0 beğenilme 0 beğenilmeme
341

    İFLASIN ERTELENMESİ               

             Dünyanın krizlerle mücadele etmekle meşgul olduğu şu kritik günlerde, Ülkemiz de global krizden nasibini almış gözüküyor. Ekonomimiz konusunda işi uzmanlarına bırakmak gerektiğini ve kriz tellallığı yapmanın kötü giden ekonomiyi daha kötü hale getirmekten başka bir amaca hizmet etmeyeceği kanaatindeyim. Ekonominin kötü gözüküyor olması ve şirketlerin tehlikede olduklarını duyurdukları bir zamanda İflasın Ertelenmesi kurumu önemini arttırıyor.              

              Şirketin aktifinin pasifinden fazla olması durumunda, şirket yetkililerinin(yönetim kurulu) iflas isteme zorunluluğu doğar. Aynı durum aciz halinde de kendini gösterir. İİK m.178 son. Fıkrada ise ‘iflasa tabi bir borçlu aleyhine alacaklılardan birinin haciz yolu ile takibi neticesinde yapılan haciz borçlunun yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olup da kalanı muaccel ve vadesi bir sene içinde hülul edecek diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa borçlu derhal aczini bildirerek iflasını istemeye mecburdur.’ Bu haller sonrasında Kanunda Sermaye Şirketleri ile Kooperatiflerin iflası başlığı altında düzenlenen iflasın ertelenmesi kurumu devreye giriyor. 179/1-2. cümle şu şekildedir; ‘ Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflasın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddi ve inandırıcı bulursa, iflasın ertelenmesine karar verir.’ Bununla birlikte devam eden maddelerde Mahkemenin bu kararı verdikten sonra şirket bütünlüğünü koruyucu önlemleri alacağı ve şirkete kayyım atayacağı belirtilmiştir.              

               İflasın ertelenmesi konu başlığı altında genel olarak ilgi çeken bölüm iflasın ertelenmesinin icra takibine olan etkisidir. İflasın ertelenmesi talebi ( İyileştirme projesi ) ciddi ve inandırıcı bulunduğu takdirde borçlu aleyhine yapılan takipler (6183 sayılı kanuna göre yapılan takipler dahil) durur. Yeni takip de açılamaz. Fakat zaman aşımı süreleri ve hak düşürücü süreler bu mühletler sonuna kadar işlemez. İstisnai olarak İİK md.206/1. Ayrıca Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez(İİK md. 179/b).             

               Bu şekilde bir düzenlemeyle kanun şirketleri ve kooperatifleri ekonomik bunalımlardan kurtarmak istemiş gibi gözüküyorsa da aslında ülke ekonomisinde büyük pay sahibi olan ve sayısız bireye iş olanağı sağlayan bu kurumlardan daha çok bireyi koruyucu bir düzenlemedir.                             Günümüzdeki krizde dünya devletlerinin bankalara olanca güçleriyle yardım etmeleri gerektiğinde kamulaştırma sebebinin de aynı mantığın bir ürünü olduğu kanaatindeyim.       

 Yazan :Av. Adil Alper Süren  

Medeni Usul ve İcra,İflas Hukuku kategorisinde sordu | 341

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
Bilgi amaçlı makaledir.
cevapladı
7,521 soru
5,163 cevap
741 yorum
2,068,781 üye