002 tarihine talik edilmiştir.
İlk oturumda verilen kesin süre sadece delillerin gösterilmesine ilişkin olup; açıkça tanık listesi verilmesi ve davetiye çıkarılması konusunda kesin bir mehil söz konusu değildir. Kesin mehilin amacı davanın biran önce sonuçlanmasını sağlamaktır.Olayımızda tanık listesinin 10 gün içinde verilmemesi duruşmanın ertelenmesine sebep olmamıştır.Tanık listesinin 10 günlük kesin süre içinde verilmesi halinde de 17.09.2002 tarihli oturumda yine davacı tanıklarının dinlenmesine ve bu amaçla gereken giderlerin yatırılmasına karar verilecekti. Nitekim aynı oturum ( 2 ) sayılı ara kararı ile bu konuda davalı vekiline mehil verilmiştir. Kaldı ki davacı vekili dava dilekçesinde açıkça tanık deliline dayandığına göre; davacının listesini verdiği tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. ( H.G.K. 6.4.1994 tarih, 6/945 195 Sayılı Kararı )
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.