Gönderen Konu: Telefon Dinleme  (Okunma sayısı 4265 defa)

Çevrimdışı av.onurcelen

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 28
  • Karma: +0/-0
    • Profili Görüntüle
Telefon Dinleme
« : Nisan 25, 2009, 09:41:35 ÖÖ »
T. C. YARGITAY CEZA GENEL KURULU
Esas No: 2007/5-23 Karar No: 2007/167 Tarihi: 03.07.2007
.Rüşvet Alma Suçu
.Cep Telefonunun Dinlenmesi
.Tesadüfen Elde Edilen Suç Kanıtları
.Yasadışı Elde Edilmiş Kanıt
.Telefon Dinleme Kararı Olmadan Tespit Edilen Telefon Kayıtları
.Yasadışı Dinleme Halinde Cumhuriyet Savcısının Haberdar Edilmemesi


ÖZET:
Dava konusu uyuşmazlık; başka bir şahsa ait telefon dinleme kararı doğrultusunda yapılan tespitler esnasında bu kişi ile görüşen ve rüşvet almaktan yargılanan sanığa ait telefon görüşmelerinin dinlenmesine ilişkin tutanakların, yasal olarak elde edilmiş kanıt olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Haberleşmenin dinlenmesine ilişkin ilk yasal düzenleme, 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası\\\'nda yer almış olup daha sonra 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası ile bu konuda düzenleme yapılmış, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa\\\'nın 18. maddesi ile de 4422 sayılı Yasa yürürlükten kaldırılmıştır.

5271 sayılı CMK ile yapılan bu düzenlemede de sınırlı olarak sayılan suçlarla ilgili olarak, sınırlı hallerde telefon haberleşmesinin dinlenmesi olanağı getirilmiştir. Bu düzenleme, yürürlükten kalkan 4422 sayılı Yasa\\\'daki düzenlemeye paralel olmakla birlikte, farklı olarak bir başka suçun işlendiği şüphesini uyandıracak şekilde tesadüfen elde edilen kanıtların değerlendirilmesi olanağı da tanınmıştır. Ancak, telefon dinlemesi sırasında tesadüfen elde edilen kanıtların dikkate alınabilmesi için, söz konusu suçun da 5271 sayılı Kanun\\\'un 135. maddede sayılan katalog suçlardan birisine uygun olması gerekmektedir. Bu halde, durum derhal C.Savcısına bildirilerek bu kanıtın değerlendirilmesi mümkün olabilecek ve yasadışı elde edilmiş kanıt olarak değerlendirilmeyecektir.

Olayda, 4422 sayılı Yasa\\\'nın 2. maddesi uyarınca avukata ait telefonun da aralarında bulunduğu telefonların dinlenmesine izin verilmiş olup bu dinleme kararı doğrultusunda avukatın cep telefonundan yapılan görüşmeler tespit edilmiş ve bu davanın sanığı olan Cumhuriyet Savcısı ile görüşmeleri de kayıt altına alınmıştır.

İletişimin tespiti kararı avukata ait cep telefonu için alınmıştır, sanık hakkında verilmiş herhangi bir iletişimin dinlenmesi kararı bulunmamaktadır. Sanığa ait olan iletişimin tespiti tutanakları, tesadüfen elde edilmiş kanıt niteliğindedir. Bu konuşmalarda tesadüfen elde edildiği kabul edilen suç kanıtının değerlendirilebilmesi için 4422 sayılı Yasa\\\'da herhangi bir hüküm yer almadığı gözetildiğinde, iletişimin tespitine ilişkin bu tutanaklar yasadışı elde edilmiş kanıt niteliğindedir. Ayrıca, 5271 sayılı CMY\\\'nin 138. maddesine göre de bu tutanağa yasal bir kanıt değeri verilmesi olanaksızdır. Çünkü, tesadüfen elde edilen bu kanıt üzerine, ilk görüşmenin tespitinden sonra değil, bütün görüşmeler kayıt edildikten sonra durum C.Savcısına bildirilmiş ve sanık hakkında herhangi bir iletişimin tespiti kararı olmaksızın tespit yapılmaya devam edilmiştir. Yasadışı elde edilen bir kanıtın ise soruşturma ve kovuşturma aşamalarında kullanılmasına olanak bulunmamaktadır. Buna göre, iletişimin tespiti tutanakları yasadışı elde edilen kanıt niteliğinde olduğundan ve yüklenen rüşvet almak suçunun unsurlarının oluşmadığından beraat kararı verilmelidir.