Evet arkadaşlar anlaşılan üyelerimiz suskunluğunu sürdürmekte ısrar ediyor.Ne yapalım biz de kendi sorumuza kendimiz cevap veririz.:dry:
Cevaplar
1-Kanaatimce yargıtayın kararı yerindedir.CMK\\\'nın 18 maddesinde açıkça belirtilmiştir.Buna göre;sanık, sorugusundan evvel itirazını ileri sürmelidir.Sanığın sorgusundan sonraki yetkisizlik itirazı dikkate alınmayacaktır.Yer bakımından yetkisizlik kamu düzenine ilişkin değildir ve re\\\'sen de dikkate alınmaz.Tekrarladığımız gibi, itiraz sorgudan evvel yapılmalıdır.İtiraz edilmediği için mahkemenin bu kararı vermesi yersizdir.
2-Madde bakımından olsaydı olayın yönü tamamen değişecekti.Zira, madde bakımından yetkisiz mahkeme duruşmanın her aşamasında görevsel olarak yetkisizliğini ileri sürerek, görevsel yetkili mahkemeya gönderebilecektir.Yani, re\\\'sen incelenmesi gereklidir.Ayrıca sanık da bu itirazını ileri sürebilmesi için bir süre sınırı yoktur her aşamada ileri sürebilir.
Ek bilgi;
Mahkeme görevsel olarak kendini yetkili görüp davayı sonuçlandırırsa, CMK m. 289 gereği mutlak bozma sebeplerindendir.
Yetkisiz olarak davayı sürdürürse ve kimse de duruşmanın başında itiraz etmemişse, mutlak bozma sebebinden sayılmaz.