YÜKSELEN DEĞER: TÜRKİYE
Türkiye’de taşınmaz mal edinebilecek kişiler, yabancı uyruklu gerçek kişiler, yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketleridir.
Yabancı gerçek kişilerin taşınmaz ediniminde, tercihlerindeki temel etken Türkiye’de taşınmaz fiyatlarının ucuz olmasıdır. Çünkü yaşamak veya yatırım yapmak üzere Türkiye’yi seçen yabancılar, bir başka Avrupa Ülkesinde taşınmaz edinmelerine oranla son derece kazançlı çıkmaktadır. Örneğin; İngiltere’de elli bin sterline alınabilecek 1+1 dairelik bir konuta karşılık, Akdeniz sahillerinde bir villa sahibi olmak mümkündür[4].
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri Türkiye’de özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebilirler. Taşınmaz edinimine izin veren mevcut özel kanunlar, 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu, 6326 sayılı Petrol Kanunu ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunudur.
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler de , ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler.
Saydığımız şirketlerin Türkiye’de taşınmaz edinimi tercihlerinde temel etkenler, Ekonomik dinamizm, ucuz işgücü, satışa konu varlıkların ve toprağın ucuzluğu, genç nüfus, yeraltı doğal kaynakların varlığı, enerji koridoru ve terminali haline gelen konumu, yükselen pazarlara olan yakınlığı, stratejik köprü ülke konumu ve ulaşılabilirliği, uygun iklim ile doğal ve tarihi zenginliğine dayalı üstün turizm potansiyeli ve petro-kimya, çimento gibi çevre kirletici yatırımlara dahi izin verilebilmesi[5] ve liberal ekonomi politikalarının varlığı olarak sayılabilir.
TÜRKİYE’DE YABANCILARIN TAŞINMAZ MÜLK EDİNİMİ: YASAL ÇERÇEVE
Türk hukukunda uygulanan karşılıklılık ilkesine göre[6], yabancıların Türkiye’de gayrimenkul ediniminde, söz konusu yabancıların vatandaşı oldukları ülkelerde Türk vatandaşlarına gayrimenkul edinimi hakkının hukuki ve fiili olarak tanınmış olmasını aramaktadır. Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esastır.
Taşınmaz Mal Edinimi Konusunda Türkiye ile arasında karşılıklılık bulunan ülkeler ; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Andora, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Bahamalar, Banglades, Barbados, Belçika, Belize, Benin, Bolivya, Bosna-Hersek, Botswana, Brezilya, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Estonya, Fildisi Sahili, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gana, Gine, Grenada, Guatemala, Guyana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Haiti, Hırvatistan, Hollanda, Honduras, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Jamaika, Japonya, Kamerun, Kanada, KKTC, Kolombiya, Kore (Güney), Kosta Rika, Letonya, Liechtenstein, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malawi, Malezya, Mali, Malta, Mauritius, Meksika, Moritanya, Mozambik, Nijerya, Nikaragua, Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, Panama, Paraguay, Peru, Polonya, Portekiz, San Marino, Senegal, Sırbistan Ve Karadag (Yugoslavya), Singapur, Somali, Sri Lanka, Swaziland, Sili, Tanzanya, Uruguay, Venezuela, Yeni Zelanda, Yeşilburun Adalarıdır[7]. Karşılılılığın tespiti Dışişleri Bakanlığınca yapılmaktadır.
Devamı aşağıdadır...